>
you're reading...
Ortadoğu Haber Ajansı

Fransa’dan sınırdışı edilerek Türkiye’ye gönderilecek imam Hizbullah Turka’nın terör yanlısı kanadı “İlimciler”den

Fransa’nın sınırdışı etmek için hakkında soruşturma başlattığı üç imamdan biri olan Yusuf Yüksel’in Hizbullah’ın terör eylemleri yanlısı “İlimciler” kanadından olduğu ortaya çıktı. Paris’in banliyölerinden Val d’Oise bölgesinde bir camide vaaz veren Kürt kökenli Türk vatandaşı Yusuf Yüksel’in, “Kadınların toplumdaki yerini aşağılayan, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin ‘siyonist’ olduğunu söyleyen, Batı ve Yahudi düşmanlığı yapan sözleri nedeniyle” sınırdışı edilmek istendiği belirtildi. 1988 yılından beri Fransa’da izinsiz olarak kaçak bir konumda yaşayan Yusuf Yüksel, 11 Mayıs’ta Val d’Oise valiliğinde sınırdışı kararını verecek olan komisyonun önüne çıkacak. 1980’lerin sonunda bir grup gazeteci, dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Teoman Koman’a; Hizbullah’ı sorduğunda Dipnot.tv’nin “Hangi Hizbullah?” yazı dizisi başladı:
“[…] Hizbullah Turka birçok faili meçhul cinayete imza atan bir örgüt. […] Sünni olmalarına karşın İran rejimine özenen, bazı Arap ülkelerindeki ‘islamcı düşünürlerden’ esinlenen ve ilham alan Hizbullah kurucuları Hüseyin Velioğlu, Fidan Güngör, Mansur Güzelsoy, Abdullah Yiğit (Mehmet Ali Bilici) ve Ubeydullah Dalar, gerekirse silahlı güç kullanarak ‘İslam devrimi’ hedefleyen bir grup.
Temelleri 1981′de Batman’da Ekrem Baytap’ın Cem kitabevinde atılan örgüt, daha sonra çalışmalarını İstanbul ve Diyarbakır gibi kentlerde sürdürdü. […] 1987’de Hüseyin Velioğlu’nun Diyarbakır’dan ayrılarak Batman’a gitmesi, İlim Kitabevi’ni kurması, ‘İlimciler’ olarak adlandırılan Hizbullah’ın ‘saldırgan’ yanını da ortaya çıkarmış oldu. Hizbullah kurucularından Fidan Güngör ve Mansur Güzelsoy, “Silahlı mücadeleye karşı çıktıkarak Velioğlu’ndan ayrılıp Menzil Kitabevi çevresinde örgütlendiler. O günden sonra Hizbullah ‘İlimciler’ ve ‘Menzilciler’ diye iki yapı olarak anıldı. İki grup bir süre sonra karşı karşıya geldi ve şiddet yanlısı “İlimciler”, Menzilci lider Ubeydullah Dalar’ı döverek öldürdüler. Fidan Güngör ise İstanbul’da kaçırıldı ve kaybedildi.
Aynı yıllarda PKK’da güç kazanıyor, Batman ve Diyarbakır’da Hizbullah ile çıkar çatışması içine giriyordu. Güneydoğu’yu insan kaynağı olarak gören iki örgüt, karşı karşıya geldikleri yerlerde çatışma emareleri veriyordu. İşte tam bu noktada, TSK içinde bir grup, “Düşmanımın düşmanı dostumdur” yaklaşımı ile PKK’ya karşı Hizbullah’ı destekleme kararı aldı. 1991′den itibaren bölgede JİTEM, ‘beyaz toros’ ve Hizbullah efsaneleri birlikte anılmaya başlandı. Kayıplar, faili meçhuller konuşulur oldu. PKK ve yasal zemindeki destekçileri kısa sürede karşılarındaki gücü ‘Hizbulkontra’ olarak adlandırmaya başladı. Bu dönemde, 1000’e yakın insan öldürüldü, buna karşın İlimci gruba hiç dokunan olmadı. Dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Tümgeneral Teoman Koman’ın kendisine Hizbullah’ı soran gazetecilere verdiği “Hangi Hizbullah? İran’daki mi? PKK’nın baskılarına karşı kendini koruyan, dini inançları kuvvetli vatandaşlar mı?” yanıtı durumu özetler nitelikteydi
.”


Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

Stats

Reklamlar