>
you're reading...
Milliyet

Hizbullahçılar kaçar Türk Polisi yakalar mı?

Domuz bağı kullanarak işledikleri cinayetlerle gündeme gelen Hizbullah sanıkları 4 Ocak günü serbest bırakıldı

Radikal gazetesinde politika analizlerinin uzman kalemi Murat Yetkin, Başbakan Erdoğan’nın 14 Ocak cuma günü AK Parti il başkanları ile toplantısı öncesinde yaptığı önemli açıklamaları vurguladı. Alıntılar:
“Beyanlar arasında sıcak gündemle en çok örtüşen konu, geciken yargı nedeniyle on yıl tutukluluk sürelerini doldurduğu için salıverilen Hizbullah ve PKK üyelerinin durumuydu. Çünkü Başbakan konuşmaya başlamadan daha birkaç dakika önce Anadolu Ajansı, Yargıtay’ın her gün imza vermeye gelmesi gerektiği halde gelme-yen 9 Hizbullah ve 3 PKK sanığı hakkında yeniden tutuklama kararı verdiğini, bunların verdikleri adreslerin basıldığını, ancak hiçbirinin bulunamadığını duyuruyordu.[…] Adalet Bakanlığı’nın UYAP gibi elektronik haberleşme ağı olmasına rağmen tebligatın günler sonrasında il savcılıklarına nasıl ulaşmadığına hayret eden Çiçek, medyanın demokrasilerdeki işlevini bilen bir siyasetçi olarak, “Sizler yazarsınız, bunun gereğini de ilgililer yerine getirir” diye konuyu noktalamıştı.
Araştırmaya devam ettik. 12 Ocak günü Radikal’de ‘Yoklama kaçağı’ başlığıyla verilen manşet haber, Hizbullah’ı yönetmek ve cinayet talimatlarını vermekten yargılanan Edip Gümüş, Cemal Tutal ve Mehmet Varol’un hiç imza vermediklerini duyuruyordu. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, aynı gün CNN Türk’te Hande Fırat’ın sorusuna yanıt olarak bunu doğruladı ve sayıyı 4 olarak düzeltti. Aynı gün İçişleri kaynakları sayının 6 olduğunu teyit etti. Aynı gün akşama doğru, daha önce tahliyelere karar veren ve imza alınması talimatının bir an önce savcılıklara ulaştırılmasından da sorumlu olan Yargıtay 9’uncu Dairesi, 12 sanığın yeniden tutuklanmasına karar vermişti.
Bunu bir gün sonra 13 Ocak’ta duyduk, muhabirimiz Mesut Hasan Benli kaynakları aradı, teyit etmedikleri için haberi kullanamadık, ama dün Sözcü gazetesinde Saygı Öztürk imzasıyla okuduk. Bu noktadayız. Başbakan’ın, Türk polisi yakalar temennisine katılmaktan başka bir şey elimizden gelmiyor; bir de araştırıp sizle paylaşmaya devam etmekten başka…”
Karanlık cinayetlere imza atan Türk Hizbullahı önderleri kaçar Türk Polisi yakalar mı?
Murat Yetkin Radikal’de, Hizbullah operasyonlarının yapıldığı sırada İçişleri Bakanı olan Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan’ın şu sözlerine yer vermişti:
“Tahliyelerin Hizbullah örgütünün moralini yükselteceği kesin. Bu şahıslar örgütün cinayetleri için emir veren, uygulayan kişiler; bu nedenle yargılanıyor. Bu şahısların Türkiye’de kalacağını sanmıyorum. İran’a kaçabilirler ya da yeraltına geçip örgüt faaliyetini canlandırabilirler.”
Dışişler Bakanı Davutoğlu’nun “Komşularla Sıfır Sorun” ideolojisinin sonuçları belirginleşmeye devam ediyor.
AKP iktidarının başından beri İran yanlısı bir politika izlemesi Batı açısından Ankara’nın aleyhine işledi.
Milliyet | Semih İdiz 15 Ocak 2010: […] Kendi bölgesindeki Arap ülkeleri nezdinde bile nükleer konusunda yalnız kalan Tahran, Batı karşısında sanıldığı kadar güçlü bir konumda değil.
AKP iktidarının bu durumda -ve özellikle de geçen yıl yaşanan “Tahran Deklarasyonu” sürecinde alınan dersler sonrasında- bu kez atak davranmak yerine, İran yoğurdunu “üfleyerek” yemeyi tercih ettiği görülüyor.
Bu arada, Rusya ve Çin‘in kabul etmemelerinden sonra Ankara’nın, İran’ın nükleer tesislerini gezmesi için Tahran’daki Türk büyükelçisine de gönderdiği daveti kabul etme olasılığı, ortadan kalkmamış olsa bile zayıflamış bulunuyor.
Buna karşın, P5+1 adına müzakereleri yürüten AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile önceki gün İstanbul’da yaptığı ortak basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, P5+1 veya İran’dan gelmesi halinde Türkiye’nin kendisinden istenen her türlü yardımı vermeye hazır olduğunu söyledi.
Bu arada Ankara ile Tahran arasında bir telefon trafiğinin yaşandığı da biliniyor. Davutoğlu’nun bu çerçevede İran’ı, İstanbul görüşmesinden kaçmaması ve meydan okuyan tavırlar sergilememesi için telkinde bulunduğu sanılıyor. “Arabulucu” olmayan ve İran ile müzakerelere sadece ev sahipliği yapan Ankara’nın şu aşamada yapabileceği başka bir şey de pek yok.

Türk Hizbullahı İnternet vitrini KeHaber'in yayınını beddua ile hedef göstermişti: "Kininizle Geberin" !


Türk Hizbullahı Sahar TV’de (Iran) Türkiye’nin Iran’laşma çizgisini özetliyor 6.06.2008

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika Beşiktaş transfer haberleri 26 Temmuz... Fikret Orman transferleri açıkladı 26 Temmuz 2017
  • Trump'ın sağlık reformuna engel 26 Temmuz 2017
  • Ankara'da korkunç olay: Genç adamı boş araziye götürüp öldürdüler, kız arkadaşını kaçırdılar 26 Temmuz 2017
  • Ankara'nın göbeğinde sokak ortasında infaz 26 Temmuz 2017
  • Başbakan ve yardımcılarının görev dağılımı Resmi Gazete'de yayımlandı 26 Temmuz 2017
  • Gözler Diyanet İşleri Başkanlığı'nda, Mehmet Görmez'in yerine kim gelecek? 26 Temmuz 2017
  • Ünlü işadamı 81 yaşında hayatını kaybetti 26 Temmuz 2017

Stats