>
you're reading...
Radikal

Başbakan Erdoğan’nın İslamofobi seferberliği ve Her Allah’ın günü Antisemitizm suçu işleyen bir gazete

Radikal gazetesinde Ezgi Başaran 19 Eylül tarihli makalesinde Başbakan Erdoğan’nın İslamofobi seferberliğine eğiliyor ve “Bir dine hakaret etmekle o dine mensup tüm kimselere hakaret etmek arasında fark vardır. Yine, bir dine hakaret etmekle nefret söylemi arasında da fark vardır. Nefret söyleminin, klasik tanıma göre, merkezindeki grubu, ‘diğerleri’ tarafından şiddete uğrayacak şekilde hedef göstermesi gerekir” diyor ve ekliyor:
Örneğin; bir gazetenin ‘Akdamar Kilisesi’nde bayrak açtılar: ERMENİ TAHRİKİ’ diye başlık atması, bu ülkede Ermeni olmayanları, Ermenilere karşı şiddet kullanmak konusunda kışkırtabileceğinden nefret söylemine girer.
Örneğin; bir gazetenin ‘Yahudi Siyonist planlarıyla işbaşında’ diye başlık atması, bir sağlık bakanının “Çevrenizdeki şişmanları aşağılayın, zayıflasınlar” şeklindeki güzide öğüdü, adresi çok belli kesimler için ateist ve zerdüşt kelimelerinin en üst makamlar tarafından aşağılama ifadesi olarak kullanılması nefret söylemine girer. Çünkü söylemin merkezindeki grubu, geri kalan çoğunluğa karşı hedef göstermektedir. Sözlü ya da fiziki şiddetle karşılaşmaları muhtemeldir.
Şimdi söz konusu film, provokatif olabilir ama takdir ederseniz ki Müslüman olmayanları, Müslümanlara karşı kışkırtma niyeti ve özelliği taşımamaktadır. Zaten sonuçta 19 kişiyi öldürenler de gayrimüslimler değildir. Bu film nedeniyle Müslümanların inancına, ibadetine, malına yahut canına zarar gelmemiştir.
Öyleyse provokasyon ve nefret söylemi arasındaki farkı hallettik.[…] Eğer Başbakan Erdoğan, İslamofobiye karşı bir hükmün BM’den geçmesi için öncü olmak istiyorsa İslam dininin kutsallarına saygıdan yahut Müslümanların hassasiyetlerinden bahsetmemeli.
Çünkü “Dinime küfrettiler, çok alındım. Alınmamak istiyorum” şeklinde bir talebe nasıl bir cevap verileceğine, ‘alınmama’ diye bir insan hakkı olamayacağına, eğer olsaydı ifade özgürlüğünün çoktan ruhuna dua okumamız gerekeceğine hepimiz vâkıfız. İnsan haklarının korunmasıyla dinin veya ölmüş dini liderlerin haklarının korunması arasında da fark olduğunu da biliyoruz.
Öyleyse yapılması gereken, sadece ABD’de 2010’da Müslümanlara karşı işlenen suçların yüzde 50 arttığını, Müslümanların isimlerine, kılığına kıyafetine bakılarak hak ettikleri işlerden, ücretlerden, yaşam alanlarından mahrum kaldığını anlatmaktır. Müslümanlara karşı günlük dile işlemiş ve yemek sofralarına varmış ayrımcı sözlerden bahsetmek gerekir.
Tabii BM’de bunu anlatırken zihnin gerisinde şunları düşünmek de adaletli olacaktır: Dünyanın bize denk gelen bu parçasında artık niye çok az Ermeni, çok az Yahudi, bir avuç Rum kaldığını, her Allah’ın günü anti-Semitizm suçu işleyen bir gazetenin niçin makamlara, uçaklara kabul edildiğini… Bunların hangi nefret ve fobiler sonucu hayata geçtiğini… Şöyle bir düşünmek lazım. İçimizden tabii. Sessiz olarak.” Ezgi Başaran 19 Eylül tarihli Radikal gazetesi makalesi

Reklamlar

Tartışma

2 thoughts on “Başbakan Erdoğan’nın İslamofobi seferberliği ve Her Allah’ın günü Antisemitizm suçu işleyen bir gazete

  1. DIN KITABLARINI OKUYUP TA ANLIYAN # DINDAR # OLUR ! DIN KITABLARINI OKUYUP TA ANLAMIYAN # DINCI # OLUR ! YENI AKITTEKILERIN HEPSI # DINCI # CUNKU DININ EMRETTIGININ TAM TERSINI YAPIP PARA SOHRET VE MENFAAT UGRUNA DINI VASITA OLARAK KULLANIYORLAR VE NEFRET VE KIN DOLU MAKALELER ILE CAHIL HALKI KANDIRIYORLAR ! BIR GUN ONLAR DA KUSTUKLARI KIN VE NEFRET DENIZINDE BOGULACAKLARDIR !

    Posted by YATRIB COCUGU | 19 Eylül 2012, 1:28 pm
  2. Muhtelıf dinlerin târihini tetkik edip bulunan neticelerden bahsetmek hakâret değildir. Alınmaya gerek yok. Teoloji, yâni dinin inanç doktrinlerini incelemek başka bir mevzudur. Buna da alınmaya gerek yok. Hem Tevrâtı, hem İncili ve hem de Kur’anı tetkik ve mukayese edenler var. Bilime zevâl olamaz.
    Birinci hâtâ ‘benim dinim en iyisidir’ demektir.
    Gel gelelim ‘İslamofobi’ denilen ve tarifi çok zor olan mefhuma. Müslümanları tenkid edenlerin birinci derecedeki desteği İslam adına yapılan, bilhassa müslümanların kendi dindaşlarına bile yaptığı şiddettir. Irakta, Afganistanda, Suriyede, Mısırda, Tunusta, İranda yapılan şiddeti bilmeyen var mı? New Yorktaki ikiz kuleyi havaya uçuranlar kim?
    Londra ve Madritte tünelleri bombalayan kim? Pariste el âlemin malını mülkünü mahveden kim? Şeref bahânesi ile kızını, karısını döven ve öldüren kim?
    İslâm, selâmet ve sulhun dini ise kabahât kendine müslüman demesine rağmen ne yaptığını bilmiyenlerdedir.
    Dinde kusur yoktur. İnsanoğlunda kusur vardır.
    Yeni Akit gazetesinin zırvalarına gelince, has……..r deyip geçeriz.

    Posted by Isaac Haskiya | 19 Eylül 2012, 11:32 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Bixby tuşundan sonunda vazgeçildi 21 Eylül 2017
  • MİT ve polisten nefes kesen operasyon 21 Eylül 2017
  • Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) kayıtları: Kayıt yenileme ne zaman başlıyor? | İkinci üniversite kayıtları 21 Eylül 2017
  • Diyarbakır'da büyük operasyon hazırlığı 21 Eylül 2017
  • Xiaomi Chiron Geekbench’te görüldü 21 Eylül 2017
  • Tuzla'da uyuşturucu operasyonu 21 Eylül 2017
  • Balık lokantası kül oldu 21 Eylül 2017

Stats