>
you're reading...
BirGün

Kerameti kendinden menkul bir Müslüman Türk mitosu ve Yahudiler

M. Ertuğrul Düzdağ’ın çevirmenleri hayrete düşürecek bir anlayışla Türkçe’ye aktardığı Kahraman Kardeşler’i (Ensar Neşriyat)

Uğur Kutay Birgün gazetesindeki köşe yazısında: “Yeni bir Kara Murat filmi gösterime hazırlanıyor, yeni bir Battal Gazi filmi için prodüksiyon çalışmaları yapılıyor, Herotürk, Recep Amcasının elini öptükten sonra dünyayı kurtarmak için yola düşüyor, İngiltere’de Türkler isyancıları dövüp polise teslim etmekle övünüyor; kerameti ve kahramanlığı kendinden menkul bir Müslüman Türk mitosunun göbeğinde yaşayıp gidiyoruz”, diyor ve ekliyor:
“Varoluşunu somut tarihsel olgular yerine mitolojik kavramlar üzerinden tanımlayan, ‘kendini uyduran’ bir toplumsal yapının trajedisi bu… Çok kaba ve çok da klasik bir sünni-Türk milliyetçiliği düzleminde gerçekleşen bu ‘kendini uydurma’ halinin zirveye çıktığı bazı özel anlar da var tabii yüce tarihimizde; Kahraman Kardeşler örneğinde olduğu gibi… Kahraman Kardeşler, 1927’de ABD’li bir grup yazarın Franklin W. Dixon takma adıyla ortaklaşa ürettiği çocuk kitapları serisi Hardy Boys’un Türkçe versiyonunun ismi.[…] ‘80lerde özellikle Mehmet Akif külliyatına dair yaptığı çalışmalarla Türk-İslam sentezi ideolojisinin edebiyat alanındaki önemli isimlerinden birine dönüşen M. Ertuğrul Düzdağ’ın çevirmenleri hayrete düşürecek bir anlayışla Türkçe’ye aktardığı –künyede şöyle geçiyor: “M. Ertuğrul Düzdağ tarafından telif tercüme ve adapte yoluyla hazırlanmaktadır”- Kahraman Kardeşler’in ilk macerası 1983’te yayımlandı. Şaşırmamakta haklısınız; 12 Eylül’ün resmi ideolojisi olan Türk-İslam sentezinin hem ürünü hem de yeni bir besleyicisi olarak bu ‘ucube’ edebiyat örnekleri ancak ‘80lerde ortaya çıkabilirdi zaten.

[…] Tabii böyle bir seride anti-semitizmle karşılaşmamak olmaz!Bir müddetten beri ülke çapında çalışan banka soyguncularının Ortadoğu ve Türkiye’deki silah ve esrar kaçakçılarıyla olan ilişkisini araştırıyoruz. Bulduğumuz bazı deliller bu işlerin arkasında İsrail ajanlarının bulunduğunu gösteriyor…’ Akif: ‘Şu Yahudiler de çok oldular. Filistinli Müslüman kardeşlerimize yaptıkları zulümler, cinayetler yetmedi mi?’ Ahmet: ‘Geçen sefer de kalpazanların arkasından bir Yahudi casusu çıkmıştı. Bu sefer neler karıştırıyorlar…’ ‘İsrail devlet adamları, Arapları kendi içlerindeki hainler vasıtasıyla birbirlerine düşürdüler. Fakat bizim büyük bir devlet olarak Müslümanları birleştirmemizden korkuyorlar. Bunun için sevgili milletimizin gençlerini esrara alıştırarak ve anarşi ile birbirine düşürerek bizi zayıflatmak istiyorlar. Hatta size bir şey söyleyeyim, hatırınızda olsun. Sonra uzunca konuşuruz. Bu adamlar milletimizin nüfusca artmaması için nüfus planlaması, doğum kontrolü diye bir fikir ortaya atıp çoğalmamıza bile mani olmak istiyorlar…’” (s. 69-70)

Kendini uydurma’ halinin zirveye çıktığı bazı özel anlar ve Kahraman Kardeşler örneği

Recep Bey ve AKP tayfası. Kahraman Kardeşler’in neredeyse tüm sayfalara yayılmış durumdaki ideolojisi bazı pasajlarda aşırı derecede berraklaşır: “Akif de kendinden pek memnun değildi: ‘Bu işi başaracağımızdan ilk defa şüphe ediyorum. Ama yılmak gevşemek yok. Unutma: Müslüman hiçbir zaman ümitsizliğe düşmez ve Allah’ın yardımından ümidini kesmez. Şimdi abdestlerimizi alıp öğle namazlarımızı bir kılalım. Kafamız gönlümüz dinlensin, sonra bakalım: Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler! Haydin namaza!..’ Ahmet de coşmuştu: ‘Yaşa ağabey! Ben şimdiden dirildim. Haydi bismillah!’ Onları dinleyen anneleri, tatlı tatlı gülümsüyor, bu halleri için şükrediyordu. Namazlarını kılıp hiç acele etmeden tesbihlerini çektiler ve ellerini açıp dualarını ettiler. Beş yüz yıl önce Avrupa’ya giren akıncı dedeleri gibi onlar da kendilerini Amerika’da birer İslam Türk akıncısı gibi hissediyorlardı…” (Kayıp Arkadaşlar, s. 105)[…] Bu alıntılar bir yandan çok komik tabii, ama 12 Eylül’de atılan tohumların neye dönüştüğünü görünce, komik trajikle buluşuyor… Özellikle şu son iki paragrafta bugünkü Türkiye’nin Ortadoğu’ya ve dünyanın geri kalanına bakışını, “Dünya Türk olsun!”u, ABD ipiyle Suriye’ye müdahale planlarını, nükleer sevdalısı politikaları, inşaat engelleyen çanak-çömleklerin önemsizliğini, heykel yıkımlarını, şortlu kızlara inen yumrukları, oruç tutmayanlara atılan tekmeleri, Beyoğlu’nun ve diğer her yerin dönüştürülmesini, artık neredeyse doktrinleşmiş ‘en az üç çocuk’ söylemini, İngiltere’nin işbirlikçi kahramanlarını, yeni Kara Murat ve Battal Gazi filmlerinin senaryolarını, Recep Amcasının elini öpüp yola çıkan küçük Herotürk’ün büyüdüğü evi görebilirsiniz. Kendini uyduran ülkenin hal-i pür melali budur işte..” Uğur Kutay (Birgün)

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Seyhan Nehri'nde kadın cesedi bulundu 23 Temmuz 2019
  • Bebeğinin ölümüne neden olan anneye müebbet hapis! 23 Temmuz 2019
  • Kuzey Marmara Otoyolu'nda kamyon devrildi 23 Temmuz 2019
  • Fenerbahçe - Galatasaray ortaklığı şampiyonluk getirdi 23 Temmuz 2019
  • Terör örgütü FETÖ’nün ‘dijital’ dünyası deşifre edildi: FETÖ fenomen hesapları alıp propaganda yapıyor 23 Temmuz 2019
  • Metroda kirli havaya dikkat! Uzmanlar uyarıyor! 23 Temmuz 2019
  • FETÖ'den az ingilizceli diplomat ağı 23 Temmuz 2019

Stats

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: