>
you're reading...
Ortadoğu Haber Ajansı

Kimliklerdeki din hanesi, azınlıklar, Yahudiler ve Yeni Şafak’ta köktendincilik

Müfit Yüksel “Son yıllarda Türkiye’nin AB ile serüveninde , AB’den Türkiye’ye yönelik tekrarlanan taleplerden en önemlisi, nüfus hüviyet cüzdanlarındaki Din hanesinin kaldırılmasıdır ” derken “Kimliklerdeki din hanesi, azınlıklar, Yahudiler ve Yeni Şafak‘ta köktendincilik ” konusunu gündeme getirmiş oluyor. Alıntılar: 
[….] Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bu hanenin kaldırılmış olduğu, bunun ayrımcılığa neden olduğu belirtilerek, Türkiye’nin de Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak bu adımları atması istenmektedir. Osmanlı döneminde, gerek Anadolu’da gerek memâlik-i şâhânenin diğer bölgelerinde, resmi nüfus kayıtlarında, tahrir defterlerinde tebaa, müslim, gayr-i müslim tasnifine tabi tutulmuştur. Özellikle müslim ahali için mezhebe ya da etnik kimliğe dayalı tasnif ya da ayırımlardan sakınılmıştır. Sadece vilâyet salnâmelerinde, bilgi kabilinden bu tür tasnifi ihtiva eden malumata yer verilmiştir. Gayr-i müslim ahalide ise etnik kimlik (Rum, Süryanî, Ermeni) tasnifleri yapılsa da bu, bağlı oldukları kiliselere göre yapılmıştır.Çünkü, Hristiyan topluluklarda Kitâb-ı Mukaddes, bu toplulukların bağlı oldukları kiliselerin benimsediği dillerde yazılıp okunurdu. Rum Ortodokslar, kutsal metinleri Yunanca’dan okuyup yazarken, diğerleri Ermenice yahut Süryanice, Aramca, Latince vs. dillerde okuyup yazmakta, ibadetlerini bu dillerde gerçekleştirmekteydiler ( bu bağlamda, Hristiyan topluluklarda kutsal metinler tek ve ortak bir dilden okunmamaktadır). Müslümanlıkta ise Kur’an-ı Kerîm bütünüyle Arapça olup, kutsal metin olarak sadece bu dilde okunup yazıldığı ve Arapça dışında farklı bir ibadet dili olmadığı için bu şekil bir ayırım ve tasnif söz konusu olmamışır. Dolayısıyla dini topluluk ve inanç grupları ‘din esaslı’ tasnife tabi tutulmuştur. Bu durum müslümanlığın Zımmîlere getirdiği hukuki statüden kaynaklanmıştır.[…] Osmanlı döneminde de, 1856’daki Islahat Fermanına kadar, Zımmî statüsü devam etmiş; bu tarihte, Batılı Düvel-i Muazzamanın baskılarıyla ilan edilen bu ferman ile gayr-i müslimlere imtiyazlar tanınmış ve bu topluluklar bir şekilde batılı devletlerin vesayetine girmiştir. Bundan sonra her vesileyle Düvel-i Muazzama gayr-i müslimleri gerekçe göstererek, Osmanlı devletinin bir çok sorununa doğrudan müdahale edegelmişlerdir.Ticaret ve zanaatta etkin olan gayr-i müslimler siyaset ve bürokraside de aktif hale gelip zamanla nâzır bile olabilmişlerdir. Türkiye’de, Mondros Mütarekenamesi’nin sonucunda, İmparatorluğun dağılması kesinleşince 1920’lerde Ulus-Devlet ile sonuçlanan hazin kırılmaya yol açtı. Lozan Andlaşması ile sınırlar teminat altına alınınca bu sınırlarda, “Müslüman toplum” esas alınıp, busınırlar üzerinde bir Türk Ulus-Devleti teşkiline karar verilir. Tanzimat devrinden beri süregelen batılılaşma serüveni Ulus-Devlet sonucunu doğurur. Türkiye Cumhuriyeti‘nin kuruluşuna temel teşkil eden Lozan Andlaşmasında da aynı statü korunmuş,Türkiye hudutları içerisinde yer alan tüm müslim (hangi ırk, mezhep ve etnik kökenden gelirse gelsin) ahali çoğunluk statüsünde, gayr-i müslim topluluklar ise azınlık statüsünde kabul edilmiştir. Devletin toplum, halk bazındaki esası bu temel üzerine oturtulmuştur.
Bu kurgudan yola çıkarak yazar konuyu “MüslümanToplum” kavramıyla , yani Ümmetçi açıda İslamcı/Köktendinci yörünge üzerine oturtuyor:
“Türkiye’de devlet, bu süreçte, toplumu tek tip vatandaş statüsünde homojenleştirme ve bu anlamda laik-batılılaşmış bir kimlikle”Türkleştirme” projesinde hammadde olarak “Müslüman Toplum” u esas almış; gerek mübadele sürecinde, gerekse sonraki dönemlerde, Anadolu’dan Gayr-i Müslim unsurları uzaklaştırma politikası izlemiştir. Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül Olayları da bu amaca hizmet etmiştir. Türkiye’de yönetim 20’li yıllardan itibaren/özellikle tek-parti dönemi, devrimler paralelinde Müslümanlığa, İslam kimliğine yönelik çok katı uygulamalara girişmiş, dindar Müslümanlar kendi vatanlarında ciddi sıkıntılara maruz kalmışlardır. Buna karşın, devlet tek-tip vatandaş üretme-homojenleştirme politikası amacıyla sırf “MüslümanToplum” hammaddesini kullanmıştır, Müslümanlık ve dindar Müslümanlar bu konuda suçlu duruma düşürülmeye çalışılmaktadır. 20. Yüzyılda Gayr-i Müslim azınlıkların karşılaştığı sorunların faturası, Ulus-Devlet yapılanmasına değil, sistemin elinde adeta “Esir” konumuna getirilip sürekli sopalanan Müslümanlığa/dindarlığa çıkarılmış,bu suretle batılılar tarafından rövanş alma çabasına girişilmiştir” iddiasını öne sürerken yorganı kendi Köktendinci yaklaşımına çekerek noktalıyor:
Bundan hareketle, kimliklerden “Din” hanesinin çıkarılması gibi dayatmalarla, Müslümanlıktan adeta intikam alınmak istenmektedir.


Reklamlar

Tartışma

One thought on “Kimliklerdeki din hanesi, azınlıklar, Yahudiler ve Yeni Şafak’ta köktendincilik

  1. Nufus cuzdanindaki DIN Hanesi AB memleketleri ile Dunyanin BIR cok memleketlerinde YOKTUR ! Bu husus Gayri Muslim bir vatandasin daha Dogumundan itibaren boyle Dini bir Ayirimciliga tutulmasi XX ci Asir TURKIYESI icin Utanc verici bir hadisedir ! Madem ki AB’ye girecegiz BIR an once onlarin Normlarina uyup DIN hanesini bir an once kaldirmak icab eder ! BIR kimsenin DINI onun iyi bir vatandas oldugunu gostermez ! IYI VATANDAS VERGISINI VEREN ve KANUNLARA UYAN kimsedir !

    Posted by YUSUF ELHAC | 27 Ocak 2012, 10:45 pm

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika... Trump elçiyi değiştiriyor 20 Temmuz 2017
  • Ormanda hint keneviri tarlası bulundu 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray'da Sinan Gümüş ile yollar ayrılıyor 20 Temmuz 2017
  • CHP'li vekillerden Adalet Bakanı Gül'e, 'Nuriye ve Semih' mektubu  20 Temmuz 2017
  • Son dakika... Meclis İç Tüzük Değişiklik Teklifi komisyonda kabul edildi 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray taraftarı yönetimi istifaya davet etti 20 Temmuz 2017
  • Son dakika: Fenerbahçe'nin rakibi Sturm Graz oldu 20 Temmuz 2017

Stats