>
you're reading...
OHA, Ortadoğu Haber Ajansı

Hitler’li Şampuan BioMen reklamcısı Ajans MARKA’nın Özürü Kabahatinden de Büyük

Meydan okuyan markaların çalışmayı en çok arzu ettikleri reklam ajansı olmak” iddiasını Biz Kimiz sayfasında ilan eden M.A.R.K.A. Reklam Ajansı İnternet anasayfasında kamuoyuna yönelik bir duyuru yayımladı.
Geçtiğimiz günlerde şirketimiz tarafından, tarihin en acımasız diktatörlerinden birini karikatürize eden ve dalga geçip alay eden bir reklam filmi yapılmıştır“, şeklinde yapılan girişinde “sabun” konusunun Nazi vahşetinde yerini bilmezden gelen şirket kusurunu küçümsemeye çalışırken tekrar gaflet ve cehalet içine düşüyor.
Ancak, diye ekliyor, “reklamın yayınından sonra gördük ki henüz dünyadan ve onun önemli bir parçası olan Türkiye’den bir çok insanın bu acımasız diktatörle alay edilse bile hassasiyetleri hala “kor” halinde devam etmekteymiş“. Reklamın yayınından sonra bunun farkına varır gibi oluyorsa iletişim alanında M.A.R.K.A. Reklam Ajansının algılama kapasitesi vahim seviyelerde.
Şirket “bu reklam filminin maksadının ötesinde asla istemeyeceğimiz bir algıya yol açması nedeniyle toplumumuzdaki farklı kesimlerden bir çok insanın rahatsız olduğunu ve üzüldüğünü” görmüş.… Ve de bu hassasiyetle yayını derhal 26.03.2012 sabahı” sona erdirmiş. “Anılan reklam filminden duydukları rahatsızlık ve üzüntülerini bizimle nazik üslupları ile paylaşanlara, göstermiş oldukları hassasiyet ve bu hassasiyeti dile getiriş tarzları nedeniyle teşekküretmeyi de ihmal etmiyor  M.A.R.K.A..iş işten geçtikten sonra ekliyor:
Bu reklam filmi nedeni ile eleştirilerini samimiyetle yönelten kişi ve kuruluşların, istemeden üzülmelerine sebep olduğumuz insanların üzüntülerini yürekten paylaştığımızı ve bu nedenlerle çok üzgün olduğumuzu içtenlikle bir kez daha ifade ederiz. Samimi ve duyarlı kişi ve kuruluşlara saygı ile duyurulur.”

Hürriyet’in geçenlerde yayına giren haberinde, Avrupa Yahudi Parlamentosu Milletvekili Cefi Kamhi’nin savcılığa şikâyette bulunduğu ve Kamhi’nin şikâyeti üzerine reklamdaki ürünün sahibi firma, reklamı hazırlayan ajans ve yayınlayan televizyon kuruluşları hakkında, “Kişilerin hatırasına hakaret, suçu ve suçluyu övme ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarından soruşturma başlattığı bildirildi. Reklamcılık ve pazarlama üzerine yazan Milliyet’ten Fatoş Karahasan, reklamverenin sorumluluğunu dile getirdi, Star’dan Özay Şendir ise müşterinin böyle bir reklama nasıl ikna edilebildiğini sorguladı.
Bu arada iki konu dikkatten kaçtı diyor 2 Nisan tarihli Radikal’de Gürül Öğüt ve şunların altını çiziyor:
Birincisi, medyanın bu konudaki sorumluluğu; ikincisi Reklamcılar Derneği’nin duruşu.
Söz konusu reklamın sebep olduğu toplumsal ve mesleki infialde reklamın sahibi firma ve reklamı hazırlayan ajans kadar medyanın da kabahati var. Her mecra kanalının yayınlayacağı reklamı ön denetimden geçiren bir işleyiş modeli vardır. Örneğin, gazetelerde reklam rezervasyon departmanları bu işlevi üstlenir. İlanlar gazeteye yerleştirilmeden önce incelenir, riskli görülenler için hukuk servisine danışmak kadar belli bir kontrol sürecinden geçirilir. Çünkü her isteyen her istediği içerikte ilan yayınlatamaz. Yasalar karşısında mecra da sorumlu olduğundan neyin yayınlandığına azami dikkat gösterilmesi gerekir. Uygun görülmeyen, yasalar karşısında mecra kanalını kabahatli duruma düşüreceği düşünülen, ilgili mecranın yayın ilkeleri ile örtüşmeyen reklamın yayınlanması kabul edilmez. Yayınlanabilmesi için değiştirilmesi talep edilir veya toptan reddedilir. İçeriğini gördükten sonra televizyonların Hitler’li reklamı yayınlamayı reddetmeleri gerekirdi. Bu duruşu sadece Habertürk televizyonu sergiledi ve reklamı reddetmelerini bir açıklama yaparak kamuoyuyla paylaştı. Özetle, Reklam Özdenetim Kurulu’nun (RÖK) parçası olan, değerlendirme komitesinde üye bulunduran mecra kuruluşları, Hitler’li reklam konusunda daha dikkatli ve hassas davranmalıydılar.
RD’nin duruşu
Hitler’li reklamın önce sosyal medyada ve ardından basında şiddetle eleştirilmesine rağmen, Türk reklam sektörünü temsil eden en etkin meslek oluşumu Reklamcılar Derneği’nden (RD) bir haftayı aşkın bir süre çıkmdı. Ta ki geçen perşembe gününe, RD Başkanı Aytül Özkan imzasıyla yapılan yazılı açıklamaya kadar. Konuyu gündemlerine alan gazetecilere kişiye özel yapılan açıklamadan hemen önce görüştüğüm Aytül Özkan’a neden RD’nin sessiz kaldığını sormuştum. Özkan, bir gün sonra Dernek görüşünü açıklayacaklarını söyledikten sonra çok ilginç bir noktaya değindi. Bunca tartışma arasında tek bir gazeteci veya mecra kuruluşu ki buna meslek dergileri de dahil, bile RD’yi arayıp ne düşündüklerini sormamış. Bu durum, medyanın atlaması olsa da hem RD’nin hem de RÖK’ün ne kadar daha proaktif olmaları gerektiğine iyi bir işaret. Reklamcılar Derneği’nin açıklaması Hitler’li reklam ve bu reklam etrafında yaşanan çeşitli tartışmalara çok iyi cevaplar veriyor. Reklamcılığın son 30-40 senede zor bela elde ettiği “muteber meslek” sıfatının bugün gördüğü ciddi zarar, ancak bu açıklamadaki görüşlerin çok daha yaygınlaştırılması ile giderilebilir.
Reklamcılar Derneği’nin açıklaması
Yakın zamanda yayınlanan bazı kampanyalar reklam kurumunun ülkemizdeki işlev ve amacını kamuoyunda tartışılır hale getirmiştir. Reklamın iyisi, kötüsü olmaz veya her yol mübahtır biçiminde özetlenebilecek yaklaşımın mesleğimizin sosyal ve profesyonel sorumluluk kodlarına tümüyle aykırı olduğunu belirtmek isteriz. Bugün 3.5 milyar USD büyüklüğe ulaşan Türk reklam endüstrisinin yaklaşık % 85’ini temsil etmekteyiz. Üyelerimiz ICC Uluslararası Ticaret Odası Reklam ve Pazarlama İletişimi Uygulama Esasları ve Avrupa İletişim Ajansları Birliği’nin Etik Kodları uyarınca üretim yapmakla yükümlüdür. ICC’nin 2006 tarihli Esasları Madde 4’te belirtildiği üzere “Pazarlama iletişimi ırka, ulusal kökene, dine, cinsiyete, yaşa, zihinsel ya da bedensel özre veya cinsel tercihlere dayalı ayrımcılığı desteklememeli ya da yapılan ayrımcılığı görmezden gelmemeli, insanlık onuruna saygı göstermelidir. Pazarlama iletişimi haklı bir neden olmaksızın korku duygusundan yararlanmamalı, şanssızlık ve acı gibi unsurları sömürü malzemesi olarak kullanmamalıdır “.Üyemiz M.A.R.K.A. ajansın Biomen Şampuan için hazırladığı reklam filminin üyelerimiz ve kamuoyunda yarattığı tepkiyi ilk günden beri dikkatle izliyoruz. Durumdan büyük üzüntü duyduk. Derneğimiz işleyişi tüzükle tanımlanmış olduğundan gerekli kurulları harekete geçirdik ve süreçleri başlattık. Kurucusu ve üyesi olduğumuz Reklam Özdenetim Kurulu’nda kampanyanın uygulama esaslarına uygunluğu tartışıldı, karar oluşturuldu, Reklamcılar Derneği Disiplin Kurulu’nun görüşü alındı, Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu toplandı. Başlatılan disiplin soruşturması uyarınca üyemiz M.A.R.K.A’nın savunması alınacak ve karar oluşturulacaktır. Süreç işlerken öncelikle reklam kurumunun işleyişi hakkında kamuoyunu yanıltabilecek bazı açıklamalara yanıt vermek isteriz.
Reklamcılıkta her yol mübah değildir. Reklamın iyisi ve kötüsü mevcuttur. Toplumsal duyarlıklara sırt çeviren, her tür değeri istismar edebilen bir yaratıcılık anlayışı tasvip edilemez. İlgili kurullar, değerlendirme mercileri, meslek örgütleri üzerine düşeni yaparken ; aslen en iyi değerlendirme, ödül veya ceza, bizatihi tüketiciler eliyle verilir. Gerek reklamcılar, gerek reklamverenler ve gerekse medyanın sorumlu reklamcılık kavramının korunması ve yüceltilmesi doğrultusunda ortak sorumluluk taşıdığını, bu bilinçle davranıldığını hatırlatır, saygılar sunarız,
Aytül Özkan
Reklamcılar Derneği 12. Dönem Yönetim Kurulu adına – Başkan

Reklamlar

Tartışma

One thought on “Hitler’li Şampuan BioMen reklamcısı Ajans MARKA’nın Özürü Kabahatinden de Büyük

  1. Hiç inandırıcı değil, tepkileri ilk günden duymaya başladılar, reklamın sonlanması ise bir kaç gün aldı.
    Bu arada reklamın sahibi olan bunun yayınlanmasına nihai onayı veren ve bunun için para harcayan Biomen ise hala sus pus. Büyük bir olasılıkla ajansın bu reklam için yaptığı medya planındaki tüm air time kullanıldı ve zaten süre bittiği zaman da reklamı yayından kaldırdık diye açıklama yaptılar çok duyarlı olduklarını göstermek için. Sineğin yağını çıkaracak kadar bir nemalanma arzusu. Tek kelime ile hala tiksinçler.

    Posted by henri | 4 Nisan 2012, 4:16 pm

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Flickr Photos

Selsey Life Boat Station

A Frouxeira...

My Heart Spills into Vestal Peak

Diğer Fotoğraflar

RSS Hertür Kültür

  • Edirne'de yunus ekibi kaza yaptı: 2 yaralı 27 Haziran 2017
  • 'Kız meselesi' kavgasında kan aktı 27 Haziran 2017
  • Tekirdağ'da trafik kazası: 10 yaralı 27 Haziran 2017
  • Elektrik akımına kapılan kişi öldü 27 Haziran 2017
  • Son dakika... PKK hedeflerine hava harekatı  27 Haziran 2017
  • Dünya genelinde araştırıldı: Trump ABD'ye güveni azalttı 27 Haziran 2017
  • Karasu'da ölü yunus balığı karaya vurdu 27 Haziran 2017

Stats