>
you're reading...
Hürriyet

Mari Gormezano, “Türk Yahudi kadını olarak”, milletvekilliği seçimleri için, CHP İstanbul 2. bölge adayı

Demokrasi uğruna Türk Yahudilerinde kadınlar ön safhalarda

İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın başkanlığını yaptığı İstanbul Yaşam Derneği’nin Mövenpick Oteli’nde düzenlediği gecede, Hürriyet gazetesinden Yalçın Bayer‘in bildirdiğine göre, çok sayıda tiyatro sanatçısı vardı: Tarık Akan, Rutkay Aziz, Levent Kırca, Erol Günaydın, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Tamer Karadağlı, Dilek Türker, Göksel Kortay ve Okan Bayülgen…
Geçen dönem DSP’den Üsküdar Belediye Başkan adaylığı olan Levent Kırca “Gene de oyum sizin” dedi. Metin Akpınar, Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara da sosyal güvence hakkı sağlanmasını istedi. Bu arada 1980’de Levent’te öldürülen TRT prodüktörü, yazar Doç. Ümit Kaftancıoğlu’nun gelini Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul 3. bölgeden aday olduğu öğrenildi. 8 Nisan’da Bakırköy’deki Kaftancıoğlu’nu anma ve öykü ödülleri töreninde Prof. Süheyl Batum, Ali Sirmen, oğul Dr. A. Naki Kaftancıoğlu konuşacak. CHP’de adaylar ortaya çıktı. Büyük kentlerin adaylarını da çoğunluğu milletvekili olmayan üyeler belirleyecekler.
HAS Parti İzmir İl teşkilatı adayı Lina Gaon’dan sonra ikinci Yahudi kadın aday CHP’den Mari Gormazano (İstanbul)
İstanbul Yaşam Derneği’nin gecesınde Mari Gormezano; “Türk Yahudi kadını olarak, milletvekilliği seçimleri için, CHP İstanbul 2. bölge milletvekilliği aday adaylığı konusunda partime kaydımı yaptırdım. Eğer listeye alınıp milletvekili seçilirsem, 1935 yılında Sn. İsmet İnönü’nün tavsiyesi ile Meclis’e ilk giren kadın milletvekillerinden Bahire Bediş Morova’dan (Yahudi asıllı olduğu söylenmektedir) 76 yıl sonra, Yahudi bir Türk kadını ikinci kez TBMM’de yer alacaktır. Ülkemin, iç ve dış siyasette, yeniden dengeye oturabilmesi için CHP adına elimden gelen gayreti göstermekteyim, bu gayreti göstermeye devam edeceğim”, dedi.

Tartışma

Mari Gormezano, “Türk Yahudi kadını olarak”, milletvekilliği seçimleri için, CHP İstanbul 2. bölge adayı’ için 19 yanıt

  1. Bety bu ülkenin gerçek sahibi ümmeti MUHAMMED dir.Kanını canını verip aldığı bu topraklar gayrimüslümlerin güzel hayalleri olmaktan öteye geçmeyecektir.Irkçılık meselesine gelince yeryüzünde ırkçılığın dik alasını yapan beni israillerdir.Kendini dünyanın en asil,diğerlerine aşağılık gözüyle bakan,kibirli milletsiniz.Oysa bizde ırkçılık haramdır.Veda hutbesini okur ve idrak edersen yazdğın yazının ne kadar boş ve manasız olduğunu anlarsın.O yazımı birdaha oku bence.Sana vatandaş olma,hiçbir makama gelme diyenmi var.Sadece ve sadece buranın müslüman ülkesi olduğunu bilmen yeterli.Biz çok uyutulduk,ama emin ol uykumuz kaçtı :)) Hemde bidaha gelmemek üzere kaçtı.Çok karanlıktı o zamanlar.Ama artık heryer çok aydınlık ve kralın çıplak olduğunu gördük.Ne mutlu Türküm diyene kelimeside ağzınızdan hiç düşmüyor.Bizmiyiz yani şimdi ırkçı.Nifak tohumları yağmursuz artık….

    Posted by Ali | 18 Nisan 2011, 2:36 am
    • Ali efendi,
      Yorumun baştan sona kadar yanlış. Veda hutbesini okumaya lüzum yok. Yazdığını okumak yeter. Aslında senin Ben-i Israile verilen emirlerden haberin yok. Olsaydı bunu yazmazdın. Nifak tohumlarını eken sensin!

      Posted by Ishak Haskiya | 18 Nisan 2011, 3:08 pm
  2. Ali- gercek sahipleri derken keske anlatsaydin hala turk vatandasi olmak arzusuyla yanip tutusan ve turkiyede 526 senedir yasayan yahudilere. Turkiyenin bugun Gerçek Sahipleri musluman + sunni+ mumkunse AKP li olan , Hamas yandaslari ve Iran kardesleri turklerdir. Bunu soylesene, utanacak ne var ? Yahudilere bir iyilik edersin, cunki hala umitleri var, bu kadar devirden sonra hala hayal ediyor yahudiler sizin gibi asil vatandaslari olmaya…
    Irkci milletten ne beklenir zaten !!!

    Posted by Betty | 18 Nisan 2011, 1:22 am
  3. Tabii ki azınlık olan yahudi yurttaşlarımız her makama gelebilmelile r.Diğer azınlıklarda öyle.Ama bu ülkenin gerçek sahiplerine biat ederek olacaktır bu.Bu ülkeyi yahudi devleti olarak idaare etmeye kalkmadıkları sürece bu böyle olacaktır.Zaten en büyük endişe ülkenin gerçek sahiplerinin eline geçmesidir asıl kaygılar.Bu yüzden rahatsızlığı çok iyi anlıyoruz ve izliyoruz.Almanya’da 4 milyon TC vatandaşı var ve artık her makama gelebiliyorlar.Ama yönetim bizde olsun gibi bir dertleri yok ve Alman halkını kendine benzetmeye çalışmıyorlar.Dünyada hiçbir dini veya milliyeti ortadan kaldıramaz kimse.Tarihte emsali yoktur ve olmayacaktır.Sular daima yatağında akar.Başarılar dilerim.

    Posted by Ali | 17 Nisan 2011, 1:33 pm
  4. BAŞARACAĞIZ. KENDİNİZE GÜVENİN. HER ŞEY BİR KARARLA BAŞLAR. İNANIN VE YOLA ÇIKIN. BİR TEK KİŞİ HERŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR.

    Posted by marisa gormezano(erikman) | 9 Nisan 2011, 12:09 pm
    • Merhaba

      Bizler, Sessizliğin Sesi Grubu olarak; Türkiye’de “Azınlık” diye bir kavramın olmaması gerektiğine inanıyoruz. Kendisini Türkiye’ye bağlı hisseden, Türkiye’nin vatanı olduğuna inanan, ırkçılık yapmayan, ırkçı teröre bulaşmayan herkes bu ülkenin öz be öz vatandaşıdır.

      Irksal ya da dinsel azınlık da ne?
      Türk, Kürt, Yahudi, Ermeni, Rum, Arap ya da aidiyeti ne olursa olsun kimsenin bu ülke üzerinde ötekinden fazla hakkı, sahipliği yoktur.
      Herkes, Allah önünde de kul yanında da eşit haklara sahiptir.
      Herkes; insanlık ve vatandaşlık haklarından eşit şekilde yararlanmalıdır, yararlandırılmalıdır.

      Yapılması gereken asıl mücadele, bu ayrıştırılma ve yoksulluk üzerinde yoğunlaşmalıdır. Çünkü insanlarımızın gerçek derdi, gittikçe daha fazla ayrışmamız gittikçe daha fazla geçim sıkıntısı çekmeye itilmemizdir.

      Atatürk Dönemi’nin bu anlayışıyla büyüyen bizler, maalesef 1950 ve 60’lı yıllardaki Kıbrıs ve 1970’lerdeki “Ermeni Terörü”nün canlarımızı yakması sırasında bir olmadığımız, birlik olmadığımız fikrine kapılmaya başladık.
      Anadolu’yu karış karış gezmiş, yüzlerce yerde Ermenilerce soykırıma uğratılmış masum ve sivil halkın toplu mezarlarını görmüş az sayıdaki insanlardan olmamıza rağmen; geçmişte yaşananların temcit pilavı gibi önümüze getirilmesinden, buna bağlı olarak daha çok ayrışıma itilmekten ve soykırım üstünden “Soykırım Ağaları”nın para, ün ve makam kazanmasından bıktık.
      “Soykırım Ağaları” yalan ve iftiralarını sıralayıp tekrarladıkça, iş birlikçileriyle birlikte Türkiye’yi kuşatmaya çabaladıkça bu ayrışma konusunu sona erdirmenin yolları da birer bire kapanıyor.
      Her devirde, onlara cevap veren, gerçekleri açıklayan birileri de olacaktır mutlaka…

      Yahudi kökenli vatandaşlarımızı Yisrael Beiteniu ve onun zihniyetindekilerle bir tutmak ne kadar yanlışsa Ermeni kökenli vatandaşlarımızı soykırımcı Ermenilerle özdeşleştirmek de o kadar yanlıştır. Kürt kökenli vatandaşlarımızı terör örgütleriyle bir tutmak ne kadar yanlışsa Rum kökenli vatandaşlarımızı da Yunanistan’la özdeşleştirmek, o kadar yanlıştır.

      Dileğimiz, Atatürk Dönemi’ndeki gibi bir ve birlik olmak.
      Şu kötü, kâbus dönemi sonsuza kadar kapansın gitsin.
      Tabii ki bu ülkede herkes; köken ve din ayırımı yapmadan, yapılmadan subay, memur, öğretmen olabilmeli…
      Bakanlık, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapabilmeli.
      Aksi büyük haksızlık, büyük günahtır.
      Bu haksızlığı, bu günahı işlemeye de hiç kimsenin ne hakkı ne de yetkisi var.

      Marisa Hanım, eğer dedenizin iş yeri Yüksek Kaldırım’daki mağazaysa çok uzun yıllar ona müşteri olduk. Orada aynı işi yapan Aron ve Süslen’de vardı diye hatırlıyorum.
      En büyük müdavimleri de askerî okul öğrencileri ve subaylardı.
      Yani askerler de ayırım yapmazlardı biz siviller gibi…

      Marisa Hanım, size en içten başarı dileklerimizi yolluyoruz.
      İnşallah seçilir ve azınlık denen inanmadığımız bir kavramın değil; bu ülkenin her vatandaşının, en çok da gölgede kalan insanların, sessizlerin sesi olursunuz.

      Yorumcu arkadaşların ortak dilekleri sizi daha iyi tanımak.
      Dilediğiniz zaman “Sessizliğin Sesi Grubu’na dahil” tüm internet yayınlarından da yararlanabileceğinizi söylemek isteriz.

      Başarı dileklerimizle saygılar sunuyoruz.

      Sessizliğin Sesi Grubu adına
      Günay Tulun

      Posted by SESSİZLİĞİN SESİ GRUBU | 17 Nisan 2011, 11:46 pm
      • Sayın Günay Tulun,
        Sözlerinize, bir tek istisna hariç, tamamen katılıyorum.
        Yisrael Beitenu zihniyetinden menfi bir şekilde bahsettiniz. Ben hem parti müşavirlerinin, hem de Avigdor Libermanın istediğini çok yakından tanırım. Kısaca izah etmek istiyorum.
        Filistin devleti kurulursa şu anda 1967 ateş kes hatları arkasında İsrailde bulun Arap şehir ve kasabaları, mümkün olduğu kadar yeni Filistin devletine, ahalisini devşir etmeden, coğrafi bakımdan bağlanacaktır. Bu konuda ‘çekil git’ diyen yok! Buna karşılık West Bank tabir edilen bölgede bulunan önemli yahudi şehir ve kasabaları, gene coğrafi olarak, İsrail sınırlarına katılacaktır. Partinin bu konudaki ana fikri böyledir.
        Zaten genel olarak sulh anlaşmalarında ‘ahali devşirilmesi’ görülmemiş bir şey değildir. Alzas- Lotringde yaşayan almanlar Almanyaya göç etmişlerdir. Yunanistan, Yugoslavya ve Bulgaristanda yaşayan Türkler bu şekilde kardeşlerinin yanında yaşamak istemiş ve bu arzuyla Türkiyeye göç etmişlerdir. Yanılmıyorsam Kırgızlar bile böyle yapmışlardır. Kısacası bu partinin politikasının Arapları zorla kapıdışarı etmek istediğini zannediyorsanız yanılıyorsunuz.
        Gene hatırlatmak istediğim bir mefhum İsrailde 1,7 milyon Arap, West Bankda 0 yahudi fikrinde eşitlik olmadığıdır. İsrail böyle bir anlaşmayı kabul edemez.
        Mari Gormezanoya başarılar dileğimi tekraren…..

        Posted by İshak Haskiya | 18 Nisan 2011, 2:44 pm
  5. Aziz bey NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE DİYORUM. ve başka bir şey demiyorum. Her şey çözüme kavuşacak. yeter ki beni ve Barış Kanan’ı aday göstersinler. her şey çözülecek. Buna şerefim üzerine yemin ediyorum. Serkan Erbay çok teşekkür ediyoruz. sağlıcakla kalın.
    Sevgiler.

    Posted by marisa gormezano(erikman) | 9 Nisan 2011, 12:07 pm
  6. CHP degilmi bu yasagi koyan onlarca senedir. CHP degilmi subay,hakim ve devlet memuru olmayi kisitlayan azinliklara. Ne oldu , AKP den cesaret alarak bir seyin degiseceginemi inaniyorsunuz? Iki partide reklam pesinde, oy pesinde, secildikten sonra ayni tas ayni hamam devam edeck , cunki turk milleti hicde hazir degil bu yasagi degistirmeye. Turk milleti hayatindan memnun, hala korkuyorlar azinliklarin develt idaresinde olamalarina. Guvenmiyorlar , azinliklari kendilerinden gormuyorlar, ve bu degismeyecek. AKP sayesinde daha muhazafakar olan turk milleti Osmanlilarda oldugu gibi sadece koruyacak zavalli azinliklarini , onlara birsey olmasin diye calisacak , ama ucuncu sinif muamalesi devam edecek. Zaten CHP nin secilecegi bile yok, bosuna patiurdi cikarmak denir buna. Marisa, daha iyi sen ailenle mesgul ol, boyle zarzavatlar senin neyine ?

    Posted by Betty | 8 Nisan 2011, 5:00 pm
  7. Sayın Marisa Hanım – Selam

    Şimdi sizi daha iyi tanıdım. Başarılar dilerim.

    Ancak bir sorumu tekrarlamak isterim :

    Dini Azınlıkların ESKİ bir yara’sı ki Devlet Memuru olamamak idi.
    Bu durumda BİZLER her nekadar TC Vatandaşı isek de, neremizi
    patlatsak-Subay-Kaymakam-Hakim-Savcı-Bakan-Başbakan ve C.
    Başkanı olamıyoruz. Bizleri VATANDAŞ olarak kabul eden TC, demekki bir SINIR koymuştur ve bu SINIRDAN içeri giremiyoruz.
    SİZ ve CHP bu “kangren” olan yarayı kesip atabilecek mi???? Yoksa
    “böyle gelmiş ve böyle gidecek” mi diyeceksiniz ve Milletvekili olduğunuzda bu ” kısıtlı” Vatandaşlığı kabul mu edeceksiniz??
    Saygılar ve Başarılar.

    Posted by Aziz PiNASSi | 8 Nisan 2011, 3:58 pm
  8. sayın marisa hanım;cesaretiniz muhteşem,çalışmalarınızda başarılar dilerim.hayırlı olsun.

    Posted by serkan erbay | 8 Nisan 2011, 3:18 pm
  9. Neden olmasın? Ülkesini seven, ilerletmek ve geliştirmek isteyen, kendinde bu konuda kabiliyet gören adaylığını koyar, seçilirse mılletvekili de olabilir, bakan da. İsveçte bakanlar kurulunun yarısı erkek, yarısı kadın. Aslında ‘bir lokma sana, bir lokma bana’ niyetiyle bakarsak biraz çocuksu ama görev yapabiliyor.
    Mari Gormezanoya sabır, cesaret ve başarılar dilerim!

    Posted by İshak Haskiya | 6 Nisan 2011, 7:49 am
  10. İsminden başka bir bilgi yok.
    Kendisi veya evli ise, eşi Çanakkalelidirler tahmin ediyorum.

    İzmirli Lina Gaon’dan sonra -muhtemelen- Çanakkale kökenli- bir

    bayan daha. Hadi hayırlısı.

    Posted by Aziz PiNASSi | 5 Nisan 2011, 12:47 pm
    • Selam arkadaşlar. merakınızı gidereyim, Gormezano kızlık soyadım. Rahmetli Dr. Zeis Gormezano’nun yeğeniyim. Albert Mazliah Erikman ile evliydim. 26 sene sonra tekrar eski soyadıma döndüm. Belki bu yüzden tanımamış olabilirsiniz. :))Dedem (annemin babası ), Adolf Loker, Polonya’dan 1900 lerde göç etmiş Osmanlı’ya,sonra Atatürk’ün Türkiye’sinde yaşamaya karar vermiş. Ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kıyafet ve şapka devriminde, bizzat onunla çalışmış, kasketler ve şapkalar, subay şapkaları tasarlayıp, üretmiş. Ben onun torunuyum. Dedemin ve sevgili ATATÜRK’ün mirasını üzerimde hissediyorum. 2023 te cumhuriyetimizin 100. yılını , ülkemiz özgür, çağdaş, eşit, sosyal demokrat bir ortamda kutlayacak. Hepinizin desteğini bekliyoruz.

      Posted by marisa gormezano(erikman) | 7 Nisan 2011, 9:36 pm
      • Bu arada bu yola tek başıma çıkmadım. Çok değerli ve önemli bir ortağım var.ADI BARIŞ KANAN. Onun varlığı beni güçlendirdi. Genç yaşına rağmen Uluslarası politik çalışmalarının Türkiye’ye katkısının değeri biçilemez.Sn. Barış Kanan 32 yaşında İzmir’li genç bir politikacı. Opera sanatçısı. Barış Kanan’da CHP İZMİR 2.BÖLGEDEN ADAY ADAYI. Dinamik ve genç Türkiye’nin yeni yüzü olmaya aday.

        Posted by marisa gormezano(erikman) | 7 Nisan 2011, 10:18 pm

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Stats

%d blogcu bunu beğendi: