Posted by: kehaber on: 7 Şubat 2010

Davutoğlu'nun "Komşularımızla sıfır sorun" politikası İsrail ile ilşkileri her geçen gün biraz daha sıfırlıyor
ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in Türkiye ziyareti sırasında en çok konuşulan konular İran’ın nükleer programı ve Afganistan ile ilgili sorunlar oldu. Gates, İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki’nin Münih Güvenlik
Konferansı’nda yaptığı “Batı ile çözüme yakınız” sözlerine de Ankara’dan cevap verdi. Gates “İran ile bir anlaşmaya yakın olduğumuzu düşünmüyorum” dedi, Tahran’a yönelik sert yaptırımların düşünülmesi gerektiğini kaydetti. İran’la artan gerginlik beraberinde “İsrail’in Lübnan’a muhtemel bir saldırısı” propaganda söylentileriini yoğunlaştırdı. HaberTürk’ün “Suriye İsrail’e meydan okudu“ haberine göre; Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, İsrail’in muhtemel bir saldırısı durumunda sessiz kalmayacaklarını belirterek, devlet ve halk olarak Lübnan’ın yanında yer alacaklarını bildirdi. Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri resmi bir ziyaret amacıyla bu gün (Pazar 7 Şubat) Suriye’ye geldi. Görüşmede yapılan açıklamalara göre; “İsrail’in bölgede savaş ateşini yakmaya ve barış fırsatlarını kökünden baltalamayı amaçlayan çalışmaları”… ele alındı.
HaberTürk ” Davutoğlu’ndan İsrail’e ‘one minute‘ ” başlığı attı
Almanya’da düzenlenen Münih Konferansı’nda ‘Ortadoğu’da güvenlik ve istikrar paneli’ ikiye bölünerek yapıldı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’un itibarını düşük koltuğa oturtmak suretiyle zedelemeye çalışan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon ile aynı panelde olmak istemediği için ilk oturumda Suudi Arabistan’ın eski İstihbarat Başkanı ve ABD Büyükelçisi Türki el Faysal ve Mısır Dışişleri Bakanlığı Danışmanı HüssamZeki ile birlikte yer aldı. İran’ın nükleer programıyla ilgili bir soru üzerine İsrail dahil hiçbir devletin
nükleer silahının olmayacağı bir bölge hedefinden bahsetti. Dışişleri Bakanı ilk oturumun ardından Ayalon ile karşılaşmamaya gayret etti.
Video: Başbakan Erdoğan 11 Ocak 2010
Türkiye’den Radikal Islam manzaraları 2009
MUHSİN YAZICIOĞLU (BBP) Levent Ocak 2009
Türkiye’den Radikal Islam manzaraları 2010
Posted by: kehaber on: 4 Şubat 2010

5 YTLden 11 YTLye seç seç al
OHA Ortadoğu Haber Ajansı 4 Şubat 2010 | Son yıllarda gelişen “Politik İslam” ideolojisi ticaret alanına da yansıdı. İnternet’ten FilistinAtkısı.com sayesinde uygun fiyatlara; “Hamas’a Selam! Direnişe Devam” atkısı, çift kat dokumalı “Lebbeyk Ya Gazze” yazılı Fiilistin ve Türkiye bayraklı bereleri sipariş edilebiliyor. FilistinAtkısı.com İnternet satış servisi posta çeki hesap numarası, e-posta adresi ve 0554 490 70 53 telefon numarası dışında hiçbir adres ve sorumlu ismi vermiyor. Sitenin bulunduğu server İP adresi [85.153.7.155] sorgulandığında “Profilo Telekom A.Ş. | Murat Akpınar | 26-28 Cemal Sahir sok. Mecidiyeköy 34394 İstanbul Turkey” adresi çıkıyor.

Posted by: kehaber on: 3 Şubat 2010

“İsrail olarak, Türkiye ve Türklerle olan ilişkilerimizi, bu hükümet ve Başbakandan ayrı tutmalıyız”
Begin-Sedat Stratejik Araştırmalar Merkezi (BESA) müdürü Prof. Efraim Inbar, New York Üniversitesine bağlı Taub İsrail Araştırmaları Merkezinde verdiği konferansta, Başbakan Erdoğan’ı “Yahudi karşıtı söylemler”, “Nükleer silah üretecek olan İran’la işbirliği yapmak”, “Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşmasına yol açmakla” suçladı. Efraim Inbar, “Türkiye ile İsrail arasındaki balayı dönemi bitti” dedi. New York Üniversitesi’nde ‘Türkiye-İsrail Staretejik Dostluğunun Sonu mu?’ başlığıyla bir sunum yapan Türkiye uzmanı Inbar, Türk dış politikasının 2002’den itibaren değiştiğini ve ‘sakıncalı bir yol izlediğini’ belirterek; Başbakan Erdoğan’ı İsrail konusunda ‘saplantılı’ olmakla suçladı. Başbakan Erdoğan’ın antisemit açıklamalar yaptığını da iddia eden Efraim Inbar, Erdoğan’ın bu tavrının sorunların çözümüne yardımcı olmayacağını söyledi. Kendisini ‘Türk dostu’ olarak tanımlayan Efraim Inbar, birçok Türk arkadaşının başbakan Erdoğan’ı yaptığı konuşmalar nedeniyle eleştirdiğini anlatarak; ‘Belki de bircok antisemit gibi kendisinin de İsraille ilgili bir sorunu var. Çünkü bu tutumu Cumhurbaşkanı ya da Dışişleri Bakanı’nda görmüyoruz’ dedi.[...]
Milliyet gazetesi haberinin tamamını okumak için tıklayın
Video: Erdoğan İsrail ile ilişkileri sıfırladı
Video: Erdoğan Türkiye’sinde Radikal İslam manzaraları 28.06.2009
Posted by: kehaber on: 2 Şubat 2010
İsrail basınında Koltuk Krizi
İsrail’de yayınlanan Yediot Aharonot gazetesinin İnternet baskısı YnetNews.com, Dışişleri kaynaklı “Türkiye Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikol’u geri çekiyor” haberini verdi. Gazeteye göre İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’nun yarattığı “koltuk krizi” nedeniyle “küçük düşürülerek diplomatik kriz” ile karşı karşıya kalan Oğuz Çelikol, “kişisel nedenlerden” yakın zamanda İsrail’i terk edecek. Avrupa ülkelerinden birinde görevine devam edeceği söylenen Büyükelçi Oğuz Çelikol’un dönüş tarihi konusunda herhangi resmi bir açıklama şimdilik yapılmadı.
Dışişleri Bakanlığı, İsrail tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına gösterilen sert tepki ve Tel Aviv’deki Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’a yapılan küçük düşürücü muamele üzerine İsrail’in Ankara Büyükelçi Gabby Leby’yi çağırarak duyulan rahatsızlığı dile getirmişti. Gabby Levy ile Bakanlıkta görüşen Müsteşar Feridun Sinirlioğu’nun, Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarını eleştirirken “Türkiye bize vaaz veremez” yönündeki ifadeler kullanan İsrail’in açıklamasına ilişkin “izah” istediği öğrenilmişti. Bu arada, Sinirlioğlu’nun, “Kurtlar Vadisi” ile ilgili olarak İsrail Dışişleri Bakanlığına çağırılan Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’a yapılan küçük düşürücü muameleyi “kabul edilemez” olduğunu da vurgulamıştı.
Posted by: kehaber on: 1 Şubat 2010

Antalya’nın Demre ilçesi Çayağzı mevkisinde yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkartılan ve Anadolu Akdenizi’ndeki ilk Sinagoga ait ”Menorah Levhası” Antalya Müzesi’nde ziyarete sunuldu.
Myra-Andriake Kazı Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, 2009 kazı sezonu çalışmaları sırasında Anadolu Akdenizi’nin ilk sinagogunun tüm içeriğiyle birlikte keşfedildiğini söyledi.
Yazıtın 1500 yıllık olması nedeniyle İsrailli bilim adamlarından okunması sırasında yardım aldıklarını ifade eden Çevik, kazılar sırasında bulunan ve ”Menorah Levhası” adı verilen tabletin ortasında 7 kollu Musevi şamdanı (Menorah), sağ yanında boynuz-borazan (Şofar) ve sol yanında da bitkisel sembolizasyon (Lulav ve Etrog) işlendiğini kaydetti. Levhanın üstündeki bölümdeki yazıtta plakayı adayan aileye ait olduğu belirlenen Makedonius, Prokles, Romanus ve Roma isimlerinin geçtiğini anlatan Çevik, ayrıca yazıt üzerinde iki yerde ”İsrael” kelimesinin geçtiğini ve cümlelerin, ”Amen” ve ”Şalom” gibi dinsel ifadelerle sonlandırıldığını belirtti. Antik bir sinagog yazıtında bu ifadelere, İsrail’in Yafa kentindeki bir sinagog dışında, daha önce rastlanılmadığına işaret eden Çevik, sinagogda bulunan bir diğer yazıtta ise, ”Barış İsrail’in üzerine olsun” ifadesinin bulunduğunu belirterek, levhanın adak yazıtlarıyla benzeştiğini ve bulunduğu yapının ise Milattan sonra 4-5. yüzyıllardan kaldığını gösterdiğini anlattı.
Bu kalıntılarla Likya Bölgesi’nde ilk kez Yahudi varlığına ilişkin mimari ve ikonografik kanıtların ele geçirildiğini vurgulayan Çevik, Andriake Limanı’nda keşfedilen sinagogun Ostia ve Selanik gibi sahil sinagogu olduğunu belirterek, sinagogun hem limandaki küçük Yahudi topluluğuna, hem de limana ticaret için gelen Musevilerin kullanmasına yönelik yapıldığını anlattı.
Hıristiyanlık dininin baskın olduğu 4. ve 5. yüzyıllarda bir Yahudi tapınağının varlığının ”enteresan” olduğunu ifade eden Çevik, Andriake Limanı’nın Akdeniz’in en önemli ticari noktalarında bulunması sebebiyle Yahudi halkının burada bulunmuş olmasının şaşırtıcı olmadığını vurguladı.
Çevik, ”Buranın sadece Andriake’de yaşayan küçük bir topluluğa değil, özellikle limana denizden gelen Yahudilere de hizmet etmek üzere yapılmış olduğunu sanıyoruz” dedi. Tapınağın bulunmasıyla Yahudilerin 1500 yıl önce Anadolu’nun Akdeniz kıyılarında yaşamış olduklarının kanıtlandığını ifade eden Prof. Dr. Çevik, ”Yeni buluntularla Anadolu’nun ve bölgenin kültürel çeşitliliği her geçen dönem artıyor” diye konuştu. Tapınağın ortaya çıkarılmasından sonra uluslararası alanda büyük ses getirdiğini de belirten Çevik, ABD ve İsrail başta olmak üzere, birçok ülkenin ünlü üniversitelerinden buluntuyla ilgili bilimsel yazı talepleri geldiğini kaydetti.
Posted by: kehaber on: 31 Ocak 2010

Davutoğlu, Türkiye'nin yeni bir politikası bulunuğunu, bunun da "komşularla sıfır problem" olduğunu söylerken İsrail ile ilişkiler Davos'tan bu yana her geçen gün daha bir sıfırlandı
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Londra’daki “Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü” (IISS) adlı düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada; ” “Bizim İsrail’e yönelttiğimiz eleştiri antisemitizmle (Yahudi karşıtlığı) ilgili değil. Biz İsrail’in politikalarını Gazze savaşı nedeniyle eleştiriyoruz” dedi. Türkiye’nin tarihinde Yahudi karşıtlığıyla ilgili tek bir örnek olmadığını belirten Davutoğlu, şöyle konuştu: “Türkiye yüzyıllar boyunca bütün Yahudiler için güvenli bir bölge olmuştur ve böyle olmaya da devam edecektir. İsrail hükümetinin bir politikasını eleştirmek, Türkiye-İsrail ilişkilerinin sonu anlamına gelmez. İlişkilerimiz devam ediyor ama eleştirilerimiz de devam edecek. Neden bir ülkeyi eleştiriyoruz? Bizim için, Gazze’deki bir çocuğun güvenliği, Tel Aviv’deki bir çocuğun güvenliği kadar önemli ve değerlidir. Etrafımızın güvenli olmasını istiyoruz. Ekonomik dayanışma ve sorunların çözümü için siyasi diyalog olmasını istiyoruz.”
Video No Comment: Anadolu Gençlik Derneği (Milli Görüş) Malatya Darende Şubesi gecesinde Cumhuriyet düşmanlığı ve Antisemit kinleme. (24.05.2008)
¤ Türkiye’de hemen her çevrenin görmezden geldiği Yahudi aleyhtarlığı
Posted by: kehaber on: 31 Ocak 2010
Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı Erdoğan’nın EuroNews röportajından alıntı 30 Ocak 2010
“[...] Avrupa Birliği bir hristiyan kulübü olmamalıdır. Avrupa Birliği islamofobia gibi bir kampanyanın içinde yar almamalıdır. Veyahut da yer alan bir ülke varsa bu ülke uyarılmalıdır, ikaz edilmelidir. Mesela ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olarak açık yüreklilikle anti-semitizmi lanetlemiş ve onu bir insanlık suçu olarak görmüş bir liderim. Ama islamofobia konusunda da hassasım. Çünkü ben bir müslümanım. Ve hiçbir zaman kalkıp da İslam karşıtlığına tahammül edemem. Bunun bir müslüman olarak da sonuna kadar savunmasını yaparım. Hiçbir zaman terörle islamı kimse yanyana getiremez, kimsenin buna cüret etmesine ben bir müslüman olarak, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak evet diyemem.[...]“
No comment…
Erdoğan Türkiye’sinden İslam manzaraları Ocak 2009
Posted by: kehaber on: 31 Ocak 2010

Türkiye’deki Yahudi topluluğunun büyük bölümü rahatsızlık, hatta tehdit altında olduğu hissi yaşıyor
Haaretz gazetesinde (28 Ocak 2010) Ofra Bengio; “İsrail’le Türkiye arasında son dönemde gelişen ve birkaç yıldır sürekli tekrarlanan endişe verici bir gidişatın parçası olan tatsız siyasi söylem aklıma Türkiye’de hükümetleri İsrail’e sataşırken cephe hattında duran insanları, yani ülkenin Yahudilerini getirdi”, diyor ve ekliyor: “Ekimde bir grup Türkiyeli Yahudiyle beşinci yıllık Limmud İstanbul konferansı vesilesiyle bir hafta geçirme şansı bulmuştum”. Yazısından Radikal gazetesi tercümesi ile alıntılar:
“[...] Ekimdeki Limmud İstanbul toplantısında yapılan tartışmalar, Türkiye’deki Yahudilerin güvenlik ve selamet hissiyatının zayıfladığına, hatta dönüm noktasına gelindiğine dair bir kanaati yansıtıyordu. Bu toplum geçen yıl anti-Semitizm’in açık ve gizli tezahürleriyle derinden sarsıldı.[...] Konferansın başlığının ‘Selam/Şalom’ (Türkçe ve İbranice) olması tesadüf değildi; Türkiyeli Yahudilerin İsrail-Filistin barışına yönelik yoğun arzusunu ortaya koyuyordu bu başlık. Gerçekten de geçen yılki Gazze savaşından bu yana Türkiyeli Yahudiler öyle ya da böyle ihtilafın daha da içine çekiliyor. Özünde, İsrail-Filistin meselesindeki gelişmelerle, Türk Müslüman toplumunun onlara karşı tutumları açısından Türkiyeli Yahudilerin statüsü ve hatta geleceği arasında bir Gordiyon düğümü söz konusu.
Geçen yıl Yahudi toplumu anti-Semitizm’in açık ve gizli tezahürleriyle derinden sarsıldı. Limmud’daki gerek resmi gerek gayrıresmi tartışmalar, Yahudi topluluğunun uzun zamandır var olan güvenlik ve selamet hissiyatının zayıfladığını ve bir dönüm noktasına gelindiğine dair giderek güçlenen bir kanaati yansıtıyordu. Bu hissiyat topluluğun tüm üyeleri ve nesilleri arasında yaygın. Benimle konuşan gençler devlet okullarındaki Yahudi olmayan arkadaşlarının kendilerini Gazze’de olan bitenler nedeniyle suçladığını ve esasen İsrail’le bir tuttuğunu anlattı. Dökme Kurşun operasyonu sırasında Yahudiler İstanbul sokaklarında her gün gösterilere ve İsrail bayraklarının yakılmasına tanık olurken, protestocuların öfkelerini kendilerine yönelteceğinden korktu.
Yahudi topluluğunun önemli bir kesimini oluşturan işadamları faaliyetlerinde bir yavaşlama görüyor; bu, başka nedenlerin yanı sıra, yetkililerin ticaret ruhsatlarını verirken Müslümanlara öncelik tanımasından kaynaklanıyor. Sonuç olarak sözgelimi geçmişte müreffeh bir topluluk olan İzmir Yahudileri hızla azalıyor, İstanbul’a veya yurtdışına göçüyor.
Yetkililerin ve en başta da Başbakan Tayyip Erdoğan’ın verdiği mesaj, Yahudilerin güvenlik hissiyatına, en hafif tabirle söylersek, pek katkıda bulunmuyor.[...]“
Yazının ingilizce metnini okumak için tıklayın: Haaretz
Posted by: kehaber on: 30 Ocak 2010

Israel spied on Iran, Syria from secret Turkish base
İran haber ajansı PressTV haberinde İsrail’in Ankara’da İran ve Suriye’ye karşı elektronik casusluk için kullandığı bir şebekeye sahip olduğu iddia edildi. ANF News agency göre İran resmi haber ajansı İRNA’nın Rus “Kursor ve “Mignews” haber ajanslarına dayandırdığı haberinde İsrail’in Ankara’daki elektronik istihbarat şebekesinin Genelkurmay Başkanlığı binasında faaliyet gösterdiğini ve yılardır İran ve Suriye’yi izlediğini ileri sürdü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’le yaşadığı gerilimlere de dikkat çeken söz konusu Rus basını, İsrail’in Ankara’daki istihbarat şebekesinin ortaya çıkarılması ile Türkiye ile İsrail arasında yeni bir krizin başlamasına sebep olacağını ifade etti.
Posted by: kehaber on: 26 Ocak 2010

M. Durdu: Büyük Ortadoğu Projesi ve ılımlı İslam denilerek yapılmak istenen şey dünya Yahudi im(para)torluğunun mevcudiyetini devam ettirmek
Memleket gazetesinde, Mustafa Durdu imzası ile yayımlanan bir makale; “Dünya’daki Müslümanların aleyhine görünen birtakım olayların İsrail tarafından yapılıyor olduğu algısı İsrail’in 1948 yılında resmen kurulmasından bu yana doğu dünyasında devam ediyordu“, diyor ve şunları ekliyor:
“Ancak son beş yıl içinde aslında bunun böyle olmadığı, İsrail’in paravan bir devlet olduğu, asıl kumandanın dünyanın her yerine yayılmış olan Yahudilerin elinde olduğu netleşiyor. Özellikle dünyada en fazla Yahudi’nin yaşadığı New York dünya yönetimini elinde tutuyor. İsrail devleti sadece Müslümanların dikkatini çekmek üzere hâlihazırda varlığını sürdürmektedir. Bunun en açık delilini son yaşanan olaylarda görebiliriz.
ABD’deki Yahudiler diğer AB devletlerindeki Yahudiler ile birlikte İsrail aleyhine Arap İslam dünyasını özellikle de Türkiye’yi yeni oluşumda desteklemektedirler. Türkiye’nin Orta Doğu’da yeni misyonlar yüklenmesi ve İsrail aleyhine Müslümanları sevindiren çıkışlar yapması aslında ABD’nin İsrail’i gözden çıkardığının bir göstergesidir.
Son gelişmeler hayli ilginç: Siyonist karşıtı Naturei Karta Yahudileri Müslümanlarla el ele İsrail karşıtlığı yapıyor. Bu Yahudiler ve ABD’deki Yahudi lobisinin yeni metodu, Yahudilerin bir devlet kurmamaları gerektiğidir.[...] Maalesef Müslümanlar her zaman olduğu gibi dünya Yahudileri tarafından kullanılmaktadır. Bu kullanımda İsrail karşıtlığı ve İbrahimi dinler felsefesi bir garnitürdür. Yahudiler ve dolayısıyla ABD İsrail’in ipini çekmiştir. İslam’ı karşısına alarak hakimiyetlerini devam ettiremeyeceğini anlayan Yahudiler, Müslümanları farklı stratejilerle kontrol altında tutma eğilimi içindedirler. Bunun için de İsrail’i bile gözden çıkarmışlardır.[...]“
Son Yorumlar