>
you're reading...
BirGün

Uğur Kutay: İsrailoğullarını bir kez daha faşizmin hedef tahtasına yerleştiren Kurtlar Vadisi Filistin

Uluslararası 27 Ocak Holokost Anma Günü kapsamında düzenlenen Neve Şalom Sinagogu'ndaki anma töreninde Vali Mutlu ve Cemaat Başkanı Herman

Birgün gazetesi yazarı Uğur Kutay, 29 Ocak tarihli makalesine şöyle başlıyor: “Yahudi soykırımına dair filmler görmekten bıktım artık!” Vallahi ben de bıktım, ama soykırım filmleri izlemekten değil, yukarıdaki son derece saçma ve temelsiz lafı duymaktan! Ve devam ediyor:
[…] Peki ne oluyor da sinemayı çok sevdiği belli olan genç insanlar, aslında konuyla ilgili kaç film izlediklerini saymaya bile gerek görmeden sürekli bu ezberlenmiş gibi görünen şikâyeti dile getiriyorlar? Yahudi soykırımına dair en popüler filmlerin son 15-20 yılda yapılmış olması bunun nedenlerinden biri olabilir belki; Amen, Taraf Tutmak, Piyanist, Hayat Güzeldir, Schindler’in Listesi gibi filmlerin yarattığı bir ‘çok fazla’ yanılsaması… Ama, altı milyon insanın inanılmaz bir zalimliğin kurbanı olduğu bir tarihsel olay hakkında ne kadar çok film çekilirse çekilsin az olacağı ortadayken, hele bir de adı geçen filmlerin her biri ayrı bir sinema şaheseriyken böyle tuhaf ve cüretkâr bir tavırla ‘çok fazla’ demek, olsa olsa ideolojik bir algı çarpıklığına işaret eder. Bu çarpıklığın kaynağının derinden akan, adı konmamış, bir tür ‘liberalize edilmiş’ anti-semitizm olduğunu görmek de zor değil…

Soykırım filmlerinden bunaldığını söyleyen bu sıkıntılı arkadaşların en tuhaf argümanlarından biri de, Birinci Dünya Savaşı üzerine 2. Savaş hakkında olduğu kadar çok film olmaması… Oysa bunda şaşılacak bir şey yok: 2. Savaş, insanlık tarihinin tüm akıl birikiminin tükendiği bir savaştı; modern aklın gelip takıldığı yerin Auschwitz ve Hiroşima olduğu bir yer… Yani 2. Savaş ve Yahudi soykırımı sadece bir hümanizm krizi değil, 21. yüzyıl tarihini belirleyecek kadar ciddi bir zihinsel kırılmanın da zirve noktasıdır.[…] En son ‘Yahudi soykırımına dair filmler görmekten bıkan’ genç adam -izlediği soykırım filmlerini sıralamaya çalıştık, 10’a zor ulaştık!- ben 2. Savaş’ın dehşetinden söz ederken bir ara altını çizerek “Çingeneler de var!” dedi. Ki, bu sözü duymaktan da bıktım! Bu konuda epey araştırma yapmış biri olarak Çingenelerin çektiği zulmü çok iyi biliyorum, fakat ne yazık ki Yahudilerle yapılan bu karşılaştırma Çingenelerin uğradığı soykırımı görünür kılmaktan ziyade Yahudi soykırımını önemsizleştirmeye yönelik bir anlam taşıyor. Ve ne acıdır ki, abartısız yüzlerce kez muhatap olduğum bu konuşmaların bir tekinin bile anti-faşist karakter taşıdığına tanık olmadım. Bu söylem tarzında önemli olan, insan aklının geldiği o korkunç noktanın eleştirisi değil, ‘Yahudiler kadar zulüm gören diğerleri’ üzerinden ‘Yahudilerin o kadar da çok çile çekmediği’ne ulaşmaktır (Bu önemsizleştirmede Yahudiler hakkında üretilen şehir efsanesi kıvamındaki ‘küresel güç’ ve zenginlik’ söylentilerinin de etkisi var tabii… […] Irk faşisti İsrail devletinin Gazze ve Mavi Marmara katliamlarından yola çıkarak İsrailoğullarını bir kez daha faşizmin hedef tahtasına yerleştiren Kurtlar Vadisi Filistin gibi Müslüman Türk milliyetçisi yapımların hem güç aldığı hem de üstüne oynadığı asıl ideolojik tavır bu işte; radikal islamcıların duruşu değil, yumuşatılmış bir anti-semitizm… İnsanlık adına öyle feci, öyle utanç verici bir durum ki, sırf bu nedenle bile daha çok soykırım filmine ihtiyacımız var, belki birazcık olsun anlayabiliriz diye…
‘Kurtlar Vadisi Filistin’ filminin Almanya’da Holokost Kurbanlarını Anma Günü’nde vizyona girmesiyle ilgili tartışmalar bütün dünyaya yayılırken Türkiye’de ilk kez bir anma töreni düzenlenmesi NEW YORK TIMES’da manşet oldu: Kurtlar Vadisi Türkiye’nin ilk Holokost kurbanlarını anma gününe gölge düşürdü
İstanbul’daki sinagogda ilk kez resmi olarak Holokost Kurbanlarını Anma Günü için tören düzenlenmesi, İsrail ile ilişkilerin giderek gerginleştiği dönemde Türkiye’nin Yahudi azınlığını teskin etme çabalarının bir işareti oldu. Ancak, İsrail hakkında olumsuz bir tablo çizen bir sinema filmi serisinin son bölümünün Perşembe günü yapılacak olan galası, bu çabalara gölge düşürdü. Anma töreninin düzenlendiği Neve Şalom sinagogu, 2003 yılında El Kaide’nin İstanbul’da düzenlediği saldırılarda seçilen hedeflerden biri olduğu için özel bir anlam taşıyor. İstanbul’da düzenlenen tören, İslamcı eğilimleri olan hükümetle, Türkiye’de yaşayan Yahudileri bir araya getirme sürecinde bir dönüm noktası olarak görülüyor. Mayıs ayında Gazze Özgürlük Filosu’na düzenlenen baskından esinlenen “Kurtlar Vadisi” serisinde, İsrailliler bebek katili ve organ kaçakçısı olarak tasvir ediliyor. İsrail, yapımı “acımasız bir Yahudi karşıtı kurgu” olarak tanımlamıştı.

Bkz. -> Video: Şubat 2009 Gazze / İHH İslami Yardım Cıhadı’ndan bir yıl önce

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Seyhan Nehri'nde kadın cesedi bulundu 23 Temmuz 2019
  • Bebeğinin ölümüne neden olan anneye müebbet hapis! 23 Temmuz 2019
  • Kuzey Marmara Otoyolu'nda kamyon devrildi 23 Temmuz 2019
  • Fenerbahçe - Galatasaray ortaklığı şampiyonluk getirdi 23 Temmuz 2019
  • Terör örgütü FETÖ’nün ‘dijital’ dünyası deşifre edildi: FETÖ fenomen hesapları alıp propaganda yapıyor 23 Temmuz 2019
  • Metroda kirli havaya dikkat! Uzmanlar uyarıyor! 23 Temmuz 2019
  • FETÖ'den az ingilizceli diplomat ağı 23 Temmuz 2019

Stats

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: