>
you're reading...
Ortadoğu Haber Ajansı

PKK Saldırısı sonrasında, Türk Yahudileri üzerinde “6/7 Eylül Pogromu” Kara Bulutları

DHA muhabiri Hayati Yalçın’nın bildirdiğine göre Gümüşhane Öğrenci Yurdunda  “PKK flaması açıldığı” söylentisi ortaya çıkınca, çarşamba saat 23.00 sıralarında Bağlarbaşı Mahallesi’ndeki üniversite kampusundan çıkarak araçlarla kent merkezine hareket etti. Vatandaşların da katılımıyla kalabalıklaşan grup sloganlar atarak kent merkezine yöneldi. Yaklaşık 50 araçlık konvoydaki öğrenciler ve vatandaşlar ’Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ ve ’Kahrolsun PKK’ gibi sloganlar atarak tepkilerini dile getirdi. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı eylemde Jandarma Alay Komutanlığı önüne gelen grup, Türk bayrağı açarak İstiklal Marşı okudu (Bkz. Foto / Manşet Milliyet). Daha sonra araçlarla yeniden Bağlarbaşı Mahallesi’ne dönen grup, üniversite kampusu giriş kapısında da slogan attı.
Öte yandan Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’ndeki Çarşamba günü gerçekleştirilen “Arap Baharına Türkiye’nin Etkisi”nin ele alındığı söyleşide Prof. Dr. Osman Özsoy’un moderatörlüğünde Ayın Gündemi’ne bu sefer Akşam Gazetesi Yazarı Suriye’deki totaliter rejime yakınlığıyla tanınan “gazeteci” Hüsnü Mahalli konuk oldu. Nevşehir Medya‘nın bildirdiğine göre, PKK saldırılarında hayatlarını kaybeden şehitler rahmetle anılırken yaralılara da acil şifalar dilendi. Son günlerde kanlı eylemlerle ülkeyi yasa boğan terör eylemlerinin temelinde “Türkiye’nin yükselişini engellemek için kullanılan argomanlar olarak yorumlandı”. Dış dünyadaki gelişmelerin mercek altına alındığı söyleşide, Hüsnü Mahalli “Yahudi inancının ve İsrail ideolojilerine” dikkatleri çekti. Tüm gelişmelerin arkasında, birkaç yüzyıllık geçmişi olan ülke ABD’nin yer aldığını vurgulayan, Suriye baskı rejimi yörüngesinde Türkiye’de etkinlik gösteren Hüsnü Mahalli, bunu örneklerle destekledi. “Tüm bunların iyi bir araştırma yapıldığında herkes tarafından anlaşılacağını” belirten Hüsnü Mahalli, “Dünyadaki gelişmeler çerçevesinde ülkemizin konumu ve bulunduğu konum itibarıyla duyulan rahatsızlık, büyüyen ve gelişen Türkiye’nin bölgedeki gücünün ve etkinliğinin artması, tarihi geçmişimize duyulan kıskançlıktan kaynaklanmaktadır” dedi.
Milliyet gazetesinde PKK saldırısıının ülkede yarattığı tepki dalgası konusunda “Devletin intikamını isteyen sadece Gül mü?” başlıklı makalesinde Kadri Gürsel; “dün devletin zirvesinden bu son PKK saldırısına verilen tepkiyi fevkalade sorunlu buluyorum” dedi ve şunları ekledi: 
“[…] Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün PKK saldırılarını lanetlerken “İntikamı çok büyük olacaktır” dedi. Devletin başından ilk kez “intikam” sözcüğünü duyduk. Hem de “büyük intikam”. Cumhurbaşkanı, “Bize bu acıyı çektirenler, misliyle çekeceklerdir” dedi. Cumhurbaşkanı Gül, bu saldırıların, başkomutanı olduğu ordunun bir mevziinde, üzerindeki asker parkasıyla henüz birkaç gün önce seyrettiği coğrafyadan gelmiş olmasının ağır ruhsal tahakkümü altında mı böyle intikamdan ve misliyle acı çektirmekten söz etti, bilme imkânımız yoktur. Ama ağzından dökülen bu sözcükler sanki bir “dış düşman”a yönelmiş gibiydi. Bazen hakkımız olmasa da unutuyoruz belki ama gerçeğin özüdür, trajedimizdir: Büyük intikamın hedefi olacaklar aslında “dış düşmanlar” değil, bizim vatandaşlarımızdır. Ne yazık ki bu devletin asker ve polislerini öldürerek geride kalanlarına tarifsiz elem ve ıstırap çektirenler ve Türkiye’yi öfke nöbetlerine gark edenler, aynı aldıkları o 32 can gibi bizim insanlarımızdır. Devletin “büyük intikamı” sonucunda birileri ölecek ama “misliyle acı çekenler” bu ölenler olmayacak. Çünkü ölüler acı çekmez. “Misliyle acı çekecekler” bu ölülerin aileleri, yakınları, mahalleden, okuldan arkadaşları, hemşehrileri olacak ve biz de bu insanlarla aynı ülkede yaşıyor olacağız. Misliyle acı çektirilmesini onaylayanlar, onların acılarına tabii ki ortak olmayacak; onlar da kendilerine bu acıları çektirenlerin acılarına ortak olmayacaklar. Süre giden manevi kopuş böyle derinleşecek, “ortaklık” böyle bitecek. Son 30 küsur yıllık tarihimiz başka bir öyküyü anlatmıyor. Ülke bütünlüğünün yeniden tarifinde anlaşmaya yanaşmadıkları için ha bire tarifsiz acılar çektirip, intikam üstüne intikam alarak sonunda o bütünlüğü tahrip edenlerin ve böyle giderse nihayet kendi küçülmüş milli birlikleriyle baş başa kalacakların öyküsüdür bu…[…]”
No Comment | HaberTürk | Yiğit Bulut “Yıkmak için ne bekliyorsunuz?” 19 Ekim 2011 Çarşamba |
“[…] “Odatv yapılanması” gerek içerik, gerekse icra ettiği “psikolojik harekât” dikkate alındığında “gazetecilik kisvesini kullanan profesyonel” bir OPERASYONDUR!
Bu noktada size bazı sorular sorayım, sonrasını beraber sorgulayalım:
1- Bu yayın organı neden Hakan Fidan’ı hedefine aldı ve “yıpratma çabasını” uydurma hikâyeler eşliğinde sonuna kadar zorladı! Fidan’ın bu arkadaşları rahatsız eden neyi vardı? Yoksa rahatsız olan bu “arkadaşların” kaynak bağlantıları mıydı?
2- İsrail’in “Hakan Fidan rahatsızlığı” ile Odatv’nin rahatsızlığı tesadüf mü? (!)
3- Bu yapılanma içinde olanlar hangi gazete ve TV’lerde görev yaptılar ve hâlâ yapıyorlar?
4- Bu yapılanma hangi 7 Türk “gazeteci görünen adamını” İsrail’e bir haftalık eğitime gönderdi? (!)
5- “Ulusalcı görünen” bu yapılanma nasıl oluyor ve “İsrail-PKK çizgisinde” yer tuttu ve bugün bu çizgi üstünde hangi noktada? (!)
6- Bu yapılanmaya dahil olup şimdi “bağım koptu-kavga ettik” görüntüsü verenler kimler?
7- Bu arkadaşların hangileri yurtdışına kaçtılar?
Sonuç: Bir basın mensubu olarak “gazeteci görüntüsü” altında “küresel bir yapılanmanın” psikolojik harekât “merkezini” (?) AKLİLEŞTİRME-LE-GALİZE ETME çabalarına “DUR” deme adına bu yazıyı yazdım![…]” Yiğit Bulut “Yıkmak için ne bekliyorsunuz?”

Reklamlar

Tartışma

One thought on “PKK Saldırısı sonrasında, Türk Yahudileri üzerinde “6/7 Eylül Pogromu” Kara Bulutları

  1. Husnu Mahalli, Turkiye-Suriye iliskilerinden ileriye gidemez. Zaten kendisi de, Suriye iktidarinin tescilli ajani ve sozcusudur. Sozum ona 0 sorun yasanmasi gereken Suriye-Turkiye ilsikisinde ve karsilikli gorusmelerde (bazilari gizli) her zaman hazir ve de nazir, katildi. Amaci, Suriye’de oynanan iktidar oyununda, sulari bulandirmak icin, gunah kecisi Israil’i devamli taciz etmektir.

    Posted by Mine Gomez | 20 Ekim 2011, 10:51 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • 'Emniyet imamı' şüphelisi: 'FETÖ mağduruyum' 23 Ekim 2017
  • Malatya'daki FETÖ davasında iş adamı itirafçı olmak istedi 23 Ekim 2017
  • Burak Yılmaz 3 hafta yok 23 Ekim 2017
  • Galatasaray hisseleri sert düştü 23 Ekim 2017
  • Konya'daki Gürleyen Kanyonu'nda kaybolan 4 kişi kurtarıldı 23 Ekim 2017
  • Macaristan’daki ticaret ve yatırım fırsatları Ankaralı sanayicilere anlatıldı 23 Ekim 2017
  • Mersin'de akaryakıt istasyonundan silahlı soygun 23 Ekim 2017

Stats