>
you're reading...
Ortadoğu Haber Ajansı

Yıllar sonra ilk kez Antakya Sinagogunda bir Düğün Oldu Duydunuz mu?

Kırk yıla yakın süredir evlilik töreni kutlanmamış olan Antakya Sinagogu geçtiğimiz günlerde mutlu bir olaya sahne oldu. 1850’lerde inşa edilen sinagogda yapılan düğün törenine gereken önemi verildi ve Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Alay Komutanı ve Katolik kilisesi Rahibi törene katıldı. Ritüellere uygun olan en son BarMitzva tefilin töreni 1939 yılında yapıldı Antakya kökenli Elvir – Efraim Kebudi çifti oğulları David’in tefilin törenini uzun aradan sonra 2010 Yazında Antakya Sinagogunda gerçekleştirmişti. 2012’nin Nisan ayı ilk günü Samuel ve Meri çifti bu küçük  Antakya sinagogdunda onca yıl sonra büyük bir ilk yaşattılar.
Harun Levi – İstanbul 05.04.2012 | Bilen gayet iyi bilir de ben, bu şirin şehir Antakya ile sevgili arkadaşım Samuel’in düğünü vesilesinde tanışma fırsatı buldum. Samuel’in çok renkli bir hikayesi var, kendisinden izin almadan anlatmak bana düşmez ama şunu belirtmekte bir sakınca görmüyorum ki, gerek Samuel’in gerek eşi Meri’nin Antakya ile direkt bir bağları yok. İş hayatı bir şekilde onları bu güzel şehirde buluşturmuş ve aile kurmalarına vesile olmuş. Antakya’nın küçücük ama birbirine bağlı ve yardımsever Musevi Cemaati onları pek çabuk sahiplenmiş ve ilgilerini esirgememiş. Gösterilen yakınlığı ve alakayı akıllarinde tutan bu genç çift, evlenmeye karar verdiklerinde düğünlerini Antakya Sinagogunda yapmayı uygun bulup bu küçük Cemaat’e çok anlamlı bir teşekkür etme fırsatı yaratmışlar kendilerine. Yeni evli biri olarak İstanbul düğünlerinin, pek prim yapan ihtişam, gösteriş ve görkem fırsatını bir kenara bırakarak gerçekten çok mütevazı ve lütfen benzetmemi bağışlayın, neredeyse irice bir kulübeden ibaret olan Antakya Sinagogunda hayatlarını birleştirerek, bizlerinde gönlünde haklı bir taht kurmayı zaten hakkediyor yeni evliler.
Antakya Sinagog’unu tarif ederken irice bir kulübe dedim ya, o benzetmemin sıkıntısı içerisindeyim. Oysa beni karşılayan yer bugüne kadar bulunduğum en sıcak ve en içten sinagog, tüm komplekslerden uzak, ihtişam kaygısı olmayan yani olması gerektiği gibi bir yer. Düğünü kaçırmak istemiyorum, hemen arka sıraların birinde yerimi alıyorum, keza mekan dar, belli ki pek çok kişi ayakta kalacak hatta bir çoğu içeri dahi giremeyecek. Sırayla, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Alay Komutanı ve Katolik kilisesi Rahibi yerini alıyor. İşte o zaman yerel halkın bu düğüne ne kadarönem verdiğini daha iyi anlıyorum. Yerel gazetelere göre rivayet odur ki 40 yıldır Havra’da yapılan ilk düğün bu… Gerçi ben farklı biliyorum ama araştırmak lazım. Neyse konuyu dağıtmayalım, misafirler yerini alıyor, damat geliyor ve hepimiz gelini bekliyoruz. Bu noktada bir parantez açmak istiyorum. Antakya Cemaat mensupları ki tamamı bildiğim kadarı ile 32 kişi, hepsi çok tatlı, çok sıcak çok içten. O yüzden birinin adını anıp diğerlerinin kalbini kırmak istemiyorum ama biri ile tanıştım ki o beyefendiyi anmadan geçemeyeceğim. Zaten kendisi İskenderun’lu, daha ötesi kalan tek İskenderun Yahudisi ve dolayısı ile o Cemaat’in başkanı ve herşeyi…
Sayın Mişel Cemal’den bahsediyorum. (Bkz. yandaki fotoğraf)
Bir insan bu kadar canayakın bu kadar sevimli olabilir ancak. Cep telefonu ile resimler çekmeye çalışıyor ama cihazın yetersizliği ve aramızda kalsın kendisinin de sürekli yalnış tuşa basması sebebiyle bir türlü resim çekemiyor. Arada atlamayayım, kameranın hedefinde Vali var, en çok onun resmini çekmek istiyor. Bende kendisine çektiğim resimleri bastırıp İskenderun’a yollayacağıma söz veriyorum, beraber bir resim çektiriyoruz ve birbirimizin telefon numaralarını kaydediyoruz. Benim çok kısa Antakya ziyaretimin en güzel anısı oluyor bu olay. Düğün çok güzel geçiyor, müzik yok, tüm ilahileri hep bir ağızdan söylüyoruz, El Adon’a varana kadar…Kimse kimsenin kıyafetini suzmuyor, şapkalar,seramoni ve gelinlik kritikize edilmiyor, gerçek ihtişam olan anın muhteşemliği her bireyin ruhunu fethetmiş vaziyette. Antakya’da gerçek bir düğün oluyor sahiden de, belki de İstanbul’da uzun zamandır olamayan sahicilikte. Yemek konusuna hiç girmeyeceğim, o tamamen ayrı bir yazı konusudur ama kişisel deneyimlerime dayanarak diyebilirim ki, Mutfak konusunda Antep adı daha fazla anılsa da, Hatay yemek kültürü konusunda bir numaradır. Tarafımca test edilmiş ve onaylanmıştır.

Çok kısa bir şekilde Antakya’dan bahsetmeksek gerekirse, şehir merkezine girdiğiniz anda sizi, kenti ikiye bölen Asi nehri karşılıyor ve Nehrin sol yani Eski Antakya, sağ yani ise Yeni Antakya olarak isimlendiriliyor. Şehir bir vadiye kurulmuş ve 360 derece boyunca sizi çepeçevre saran, zirveleri karlı dağ sıralarının görüntüsünü ve ihtişamını tarif etmek benim edebi yeteneğimi fersah fersah aşıyor. Doğal olarak Eski Antakya olarak adlandırılan kısım ilgimi daha çok çekiyor. O ihtişamlı dağ sırasının eteklerindeki evler çok hoş, çok huzurlu, dar sokakları çarşıları ise günlerden pazar olmasına rağmen, benim gibi bir İstanbul çocuğu için çok otantik çok renkli ve çok çekici… Hatay’a kadar gelip Hatay müzesini ve meşhur mozaiklerini görmemek olmaz, bende bu fırsatı kaçırmıyorum. Mozaikler gerçekten ihtişamlı, arkeolojiye ve tarihe biraz ilginiz varsa sizi biryerlerden yakalamaması imkansız. Çoğu, antik kent Daphne, şimdiki adı Harbiye olan yerde yapılan kazılarda bulunmuş. Antakya merkezde, bir inşaat çalışması sırasında bulunan Lahit ise muhteşem, tarifi zor. İnanın bu maalesef bakımsız (ama kısa bir süre sonra taşınacağını öğrendiğim) müzedeki pek çok eser Louvre’da olsa, görmek için önünde uzun kuyruklar oluşan başyapıtlar arasında yerini alır. Maalesef Meşhur Saint Pierre kilisesi ve Türkiye’nin tek ermeni köyü olan Vakıflı Köyü dahil, görülmesi gereken pek çok yeri göremiyorum, vaktim çok az, yetişmem gereken bir düğün var…

Cemaat gündemini geniş bir kitleye aktarmak Facebook ve Twitter düğmeleriyle paylaşmak için KeHaber'e e-posta'layın

Cemaat gündemini geniş bir kitleye aktarmak Facebook ve Twitter düğmeleriyle paylaşmak için KeHaber'e e-posta'layın

KeHaber E-Posta

Reklamlar

Tartışma

Yıllar sonra ilk kez Antakya Sinagogunda bir Düğün Oldu Duydunuz mu?’ için 2 yanıt

  1. serendipity : Benim için Meri ve Samuel çiftinin düğünü
    Adana fotograf amatörleri derneği olarak Antakya’ya fotograf gezisi yapmıştık. Tam sinagog un önünden geçerken çok şık hanımlar, beyler gördük. anladık ki bir düğünün dağılan son konukları. biz üç kadın, üzerimizde eşofmanlar, gezi kıyafetleri, fotograf makineleri o şık grubun içine düştük.
    Kibar insanlar, bize fotograf çekmemiz için izin vermekle kalmadılar, çok da güzel sohbet ettik.
    Ben ve arkadaslarım için eşsiz bir gün oldu. Orada güzel vakit geçirdik, ayrılasımız gelmedi. Söz verdiğimiz gibi çektiklerimizden onlara da fotograf göndereceğiz. Mutluluklar diliyoruz.
    Fulya

    Posted by fulya t | 10 Nisan 2012, 1:37 pm
  2. vaaaaaaaay 🙂

    Posted by CraL | 8 Nisan 2012, 3:01 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Twitter CEO'su Jack Dorsey'nin Myanmar paylaşımı tepki topladı 9 Aralık 2018
  • Bakan Çavuşoğlu: Fransız polisinin kullandığı aşırı güç, gerçekten ibretliktir 9 Aralık 2018
  • Ali Koç'tan otobüsle dönüş kararı 9 Aralık 2018
  • Osmaniye'de baba cinneti: 2 ölü, 2 yaralı 9 Aralık 2018
  • Real Madrid tek golle kazandı 9 Aralık 2018
  • Akhisarspor 3-0 Fenerbahçe / Maç Özeti 9 Aralık 2018
  • Süper Lig puan durumu 9 Aralık 2018

Stats

Reklamlar