Posted by: kehaber on: 10 Mart 2010

"Amerika ve Amerikan Yahudilerinin Türkiye'de ki organizasyonu olan MHP ve AKP"...
İsrail’de iş yapan tek Türk şirketinin de sahibi olan MMP, (Milliyetçi ve Muhafazakâr Parti) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz’ın Ermeni tasarısına ilişkin yaptığı yazılı açıklamalar İsrail basınında büyük tepki gördü. Yılmaz’ın Ermeni tasarısına yönelik tepkisine İsrail Devlet televizyonu Kanal İBA Channel 1′de 8 Mart Salı akşamı 22:00 haberlerinde geniş yer verildi.
Yılmaz’ın da canlı bağlantı ile görüşlerine yer verildiği haber programında, İsrail İçişleri Bakanı da yayına bağlanıp, Yılmaz’ın çalışanlarını İsrail’den çıkarmaya yönelik açıklama yaptı. İsrail İçişleri Bakanı, Yılmaz’ın İsrail’deki şirketinin çalışma izinlerinin iptal edilebileceğini ve Yılmaz’ın İsrail’deki çalışmalarının zorlaştırılacağını açıkladı. Şirket çalışanlarının sınır dışı edileceğini de söyleyen İçişleri Bakanı, Yılmaz’ın İsrail Büyükelçisinin geri yollanması gerektiğini ve tasarı hakkında söylediklerinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Haber programında Yılmazlar Holding’in İsrail’de gerçekleştirdiği projeler de geniş yer verilmesi dikkati çekti.
Yılmaz, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilen Ermeni tasarısı konusunda hem Amerikan Büyükelçisi’nin hem de İsrail Büyükelçisi’nin tasarı konusunda Türkiye lehine karar çıkana kadar ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğini söylemişti. Bu arada, ANKA ajansına göre; MMP Lideri Yılmaz yaptığı yazılı açıklamada, “Şaşkınım. Haber programında, bu konunun, İsrail’de Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı Biden ve Oscar ödül törenini geride bırakarak birinci haber olarak verilmesi, benim söylediklerinin ne kadar haklı şeyler olduğunu ortaya çıkarmıştır” dedi. Yılmaz açıklamasında, şunları söyledi:
“Herkesin ülkesinin haklarını savunma hakkı var. Hiç kimse benim evlatlarıma soykırımcı damgası vuramaz. Hele bunu söyleyen Amerika’da bir Yahudi vekil ise durum daha da vahimdir. O zaman bu vekillere İsrail’in iyi bir tarih dersi vermesi gerekir. Bu konunun İsrail televizyonunda haber olması ve benim İsrail’deki çalışanlarımı İsrail Hükümetinin hedefine koyulmasının sebebi İsrail Türkiye Büyükelçisidir. Bu tür yaptırımlar beni inandığım ve bildiğim doğruları söylemekten geri koyamaz. Bir İsrailli Yahudi’nin ülkesinin menfaatlerini koruma hakkı kadar Müslüman bütün hayatımın vazgeçilmezi de değildir. Fakat İsrail’in Türkiye’deki işleri ile bir mukayese edilirse, bizim işlerimiz denizde kum dahi değil. Bu ülkede 1100 tane İsrail ve Yahudi menşei şirketin iş yaptığı da İsrail Hükümeti tarafından unutulmamalıdır.”
Bu üstü kapalı tehditi yapan Ahmet Reyiz Yılmaz’ın haberini Türk basını: ” MMP lideri Yılmaz, İsrail medyasının hedefi haline geldi” şeklinde verdi…
Ahmet Reyiz Yilmaz / “Jeopolitik Analiz ” ART TV Ağustos 2009
Posted by: kehaber on: 15 Şubat 2010
Posted by: kehaber on: 8 Mart 2010

"Yahudi lobisi Erdoğan’ı iktidardan edebilir"
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde Ermeni Soykırım Tasarısı oylandı. Vatan gazetesinden Mine Şenocaklı Türkiye’de Ermenilerin bu konuda ne düşündüğünü öğrenmek için, Samatya’daki Surp Kevork Ermeni Kilisesi’ne gitti ve kapı önünde izlenimleri topladı. Alıntılar:
“[...] İsmini vermek istemeyen genç bir kadın, siyasi bir analiz yaparak yanıtladı sorumu: “Artık Erdoğan’ın gideceği kesin, çünkü İsrail’e kafa tuttu. Hepimiz biliyoruz ki, dünyayı Yahudiler yönetiyor. Şimdi ABD’de Yahudi lobisi ile Ermeni lobisi bir olup dengeleri değiştirebilirler. Ermeni Tasarısı’nı geçirip, bunu koz olarak kullanabilir ve Erdoğan’ı iktidardan edebilirler.”
Bunları söyleyen üniversite mezunu, gözleri çok güzel genç bir kadındı. “Gözleriniz ne güzel” dediğimde, garip bir karşılık verdi; “Ama işsizim. Üniversite mezunu bir işsiz!” Ve bunun üzerine konu döndü dolaştı ekonomik krize geldi. Bir yorum daha yaptı güzel gözlü genç kadın; “Erdoğan bu ekonomik krizin üstünü örtebiliyor belki ama Ermeni Tasarısı geçerse dayanamaz!”
“Peki 1915’in soykırım amaçlı olduğuna inanıyor musunuz” diye sordum. “Hayır, o bir tehcir” dedi, gayet açık. “Yoksa İstanbul’daki Ermenilere de aynı şey yapılırdı değil mi?” diye araya girdim. Onayladı; “O zaman dünya yerinden oynardı. Ama ben de Erdoğan gibi düşünüyorum, bırakalım da olanı biteni iki ülkenin tarihçileri araştırıp ortaya koysun.” Son bir sorum oldu bu güzel gözlü genç kadına; “Neden isminizi vermiyorsunuz?” Cevabı, ’Tedirgin bir güvercininki’ gibiydi; “Çünkü hedef olmak istemiyorum. Komşularım Müslüman, ama ben bir cemaatin içinde yaşıyorum. Olumlu konuşsam birinin, olumsuz konuşsam diğerinin hedefi olacağım!” [...]“
Posted by: kehaber on: 6 Mart 2010

Hasan Karakaya, Başbakan Erdoğan’ın uçağının müdavimi olan gazeteciler arasında yer alıyor
Hasan Karakaya 6 Mart tarihli Vakit gazetesinde “Türkiye’nin ‘orospu’lardan alacağı ‘namus dersi’ne ihtiyacı yoktur!.. Gerekirse, bir ‘One Minute’ de onlara çekeriz!..” vurgulamasını yaparak, “Yahudi kazığı” kinlemesini satırladı:
“[...] Önceki günkü oylamada, [ABD Temsilciler Meclisi] Dış İlişkiler Komitesi’nin “Yahudi” Başkanı Howard Berman tasarıyı geçirmek için “olağanüstü bir gayret” sarfetti… Oylamayı, “1 saatten fazla uzatarak” ve hatta bazı üyeleri “kolundan tutup içeri sokarak” sonucun Türkiye aleyhinde çıkmasını sağladı!.. Dahasını da yaptı “Yahudi”ler!.. Komite’nin “7 Yahudi üyesi”nin tamamı, “Ermeniler lehinde” oy kullandı!..[...] Dedik ya; Komite Başkanı Yahudi Howard Berman, tasarının “Ermeniler lehinde” geçmesi için “olağanüstü çaba” harcadı.[...] Şimdi sormak gerekmez mi; Hani “Yahudi desteği” nerede?.. Demek ki, “fos”muş!.. Öyle ya; “güya Türkiye’ye Yahudi desteği”ne rağmen; meselâ 2005’te “Ermeniler lehine 40 Evet” çıkarken, önceki günkü oylamada, “Türkiye’ye Yahudi çelmesi”ne rağmen, bizim lehimizde “22 oy” çıkması, “Yahudi lobisi”nin hiçbir “halt” olmadığını gözler önüne sermiştir!.. Önceki günkü başarı; “Türk diplomat ve milletvekillerinin başarısı”dır!.. Hem de “Yahudi kazığı”na rağmen! Bu, böyle biline!..[...]“
Hakaretamiz, saldırgan, kaba bir dil kullanan Hasan Karakaya, Başbakan Erdoğan’ın uçağının müdavimi olan gazeteciler arasında yer alıyor [foto]. Pek çok yurtdışı gezisinde Erdoğan’ın davetlisi olarak kendisine eşlik eden, hatta uçakta Başbakan’ın masada yanına oturtarak “en ziyade müsadeye mazhar yazar” muamelesi gören bir gazeteci.
Posted by: kehaber on: 5 Mart 2010

İsmailağa cemaati, Fatih Çarşamba'da ve kentin birçok ilçe ve beldesinde ''İslami Getto'' oluşturuyor
İnternet Ajans haber sitesinde Zahide Uçar oldukça şaşırtıcı bir iddia ileri sürdü. “Alçaktan Uç Şamil…” başlıklı makaleye; “Gazeteci ahlakıyla yaz diyeceğim ama sen o eşiği çoktan geçtin”, diyerek başlayıp ekliyor: “Senin utanma duygunu kim “delete” etti Şamil? Gay, karısının baldızını kullandı diye tanıkları küçümsüyorsun. Oysa “Ergenekon” diye bir yerlerinizi yırttığınız dava bir gey Hahamın ifadeleri üzerine oturtulmuştu. Ne çabuk unuttunuz Şamil? “.
Yazının odak noktası “Fatih ve Yahudiler”le kilitleniyor:
“[...] Bak Şamil, sana biraz tiyo vereyim. Çarşamba cemaati niye hedefte? Git biraz o insanlarla konuş. Ben geçmiş yazılarımdan birinde yazdım. Bu cemaat marjinal olabilir ama Fatih’de bir dümen döndü geçmişte. Fatih’te Yahudiler “nedenini ben de bilmiyorum” hızla emlak almaya başladı. Öyle ki, üç liralık bir yere bin lira gibi afaki fiyat verdikleri söylendi. Cemaat “biz Fatih’in bedduasından korkarız” diyerek bu satışların karşısında direndi. Dediler ki; “Durumumuzu siyasetçi, polis, gazeteci kim varsa anlattık ama kimse ilgilenmiyor. Biz satışları engellediğimiz için üzerimizde oyunlar oynanıyor.” İşte böyle Şamil’im; “GAZ”teci değil, biraz da gazetecilik yapmak istersen, git bu konuyu araştır istersen… [...]“
Posted by: kehaber on: 28 Şubat 2010

Hamas İdeolojisi Türkiye'de Azınlıkları Maliye kıskacında baskı altına alma manevralarında mı?
İstanbul Valiliği 2009’da yapılması gereken “Hahambaşı” seçimlerine de izin vermedi
Milliyet gazetesi Bahar Bakır haberinde; “Azınlık cemaatlerinin isteklerini dinleyen Devlet Bakanı Egemen Bağış’a şaşırtan bir şikâyet geldi. Musevi cemaat temsilcileri, Maliye Bakanlığı görevlilerinin Haydarpaşa Sinagogu’nda ibadet sırasında inceleme yaptığını söyledi”, gelişmesini aktardı.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 11 Şubat’ta Türkiye’deki azınlık grupların temsilcileriyle İstanbul’da bir araya gelerek sorunlarını masaya yatırdı. Yaudi cemaati, Bağış’a Haydarpaşa Sinagogu’nda Maliye Bakanlığı görevlilerince bir ibadet gününde yapılan incelemeden duydukları rahatsızlığı iletti ve İstanbul Valiliği’nin 2009’da yapılması gereken “Hahambaşı” seçimlerine de izin vermediğinden yakındı. Musevi ve Rum cemaati, Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda azınlık okullarına öğrenci kabulü kapsamında yer alan “Türk uyruklu” olma koşulunun kaldırılmasını da istedi. Milliyet, Bağış’la bir araya gelen azınlık liderlerinin kritik taleplerinin ayrıntılarına ulaştı. Alıntılar:
[...] Musevi cemaati temsilcilerinin toplantıda dile getirdiği başlıca konu, ibadet gününde Haydarpaşa Sinagogu’na Maliye Bakanlığı görevlilierince yapılan inceleme oldu. Musevi cemaati, bir cumartesi günü ibadet sırasında Maliye Bakanlığı yetkililerinin sinagoga gelerek, kendilerinden tapu kayıtları ve sosyal sigorta belgelerini istediklerini kaydetti. Bu tür konularda ilgili makamlarla yakın işbirliği yaptıklarını belirten Musevi cemaati, Bağış’a bu denetimin bir ibadet esnasında yapılmasından duydukları kaygıyı dile getirdi.
Musevi cemaati, 7 yılda bir yapılması gereken hahambaşı seçimlerinin 2009’da yapılmadığını, İstanbul Valiliği’nin izin vermediğini de söyledi. Başvurularında “Türkiye Musevileri Hahambaşı” tanımını kullandıkları gerekçesiyle seçime izin verilmediğini kaydeden Musevi cemaati, valiliğin sadece “Hahambaşı” ifadesini kullanmalarını istediğini ancak bunu kabul etmediklerini anlattı.
[...] Musevi cemaati, TCK’nın, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçunu” düzenleyen 216. maddesinde de bazı değişiklikler yapılmasını istedi. 2003’te yaşanan sinagog saldırıları ve Türkiye’de arttığı öne sürülen Yahudi düşmanlığı gibi konular nedeniyle değişikliğe gidilmesi talep edildi.[...]
Konuyla ilgili olarak Milliyet gazetesinin görüşünü sorduğu Türkiye Yahudi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya bilgi veremeyeceğini belirtti:
“Bu konular basına kapalı bir toplantıda konuşulmuştur. 8 saat süren toplantıda her türlü dini azınlık temsilcisi bulunmuştur. Ben bu toplantı hakkında bilgi veremem, bu bilgileri nereden aldıysanız onlardan doğrulatın. Hahambaşılık seçim izni yeni çıktı. Maliye Bakanlığı görevlileri Haydarpaşa Sinagogu’nda bir incelemede bulunmuşlardır.”
Posted by: kehaber on: 27 Şubat 2010

Balyoz planında Çetin Doğan'ın adı, "sıkıyönetim komutanı" olarak geçiyor. 2003'te hazırlandığı öne sürülen planda imzası var. Plana konu olan semineri onun düzenlediği iddia ediliyor.
Eski Birinci Ordu Komutanı, Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın “ünlü damadının özellikleri say say bitmez”, vurgulaması yapan AktifHaber.com sitesi; “Damat Dani Rodrik İstanbul’da yaşayan Yahudi kökenli Hayati Vitali Rodrik’in de oğlu” şeklinde, haberin altını çizip şunları ekledi:
“Dani Rodrik aslında Türkiye kökenli. Babası çok bilinen bir dolmakalem markasının sahibi olan Hayati Vitali Rodrik. Kendisi gibi ekonomi prof’u olan Pınar Doğan’la evlendi. Pınar Doğan bu günlerde ‘Balyoz’ nedeniyle sıkıntı yaşayan Çetin Doğan’ın kızı. Halen Türk vatandaşı olduğu söylenen Dani’nin asker kaçağı olduğu söyleniyor. Çetin Doğan’ın Meksika’ya uçak biletlerinin gerekçesi sorulduğunda, ‘damat Doni Rodrik’in Meksika’daki konferansına iştirak edecektik’ cevabını verdi. Torun ziyareti mazeretine sığınan Çetin Doğan’ın neden ABD’yi değil de Meksika’yı tercih etttiği halen muamma.”
1963′te Hayati Vitali Rodrik tarafından kurulan Scrikss Kalem, Türkiye’nin ilk dolmakalem üreticisi. İkinci kuşaktan itibaren ailenin baba tarafından soyadı olan Rodrik’i bırakıp, anneden gelen Rozental’ı kullanmaya başladı.
AktifHaber.com sayfasının altında yer alan okuyucu yorumları, haberin veriliş şeklinden kaynaklanarak, Antisemit söyleme şu şekilde kayıyor:
“[...] SAKARYA: ekrem bas
vay vay vay. musanin gulu diye iftira atanlara bak. damadi yahudinin oglu.bu planin basini cekenlerin de Turk olduguna inanmiyorum.kendi vataninda pranga. AYAGA KALK SAKARYA 27 Şubat 2010 Cumartesi 12:13
Bu Ne Tesadüf
VATANSEVER: Damadı yahudi Kendisi hızlı vatansever.Bu TSK pardon CSK(chp silahlı kuvvetleri)herkesi fişlerken damadı yahudi prof.olanları YÜCELTMİŞ.Anlaşılan Mossad ın maşaları tsk nın taaa göbegine girmiş.Kanı bozuklar derken birileri gocunmuştu ya başka türlü birileri camileri bombalamayı kendi Jet ini düşürmeyi akıl edebilir mi.doganın da anlaşılan kan kurubu farklı… 27 Şubat 2010 Cumartesi 12:14
bir dakkika pasayi yikmis [...] 27 Şubat 2010 Cumartesi 12:17
BUNLARIN TOHUMU İSRAİLDEN-DOĞAN KİMİN K.PEDERİ kenan zan
BUNLAR YILLARCA KENDİLERİNİ GİZLEDİLER.YAHUDİLER BİRER BİRER ORTAYA ÇIKIYOR.BALYOZ YAHUDİLERİNDEN BUNLAR.MEMLEKETİ SATMIŞTIR BUNLAR YAHUDİLERE,BUNLARIN SADECE DÜŞMANI TÜRKİYE VE TÜRK HALKI.ALLAH BELALARINI VERSİN BU BALYOZCULARIN.KAHR-PERİŞAN ETSİN.GÜN YÜZÜ GÖRMESİNLER İNŞAALLAH.. 27 Şubat 2010 Cumartesi 12:22
Vay silüetini sevdiğimin ülkesi…
Demokrat:
Sadece damadımı yahudi acaba çetin doğan ne peki Müslüman mı.. Yahudilik inancına göre yahudiler asla yahudi olmayan biriyle evlenmez… Vay benim güzel ülkem kimlerin eline kalmış.. adı ali, veli, çetin, ilker v.b. olan dönmelerden levantenlerden bu ülke kurtulmalı artık bu ülke gerçek sahipleriyle buluşacak.. Ve bu kutlu buluşmayı artık kimse engelleyemez…27 Şubat 2010 Cumartesi 12:27 [...] YD Hacettin BERBER
TSK daki yahudinin kirli elini her fırsatta söylüyoruz ama pek inandırıcı gelmiyor millete.En azından yahudi sempatizanı olmayanların geleceği parlak değildir TSK da.Daha söyleyecek çok şey var bu konuda ama biliyorsunuz yayınlanmaz..Diğer konu,General Doğan’ın neden USA değil de Meksika’ya bilet aldığı..Sebebi iki şey olabilir.BİR:Amerika’ya kaçtı şeklinde imaj olmasın diye Meksika’yı seçti.Oradan Amerika’ya geçecekti.Zaten iki ülke sınır…İKİ:Meksika’da damadının evinde bir süre kalacak. 27 Şubat 2010 Cumartesi 13:05 [...]“
Posted by: kehaber on: 22 Şubat 2010

"Türk İntikamı: Peres'in Erdoğan'nın önünde secde eden temsili afişi"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TOKİ tarafından yapılan Ataşehir-Halkalı-Ispartakule köprülü kavşak ve bağlantı yolları açılışını gerçekleştirdi. Tören alanına yakın bir yere asılan, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in, Başbakan Erdoğan’ın önünde eğildiği büyük bir afiş İsrail basınında yer aldı. NRG/Maariv: “Türk İntikamı: Peres’in Erdoğan’nın önünde secde eden temsili afişi” başlığı attı. Gazeteye göre Kudüs’te İsrailli bir diplomatik kaynak: “Dev afiş, Erdoğan’ın açılışın yapıldığı yere gelmeden önce kaldırılmasına rağmen, sabrı taşırıcı nitelikte, İsrail Devleti’nin görmezden gelinen onuruna karşı hassasiyet eksikliğini kanıtlayan ağır bir skandal.” dedi. Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in makamı durum hakkında gazetecilerin herhangi bir yorum yapma istemini geri çevirdi.
Video: TOKİ tarafından yapılan Ataşehir-Halkalı-Ispartakule köprülü kavşak ve bağlantı yolları açılışında iki vinç arasındaki “Dünyanın önünde eğildiği lider hoşgeldin” yazılı dev afiş
Posted by: kehaber on: 20 Şubat 2010
Zaman Romanya baskısı dahil hiçbir Türk madyası bu yakalanma olayına değinmedi
Uluslararası düzeyde, terör örgütü üyesi olduğu gerekçesi ile aranan ve güvenlik güçlerince Romanya’da yaşadığı bilgisi edinilen bir Türk, sonunda Bükreş’te yakalandı. Türkiye’deki adli mercilerce, terör örgütü üyesi olduğu için, hakkında arama ve tutuklama emri çıkarılan, 40 yaşındaki Hüseyin C. Romanya Genel Gövenlik servislerinin, Arama ve Takip ekiplerince Bükreş’te yakalandı. Bükreş mahkemesi nezdinde Başsavcı önüne çıkarılacak olan Hüseyin C.nin, iki ülke arasında anlaşmalar gereğince tutuklanmasına ve Türkiye’ye sınır dışı edilmesine karar verecek. Ziare.com haber portalının verdiği ve 16 Şubat Salı günü meydana gelen bu yakalanma Türk medyalarına yansımadı. İslamcı, “Fethullahçı Cemaati” yayın organı Zaman gazetesiinin Romanya baskısı da bu konuya yer vermedi.
Posted by: kehaber on: 20 Şubat 2010

Şişli’de evlerin kapılarının altından halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden broşürler atıldı
Akşam gazetesinde Helin Şahin haberine göre, “Kafes eylem planı” ve Dink suikasti arasındaki bağlantıları araştıran “Ergenekon savcıları”, İstanbul Emniyetine kentte azınlıkları hedef alan cinayetleri sordu.
Emniyetin verdiği yanıta göre, 38 saldırıdan 28’i faili meçhul kaldı. Bu faili meçhuller ile Dink cinayetindeki arasındaki benzerliklerin incelendiği kaydedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan 3 sayfalık raporda, gayrimüslüm vatandaşlara yönelik tehdit ve saldırı eylemleri bir bir anlatıldı. Akşam gazetesi raporda faili meçhul olan bazı olayları şöyle detaylıyor:
• Şişli’de evlerin kapılarının altından halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden ve yahudilere hedef haline getirilerek müslümanları kışkırtan içerikte olduğu belirtilen iki farklı broşür atılması olayı.
• AGOS gazetesine farklı tarihlerde üç kez şüpheli zarf bırakılması olayı.
• Fatih’de bulunan Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos Arhondoni’ye Metin Aksoy tarafından 29 Ocak 2009’da Manisa PTT şubesinden gönderilen, içinde bulunan altmış sayfalık defter, yedi sayfa çeşitli bilgilerin bulunduğu mektup ve üç adet nazar boncuğu bulunan zarf gönderilmesi olayı.
• Şişli’deki Beth İsrael Musevi Sinagogu’nu arayarak Türk Yahudi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya’nın bir gazetede yayınlanan röportajıyla ilgili görüşme istenmesi.
• Beşiktaş’taki Özel Tarkmanças Ermeni İlköğretim okulunu arayan birinin ‘10 dakikada okulu boşaltın bomba patlayacak’ şeklinde ihbar olayı.
Posted by: kehaber on: 26 Ekim 2009
Posted by: kehaber on: 10 Ekim 2009
Posted by: kehaber on: 3 Ekim 2009
Video: YY Üniversitesi Imamı Osman Gülaçar | Van 18.03.2007
AKP İktidarının Ortadoğu’da “Sıfır Sorun” Politikası…
Posted by: kehaber on: 21 Şubat 2010
TOKİ tarafından yapılan Ataşehir-Halkalı-Ispartakule köprülü kavşak açılışında İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in, Başbakan Erdoğan'ın önünde eğildiği "Dünyanın önünde eğildiği lider hoşgeldin" yazılı dev afiş asıldı "Welcome Hon Recep Tayyip ERDOGAN the leader in front of whom the World bows with respect"... 21.02.2010