>
you're reading...
OHA, Ortadoğu Haber Ajansı, Star

Soykırım Inkârcılğı: Roger Garaudy’nin Avrupa’da yasaklanan kitabı Türkçe’ye çevirilip yayımlandı…

Star gazetesinde atılan başlık Holokost kurbanlarına hakaret

Star gazetesinin; “Ünlü Fransız düşünür Roger Garaudy” şeklinde sunarak onurlandırdığı Gülcan Tezcan haberinde Soykırım Inkârcılğı’na methiye yapılan yazıda çevirmen ile söyleşi aktarılıyor. Utandırıcı “Garaudy’nin GÖR dediği” haberinden alıntılar:
Ünlü Fransız düşünür Roger Garaudy, İsrail’in Siyonist politikalarını yazmaya başladığında adeta ateşle oynuyordu. Söyledikleri ve araştırmaları ile dünyada önemli bir gücü elinde tutan Siyonizm lobisinin hışmına uğraması kaçınılmazdı. Ancak fikir namusuna sahip bir aydın olarak Garaudy, Batı entelijansiyasında dışlanma pahasına gerçekleri yazmaktan geri durmaya niyetli değildi. Nitekim tüm dışlamalara, yalnız bırakılmalara, soruşturmalara, cezalara, dağıtım şirketlerinin kitaplarına ambargo uygulayıp, fiili yasak koymalarına rağmen yılmadı Garaudy. Yazarın 25 yıl önce kaleme aldığı İlahi Mesajlar Toprağı Filistin işte böylesi yasaklı kitaplardandı. Kitabı dilimize kazandıran Cemal Aydın, Garaudy’nin İsrail’in ipliğini pazara çıkardığını söylüyor […]”.
Wikipedia: Main article: The Founding Myths of Modern Israel

In 1996, Garaudy published his most controversial work, Les Mythes fondateurs de la politique israelienne, later translated into English as The Founding Myths of Modern Israel. Because the book containedHolocaust denial, French courts banned any further publication and on 27 February 1998 fined him 240,000 French francs. He was sentenced to a suspended jail sentence of several years. Following his trial and conviction in France, Garaudy was hailed in the Muslim world and received substantial financial, political and public support. In the Islamic Republic of Iran, 160 members of the parliamentsigned a petition in Garaudy’s support. Senior Iranian officials invited him to Tehran and received him warmly. Iranian leaders condemned Israel and the West for bringing Garaudy to trial. Iran’s Supreme Leader Ali Khamenei cited Garaudy for his work in exposing the Zionists’ “Nazi-like behavior.”[1] Iranian President Mohammad Khatami described Garaudy as “a thinker” and “a believer” who was brought to trial merely for publishing research which was “displeasing to the West.”

Reklamlar

Tartışma

Soykırım Inkârcılğı: Roger Garaudy’nin Avrupa’da yasaklanan kitabı Türkçe’ye çevirilip yayımlandı…’ için 28 yanıt

  1. SAYIN MEHMET HAKAN PANZEHIR YORUMUNDA TAMAMEN HAKLIDIR . BUNDAN DOLAYIDIR KI SOYKIRIMI YAHUDI HALKINA YAPILMIS KATLIAM OLARAK GOREN YAHUDILER AMERIKADA BIR ERMENI SOYKIRIM MUZESININ ACILMASINA ITIRAZ ETMIS VE SONRADAN DA KUVVETLI LOBILERI ILE AMERIKAN KONGRESINDEN ERMENI SOYKIRIMI TASARISININ GECMESINE MANI OLMUSLARDIR . SOYKIRIM BIR MILLETI TAMAMEN YOK ETMEK TEHCIR ISE TOPRAKLARINDAN SURMEKTIR.

    Posted by YUSUF ELHAC | 17 Haziran 2012, 5:12 pm
    • Yusuf Elhac, senin hic bir seyden haberin yok., Turk yalanlarini ve palavralarini yedin ! 500. yil vakfi bu yalanlari dunyaya yayan yalanci bir vakiftir. Turkiyede yasayan yahudilerin cikari icin Ermeni Soykirimi kabul edilmedi. Turkiyedeki yahudiler yuzunden Israel goz yumdu simdiye kadar. Ama artik bitti, Ermeni Soykirimi Israelde kabul edilmis, yakinda cumle alem ilan edilecek bir soykirimdir. Nasil Yahudi Shoasi olduysa, aynen Ermeni Shoasi oldu , gercektir bu., Turk yalanlariyla daha ne kadar zaman dunyayi uyuttugunuzu zannediyorsunuz? Turkler bir milleti yok ettiler, Ermenileri yok ettiler. Bunlara ilave Suryanailer ve Rumlarda yok edildi o kanli ve rezil topraklarda. Okumak isterseniz ,veya gercekleri bilmek isterseniz OKUYUN !!!! Okuyun once turkiye ne haltlar yedi ikinci dunya savasinda kendi oz turk vatandaslari icin : http://erikmagnuslehnsherr.blogspot.com/2012/06/holokost-ve-turkiye.html

      Biktim yalancilarin ve yalanlarin her yerde dolasmasina . Turk yahudisi once anlasin ne oldugunu ve nereden geldigini, sonra ahkam kesilsin Ermeniler hakkinda.

      Posted by Betty | 17 Haziran 2012, 5:21 pm
  2. PANISLAMA ELCEVAB ; MILLI GORUS SAYESINDE BUGUN SANLI TURK ORDUSU KOMUTANSIZ KALIP BIR AVUC PKK GERILLASINLA BAS EDEMEZ HALE GELMISTIR BIR HARB VUKUUNDA NE OLACAGINI DUSUNMEK BILE ISTEMEM SAYIN EKREM PAKDEMIRLININ # BENIM ZAVALLI ORDUM # MAKALESINI IYICE OKUYUN O ZAMAN BAKALIM UYANACAK MISINIZ ?

    Posted by YUSUF ELHAC | 17 Haziran 2012, 2:51 pm
  3. Sayin Isaac Haskiya,

    Melis Hanim’a vermis oldugunuz cevabiniza binaen, Ermeni konusunda kaynakca olarak yanliz Vikipedya’yi kullanmadiginiz yonunde bir aktarimda bulunmussunuz. Eger diger kaynaklarinizi da paylasirsaniz, size karsi kaynaklar sunarak konunun gerceklere deginimi konusunda yardimci olmaya calisabilirim. Hatta bu konuda Turkiye Cumhuriyeti tarafindan acilan Osmanli Devlet Arsivleri’nden alinan belgeler ile donanmis, eski TTK Baskani Sayin Husuf Halacoglu’nun bircok kitabinda aktarilan verileri de paylasabilirim. Bildiginiz gibi bugune kadar Sayin Halacoglu’nun Ermeni konusunda one surdugu tezlere karsin henuz hicbir tarihci belgesel bir antitez sunamamistir.

    Simdi izninizle Melis Hanim’in aktarimina cevaben bulundugunuz yorumlariniza deginmek isterim.

    “1. Birkaç Valide Sultanın hıristiyan ve yahudi olması doğuda yaşayan ermenilerin hor görülmediğini ispat edemez. Zaten bu hanımların çoğu dışardan gelmedir.” Demissiniz.

    Bu yorumunuzun Ermeni konusu ile baglantisi, maalesef zan olmaktan oteye gidemez. Sunu unutmayiniz ki; sizin su anda masum olarak sunmaya calistiginiz ortodoks Ermeniler ve Rumlar tarafindan saraya, bilhassa da Abdulhamit Han’a iletilen jurnaller ile pek cok Yahudi, Osmanli icindeki itibarini ve de ekonomik gucunu kaybetmistir. Dolayisi ile bu durum, yani Yahudiler’in gucunu kaybetmesi ile dengeler Ermeniler ve Rumlar lehine degismistir. Ayrica sunu da unutmayiniz ki, Ermeni ve Rum jurnalleri oncesinde Yahudi dusmanligi olarak tanimlanabilecek bir kavram, Osmanli icin gecersiz iken, Ermeni ve Rum jurnalciliginden sonra gozle gorulur, kulak ile isilitilir bir kavram haline donusmustur. Soylemek istedigim sudur: Ermeniler, sizin savunmaya calistiginiz kadar masum degillerdir.

    “2. Osmanlı Devletinde birkaç ermeninin veya yahudinin veya rumun nazır olması da söz konusu hor görmenin olmadığını ispat edemez. Milletvekilleri de aynen öyledir.” Demissiniz.

    Osmanli kayitlarini incelerseniz, ulkede devlet makami ile onurlandirilan gayri Muslimler icinde Ermeniler’in sayisi tavan yapmistir. Turkiye Cumhuriyeti doneminde bile bu durum degismemistir. Turkiye Cumhuriyeti’nin ilk gayri Muslim milletvekili, Afyonkarahisar’dan vekil olarak meclise sokulan bir Ermenidir. Osmanli, gayri Muslimler icinde her daim Ermeniler’e digerlerinden fazla imtiyaz tanimistir. Bunun da nedeni, Selcuklu Imparatorlugu donemine gider. Turk ordularinin Bizans’a karsi Anadolu’da bulunmus oldugu savaslarda, Ermeniler’in Turkler’in yaninda Bizans’a karsi savasmis olmalarindan kaynaklanir. O gunlerde, Bizans topraklarindan yasamlarini idame ettiren Ermeniler nasil ki daha guclu bir millet olarak Turkler’in yaninda yer almislarsa, Osmanli’nin son donemlerinde de daha guclu olarak gordukleri Ruslar, Ingilizler ve Fransizlar yaninda yer almayi tercih etmislerdir. Ustelik, tarih boyunca Osmanli’nin kendilerine yonelik imtiyazli yaklasimlarini bir anda unutarak boylesine davranmislardir.

    “3. Türk ve ermeni halkı arasındaki karşılıklı katliam gene halk seviyesindedir. Oysa ki koskoca bir devletin kendi azınlığına yaptığı eziyet tamamen başka bir iştir. İkisi mukayese edilemez. Türk köylerini ermeniler basmıştır, ermeni köylerini de türkler basmıştır. Bu baskınlar her iki cemaatte büyük miktarda ölü ve yaralı kayıp vermiştir. Mezarların mevcudiyeti halk arasındaki kavgaların şahididir. Bunu da inkar eden yok! Meselenin çekirdeği Osmanlı hükümetinin kendi asker ve idarecilerinin eliyle yaptığı işlemlerdir.” Demissiniz.

    Turk ve Ermeni halki arasindaki karsilik katliam gene halk seviyesindedir, yorumunuz yanlistir. Ermeni katliamlari, Rusya’nin ve Fransa’nin fiziki, Ingiltere’nin siyasi destegi ile vuku bulmustur. Bin sekizyuzlu yillarin ortalarinda Ermeniler ve Turkler arasinda husumet yok iken, 1830 yili itibari ile Anadolu’da ABD ve Ingiltere’nin siyasi baskilari neticeleri acilmaya baslayan misyoner okullari, Rusya’da alevlenmekte olan Ermeni komitaciligi ile uyum icinde olmustur. Anadolu Ermenileri’nin beyni ABD ve Ingiliz propagandalari ile yikanmis, bedenleri de Rus ve Fransiz uniformalari ile donatilmis, akabinde de Ermeni Turk dusmanligi yesertilmistir. Bu dusmanligin tohumlari Turkler icine degil, Ermeniler icine atilmistir. Cogu cahil olan Rus Ermeniler ile baslayan komitacilik, Anadolu Ermenileri’nin de katilimi ile Turk katliamlarina neden olmustur. Yoksa sizin aktarmis oldugunuz gibi, Ermeni halk Turkler’e saldirmis, Turk halki da Ermeniler’e saldirmis gibisinden bir ilkokul ogrencisi tanimlamasi, bu konunun entellektuelleri arasinda oneme vakif bir veri olarak sunulamaz.
    Osmanli Devleti’nin kendi asker ve idarecilerinin eliyle yaptigi islemler olarak tasvir ettiginiz karsi ataklar, bir devletin kendi ulke halkini ve topraklarini savunmasi icin bulunulabilecek en adil tutum olmustur. Eger ki Osmanli’nin amaci Ermeniler’in soyunu kurutmak olsa idi, tehcir yerine Hitler gibi gaz odalari insasina baslamak gibisinden bir uygulama getirirdi. Oysa Osmanli, aynen ABD’nin II. Paylasim Savasi sirasinda Japonlar’a yapmis oldugu gibi, Ermeniler’in tumunu degil, komitacilarini bulunduklari vilayetten toplayarak, diger bir vilayetine naklettirmeyi tercih etmistir. Sinir disina bile atmamistir. Tehcir suresince nakil edilmekte olan halkin korumasi icin ozel kuvvetlerini gorevlendirmistir. Goc sirasinda bulunulan bazi saldirilari onleyemedigi icin, Osmanli, kendi askerini idam ile cezanlandirmistir. Eger ki amac soykirim olsa idi, goc sirasinda askeri birlikler gorevlendirilmez, Ermeni halkinin Kurdler tarafindan linc edilme girisimlerine goz yumulur idi. Butun bu gercekleri elimizin tersi ile atarak, Osmanli, devlet eli ile Ermeni katliaminda bulunmustur demek, yanlizca tarih bilimine hakaret degil, ayni zamanda vicdanlara vurulmus bir kelepce olarak da tanimlanabilir.

    “4. Wikipediyaya saygı göstermiyorsunuz. Benim tek kaynağımın yalnız onun olduğunu nereden çıkardınız. Bu konuda sayısız kitap ve makaleler yazılmıştır. Ingiliz seyyahının sözleri Wikipedyanın sözleri değildir. Benim de sözlerim değildir. Wikipedya herkesin kolaylıkla bulabileceği bir kaynaktır. Siz de isterseniz serbestçe kullanabilirsiniz.
    Bu arada 1920 senesindeki Türkiye-Ermenistan savaşının, Sevr anlaşmasını kabul eden padişahın emriyle değil, anlaşmayı kabul etmeyen milliyetçi ordu kumandanı Mustafa Kemalin, Kazım Paşaya verdiği emriyle başladığını yazmak istiyorum. 13 eylül 1920 tarihinde başlamış ve 18 Kasım 1920 tarihinde Ermeni Demokratik Cumhuriyeti kuvvetlerinin kapitülasyonu ile sonuçlanmıştır. Bu devletin de Sevr anlaşması neticesi olarak 1918de güney Kafkasyada kurulduğunu yazmak gerek. Yenilmenin sonucu olarak bu 2 sene yaşamış devletin topraklarının yarısı eski sahibi Türkiyenin eline ve diğer yarısı da Sovyet Rusyanın eline geçmiştir. 16 mart 1921 tarihli Kars Anlaşması ile Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve Acarlar arasında bu yeni hudutlar tasdik edilmiştir.
    Bu mevzudaki katkım buraya kadar!” Demissiniz.

    Vikipedya haricinde yazilmis sayisiz kitap ve makaleler icinde, satin alinmis yazarlar, akademisyenler ve tarihciler oldugunu da lutfen gormezden gelmeyiniz. Eger bu konuda bir kanit istiyorsaniz, hemen Wellington House’in, sirf Ermeni konusu icin Ingiliz Kraliyet Ailesi’nin onayi ile o gunlerin parasiyla ne kadarlik bir butce ayirmis oldugunu da arastiriniz lutfen. Ki o zamanlar, Ingiltere’nin bu propaganda icin ayirmis oldugu butce ile, Afrika’nin yarisini satin alabilir, istediniz kadar kabile devleti kurabilirdiniz.

    Turkiye Ermenistan savasinin, milliyetci ordu komutani Mustafa Kemal’in Kazim Pasa’ya verdigi emirle 13 Eylul 1920 senesinde baslamis oldugunu ifade etmissiniz. Hayir, yaniliyorsunuz. Cunku 13 Eylul tarihinde TBMM’nin almis oldugu bir ne bir karar vardir, ne de kanun cikartilmistir. Meclis kayitlarindan bu soyledigimiz dogrulayabilirsiniz. Cunku o tarihlerde, Yozgat Isyani’nin bastirilmasi ile ugarsiyorduk. Biz Yozgar Isyani’nin bastirmaya calisirken, Ermeniler, Bardiz ve Kotek’te saldiriya gecmislerdi. Bir taraftan Yozgat isyanlari ile ugrasirken, diger taraftan Ermeni saldirilarini puskurten Turk kuvvetlerine karsin Ermenier, 5 Kasim 1920’de mutareke istemislerdir. Zor bir durumda yakalanan Ermeniler’i katletmek yerine Turk tarafi mutarekeyi kabul etmis ve Ermeniler’in cekilmesine izin verdigimiz Igdir’a 12 Kasim 1920’de Turk birlikleri girmistir. 18 Kasim 1920 ise, emperyalizme karsi TBMM’nin aciklamada bulundugu beyannamenin gunudur. Kars Antlasmasi da, ifade etmis oldugunuz gibi 16 Mart 1921’de degil, 13 Ekim 1921’de imzalanmistir. Ustelik bu antlasmanin icinde Acarlar’in varligi soz konusu olmamis, Acara bolgesi, Gurculer tarafindan temsil edilmistir. Antlasma, Ermenistan, Azerbaycan, Gurcistan ve Turkiye arasinda imzalanmis, Sovyetler de bu antlasma boyunca araci statusunu korumustur. Sanirim siz tarihleri karistirdiniz.

    Isminizden anlayabildigim kadari ile Musevi bir Turksunuz. Yahut da, Turkce bilen bir Musevisiniz. Sizin bu konumuz, Yahudi Soykirimi hakkinda detaylari ile bilgi sahibi olmanizi da gerektirir. Hal boyle iken, Ermeniler’in ve de hatta bazi genc Yahudiler’in tutup da Ermeni isyanlarini, Armenian Holocaust olarak degerlendirmesi, sizce, Yahudi Soykirimi’na yonelik bir asagilama degil ise ne olarak degerlendirilmelidir, bilemiyorum. Evet, Ermeniler’in cahilce bulunmus olduklari ihanet ve guclu devletlerin provokasyonuna gelerek baslattiklari katiamlar ve o gunlerdeki her iki tarafin aci kayiplarinin vuku bulmasi, tarihin sayfalarina islenmesi gereken kara bir yapraktir. Fakat bu yapragi soykirim olarak tanimlamak, hele de bir Yahudi’nin, bahsi gecen cete isyanlarini soykirim olarak tanimlamasi, ve de Yahudi Soykirimi ile esdeger bir konuma tasimasi hatasinda bulunmasi, yanliz tarih tarafindan degil, Yahudi Milleti tarafindan da af edilmemesi gereken bir hatadir kanisindayim.

    Mehmet Hakan Panzehir

    Posted by Mehmet Hakan Panzehir | 14 Haziran 2012, 11:47 pm
  4. sayın DAVID KOHEN Filistinlilerin memleketini nasıl işgal ettiğinizi en iyi benim türk milletim bilir. Cihan padişahımız Zatı Şahaneleri Sultan 2. Abdülhamit Han Hazretlerine filistinde yurt edinmek için yaptığınız kahpece teklifleriniz hala arşivlerimizde durmaktadır. Hükümdarımızı yerli işbirlikçi adeta gönüllü siyonist olan masonteşkilatlarında yetiştirdiğiniz çapulcularla, italyan masonlocaları büyük üstadı Emennuel Karasso efendinin 5 yıl süren tetkiler sonucu 1903 yılında selanike yerleşip 1897 Basel Siyonist Kongresinde aldığınız karar gereği Osmanlı İmparatoru Ulu Hakanımızı yaptığınız ayak oyunları ile kripto hocalar ve şuursuz müslümanlar eli ile aldığınız sahte fetva sonucu padişahımızın hallini istediniz. ve birçapulcu takımı olan harekat ordusu ile bu emelinize ulaşıp size arzı mevudda yurt edinmenize olanak sağlayan batı şarhoşu ittihat terakki yi iktidara taşıyıp ingiliz işgaline zemin hazırladınız. 1918 de ingilizlere sağladığınız gizli ve haince destekle filistin kanal cephesinde mağlubiyetimizi sağladınız. Eline sağlık ki Rahmetli Generalimiz Cevat Rıfat ATİLHAN kendi garnizon sınırlarındaki bu hain siyonist leri tespit edip 300 kadarını hak ettikleri yere göndermiştir. Bununlada durmayıp ingilizlerle beraber olup yerli filistin halkını baskı zulüm ve tehditle topraklarına elkoyup dünyaya kendileri bize sattı yalanını uydurdunuz. filistine yahudi göçünü sağlayıp mesihin gelmesini hızlandırmanız gerekiyordu avrupadan hiç bir yahudi göç etmeyi kabul etmediğinden 2. dünya harbini sizin gibi yahudi olan HİTLER e yaptırıp yahudileri filistine göçünü hızlandırıp aynı zamanda ayakbağı olabilecek siyonist inançlara bağlı olamayan sade musevileri ve çingeneleri ölüme gönderdiniz. 1987 siyonist kongresindeki aldığınız ikinci karar gereği ilk 50 yılda İSRAİL devletini kurdunuz ve 1967 de yani 3. 25 yılda işgal ettiği toprakları genişleterek 4.25 yılda yani tam 100 yıl sonra 1997 yılında nil den fırat nehrine kadar olan havzada büyük israil krallığını ila etmek, süleyman mabedini yenden inşa aetmek yeryüzü yahudi krallığını kurmak hedefiizi türkiyede refah partisi engellediğinden hala o kuyruk acısı ile erbakan ve milli görüşe kin kusmaktasınız. Merak etmeyin en kısa zamanda islam coğrafyasının gögsüne saplanan İSRAİl hançeri çıkarılıp yeryüzüne yeniden adilbir düzen peygamberi nizam kurulacaktır. ona buna saldırmayın davıd efendi. sıranızı bekleyin az kaldı bu milletin genlerinde batılla mücadele hep vardır. Isbatmı istiyorsun Malazgite bak. Kosaovaya bak Niğboluya bak Galiçyaya bak. Selahattine bak. Baybarsa bak ama merak etme şuanki durumunada sevinme köşeyi döneceksin hangi köşeyi bu köşeyi degil uçurumdan aşağı olan köşeyii. Tüm mazlumlara selam olsun Allah bize yardım ettiği zaman kimse bize galip gelemez….

    Posted by Panislam | 15 Mayıs 2012, 3:24 pm
  5. Melis,
    Yaşlı olmama rağmen isminizi hatırlıyorum. Bu yerde fikir değiş tokuşu yapmıştık. Yorumlarınıza teker teker cevap veriyorum:
    1. Birkaç Valide Sultanın hıristiyan ve yahudi olması doğuda yaşayan ermenilerin hor görülmediğini ispat edemez. Zaten bu hanımların çoğu dışardan gelmedir.
    2. Osmanlı Devletinde birkaç ermeninin veya yahudinin veya rumun nazır olması da söz konusu hor görmenin olmadığını ispat edemez. Milletvekilleri de aynen öyledir.
    3. Türk ve ermeni halkı arasındaki karşılıklı katliam gene halk seviyesindedir. Oysa ki koskoca bir devletin kendi azınlığına yaptığı eziyet tamamen başka bir iştir. İkisi mukayese edilemez.
    Türk köylerini ermeniler basmıştır, ermeni köylerini de türkler basmıştır. Bu baskınlar her iki cemaatte büyük miktarda ölü ve yaralı kayıp vermiştir. Mezarların mevcudiyeti halk arasındaki kavgaların şahididir. Bunu da inkar eden yok! Meselenin çekirdeği Osmanlı hükümetinin kendi asker ve idarecilerinin eliyle yaptığı işlemlerdir.
    4. Wikipediyaya saygı göstermiyorsunuz. Benim tek kaynağımın yalnız onun olduğunu nereden çıkardınız. Bu konuda sayısız kitap ve makaleler yazılmıştır. Ingiliz seyyahının sözleri Wikipedyanın sözleri değildir. Benim de sözlerim değildir. Wikipedya herkesin kolaylıkla bulabileceği bir kaynaktır. Siz de isterseniz serbestçe kullanabilirsiniz.
    Bu arada 1920 senesindeki Türkiye-Ermenistan savaşının, Sevr anlaşmasını kabul eden padişahın emriyle değil, anlaşmayı kabul etmeyen milliyetçi ordu kumandanı Mustafa Kemalin, Kazım Paşaya verdiği emriyle başladığını yazmak istiyorum. 13 eylül 1920 tarihinde başlamış ve 18 Kasım 1920 tarihinde Ermeni Demokratik Cumhuriyeti kuvvetlerinin kapitülasyonu ile sonuçlanmıştır. Bu devletin de Sevr anlaşması neticesi olarak 1918de güney Kafkasyada kurulduğunu yazmak gerek. Yenilmenin sonucu olarak bu 2 sene yaşamış devletin topraklarının yarısı eski sahibi Türkiyenin eline ve diğer yarısı da Sovyet Rusyanın eline geçmiştir. 16 mart 1921 tarihli Kars Anlaşması ile Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve Acarlar arasında bu yeni hudutlar tasdik edilmiştir.
    Bu mevzudaki katkım buraya kadar!

    Posted by Isaac Haskiya | 7 Temmuz 2011, 3:47 pm
  6. Yoanna,
    Yorumların ve kullandığın sözlerin kaynakları sokaktan çıkma, cahilâne kullanılan, çiğnene çiğnene tadı kalmamış ve beyin yıkamaktan başka bir maksâdı olmayan boş laflardır. Bilgi ufuğun ne mâziye dayanıyor, ne de geleceğe ulaşıyor.
    İslâm dünyasının 623 ile 723 seneleri arasında, Arap yarımadasından gayri zapt ettiği, 10 milyon kilometrekareden başlayalım. İlk olarak bunu araştır! Neden yapıldığını öğren!
    İkinci sırada, bugün filistinliler tabiri ile adlandırılan arapların, İsrailin kurulmasından çok zaman önce, 1920, 1921 ve 1929 senelerinde, Yeruşalayimde, Hayfada, Safed ve Hebronda yaptıkları yahudi katliâmlarını öğren! Bu katliâmlara ayni yerlerde 1936 ve 1939 seneleri arasında yapılan katliâmları ekle!
    Üçüncü olarak İngilterenin %75ini Ürdüne verdiği, filistin denilen toprakların nereden çıktığını öğren!
    Senin bilmeden konuştuğun mevzular o kadar çok ki burada listesini yapmak hem çok zor hem de faydasız çünkü anlamak istemeyeceksin!
    İsrail ordusu filistin araplarının yaptığı her şiddet ve terör işlemine cevap vermiştir ve cevap vermeye devam edecektir.
    Çoluk çocuğun, kız, kadının, okul ve evlerin arasında ve arkasında saklanarak ateş açanlara, gençlere cephâne taşıtanlara, mümkün olduğu kadar sivillere zarar vermeden, ateşle cevap verilmiştir. Fosfor bombalarından ne olduklarını bilmeden konuşuyorsun. Bu silah gâyet kuvvetli bir ışık veren ve düşmanın görme kâbiliyetini azaltan, yasak edilmemiş bir silahtır. İsrail Gazze halkına ‘savaş alanından çıkın’ talimâtı vermiş, buna karşılık Hamas da ‘sakın çıkmayın, İsrailin ateş açma imkânlarına engel olun’ demiştir. İsrailin emrine itaat etmeyip dışarıya çıkanların üstüne yanık fosfor kıvılcımları düşmüştür.
    Yoanna, kısaca diyeceksem, sokaktan duyma boş laf sarfediyorsun. Vazgeç bu sevdâdan!

    Posted by Isaac Haskiya | 6 Temmuz 2011, 1:14 pm
  7. Tallarmeniantale (sayın demiyorum komik oluyor) Ermeni konusunda geniş bilgisi olan akademik kariyer sahibi bir şahıs olduğunuz belli. Evet bu konuda çok şeyler söylendi ve yazıldı.İstediğiniz kadar yırtının doğru veya yanlış tüm dünya Türklerin Ermenileri kestiklerine inanıyor.
    İsterseniz soykırımn deyin isterseniz katliam.Zaten tepkiniz sadece buna. Betty kardeşimin yüksek temperementli tepkisini anlıyorum çünkü artık cehalet bıktırdı. .Başbakan dememişmiydi bazı yorumlar insanı katil eder diye
    Birisine 40 kere deli derseniz o kişi delirirmiş. Başbakanınız ve popülist basın ağzına sakız etmiş İsrail fosfor bombaları kullandı, Gazzede katliam yaptıi çocuk oldürdü filan….Böylece Türkiyede tüm bilgisi sadece o günkü gazetede ve televizyonda söylenenler olan yabancı lisan bilmeyen ve yabancı basını izlemeyen halkın çok büyük bir oranı da bunlara inandı bir kere. Yoana da bunlardan biri. İbranicede bir deyim vardır -kızkardeşine fahişe dediler,sen şimdi kızkardeşin olmadığını ispatla bakalım……
    Yapacak fazla birşey yok. En azından kendi doğrularımızın savaşını vermeye devam edelim. Ben İlahi adalete en azından bu dünyada inanmıyorum.Bu bakımdan güçlü olmak şart. Güçlü olmak haklı olmak demektir ve lafla peynir gemisi yürümez.
    Nereden nereye geldik.Bizler ki Ermeni tasarısının ABD de meclisten geçmemesi için canla başla ve başarı ile savaşmıştık..

    Posted by moshe kohen | 28 Haziran 2011, 11:25 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Mahmudi aşireti mensupları 100 yıl sonra bir arada 24 Eylül 2018
  • Ürdün ve ABD'den 'Filistin' görüşmesi 24 Eylül 2018
  • Doğu Demirkol Frankfurt'ta En İyi Erkek Oyuncu adayı 24 Eylül 2018
  • Çeşme'nin Sakız koyunları ve koçları 'en iyi' seçilmesi için yarıştırıldı 24 Eylül 2018
  • 7 camiden yardım parası çaldı, 8'inci camide yakalandı 24 Eylül 2018
  • Çevreci mahalleliden destekçilerine kavurma ve gözleme ikramı 24 Eylül 2018
  • Çan-2 Termik Santrali yeniden üretime geçiyor 24 Eylül 2018

Stats

Reklamlar