>
you're reading...
Al Monitor, Ortadoğu Haber Ajansı

OrtaDoğu: Sayın Davutoğlu, etrafı karıştırıp savaşa yol açabilecek demeçleri nasıl verebiliyor ?

DavutogluEsad_9082011“Dear Minister Davutoglu, Please Don’t Stir Up War” By: : Shlomi Eldar for Al-Monitor 5.02.2013 | Sayın Davutoğlu, “Esad neden sarayını üzerinden uçup şerefini iki paralık eden İsrail jetlerine bir çakıl taşı bile atmadı?” diye sorup, herhangi bir yanlış anlamayı önlemek için de “Masumlara karşı 22 aydır savaşın Suriye ordusu neden İsrailin bu saldırısına cevap vermedi” diye de ekliyoryorsunuz. Münih’teki uluslar arası güvenlik konferansına giderken hava alanında yaptığınız konuşma aklıma takıldı. Bu sorularınıza iyi cevaplarım yok. Hatta sorularınızın Esad’ı sinirlendirmek için mi, İsraili kışkırtmak için mi sorduğunuzu da bilemiyorum. Sanırım iki tahminim de doğru.
Sizin gibi tecrübeli bir diplomat bu kadar kolayca etrafı karıştırıp savaşa yol açabilecek demeçleri nasıl verebiliyor? İşi daha da çığrından çıkartmak için de bunları kendi başşehriniz Ankarada bir teröristin kendini Amerikan elçiliğinin girişinde patlattığı gün söylediniz. Söyledikleriniz çok garip sayın Davutoğlu. Terörün ne olduğunu gerek siz gerek Türk vatandaşları gayet iyi biliyorsunuz. Bir intihar bombacısının modern bir şehirde eylem yapıp ayırd etmeden masumları öldürmesinin ne kadar korkunç olduğunu iyi biliyorsunuz.
Bu iki olayın birbiriyle ne alakası var diye sorduğunuzu duyuyorum. Eğer cidden bunu soruyorsanız sayın Davutoğlu, yabancı basında belirtildiği gibi İsrailin saldırısı, yakın zamana kadar dostunuz olan, kendi halkına katliam yapan Esad’ı destekleyen Hizbullah gibi bir terör örgütünün eline modern silahların geçmesi umurunuzda değil.

Yeni Şafak 20.12.2012 baskısı faksimilesi

Yeni Şafak 20.12.2012 baskısı faksimilesi

Biz İsrailliler uzun zamandır şahsınızın ve başbakanınız Recep Tayyip Erdoğan’ın İsraili kınamak için hiçbir fırsat kaçırmamanıza alışığız, fakat bu sefer çok ileri gittiniz. Bir dışişleri bakanı taraflar arasında diyalog ve çatışmaların barışçı yollarla çözümünü destekler. Sizin beyanınız, Ortadoğu ateşine körükle girmek oldu. Siz cidden İsrail ile Suriye arasında bir savaş çıkmasını mı istiyorsunuz?
İstanbulda terör saldırısını sonuçlarını gördüm. Kasım 2003 te HSBC Bankasının bombalanmasını hatırlıyor musunuz? El Kaide bankanın merkezinin yakınlarında bir kamyon patlayıcı ateşlemişti. Patlama o kadar kuvvetliydi ki, koca binanın neredeyse çökmesine neden olmuştu. Bu saldırı, diğer bir saldırıdan, İstanbulda iki sinagoga yapılan bir saldırıdan bir hafta sonra yapılmıştı. Bir biri arkasına bombalar. İstanbul sokaklarındaki paniği hatırlıyorum. Halkın böyle saldırılar karşısında kendilerini nasıl koruyabileceklerini sorguladıklarını hatırlıyorum. Hiçbir şeyden çekinmeyen bir avuç deliyi nasıl durdurabiliriz diye düşünüyorlardı.
Fakat bu bile İsrailin son on senedir yaşadığı dehşet seviyesine erişmedi. İkinci intifada süresince, yani 2001 den 2004 e kadar 1,000 e yakın İsrailli intihar bombalamalarında hayatların kaybettiler. Alış veriş merkezlerinde, otobüs duraklarında ve gece kulüplerinde kendilerini patlatan bu bombacıları kimlerin gönderdiğini biliyorduk. Gönderenlerin parmak izlerini bulmak ta zor olmadı. Hamas ve İslami Cihad masum sivilleri, çoğu zaman çocukları da öldüren bu patlamaların sadece sorumluluğunu üstlerine almadılar, bunlarla gurur duydular.
ortadogudakuyuvaryandangecSonra Erdoğan birden bire Esad’la bozuştu ve onu kendi halkına soykırım yapmakla suçladı ve tehdit etti. Kendi kendime “herhalde bu davranışın nedeni insani nedenlerdendir” diye düşünmüştüm. Hakikaten cesurca “Dur!” diyordu. “Komşu bir ülkede masum sivillerin öldürülmesine göz yumamam.” Sınırlarınız açtınız ve yüz binlerce Suriyeli mülteciyi kabul ettiniz. Onlara barınmaları için
Sayın Davutoğlu bu çadırlar bana başka bir kampı hatırlattı. İzmit’teki bu kamp İsrailliler tarafından kurulmuştu, ve ülkelerimiz arasında, hatta daha önemlisi halklarımız arasındaki iyi ilişkilerin bir simgesiydi. Fakat son bildirinizde de görüldüğü gibi kışkırtma arttıkça bu iyi ilişkiler uzak bir hatıra.
logokehÜlkenizde Ağustos 1999 da yaşanan şiddetli bir zelzele sonucu binlerce ev kartlardan yapılmış bina gibi çöktüler. Bu felaket sonucu 10,000 e yakın zayiat, milyonlarca evsiz vardı. Bir zamanlar iyi dost olduğumuzdan, iyi dostların yaptığı gibi ilk askeri kurtarma ekibini gönderip hayatta kalanları enkazların altından çıkartan ülke biz olduk. Bir diğer uçak battaniye ve ilaç getirdi, ve bunun hemen sonrasında İsrail her şeyini kaybeden aileleri barındırmak için büyük bir karavan parkı inşa etti.
O zamanlar İstanbul, Çınarcık ve İzmit sokaklarında dolaştığımı hatırlıyorum. İsrailli bir gazeteci olduğumu anlayanlar elimi içtenlikle sıkarak; “Friend! Friend!” diyerek, parmaklarını öpüp yanağıma koyarak ilelebet dost olacağımızı söylüyorlardı.
O günlerden bu yana Boğaz’dan çok sular aktı.
Siz ve başbakanınız Gazze’de yaptıklarımız için bizi çok sık eleştiriyorsunuz. Biliyor musunuz, ben de İsrailin Gazze’deki sert politikalarını eleştiririm. Fakat Kürt Diyarbakır’dan vatandaşlarınızın hayatını tehdit eden roketler atılsaydı siz ve başbakanınız ne yapardınız? Söyleyin ne yapardınız?
AKP_basini_Antisemit_kampanya_baslattiEminim IHH nın emrinde Gazze ablukasını kırmak için sefere çıkan Mavi Marmara gemisini de hatırlıyorsunuz. Yolcuların arasında olan İHH başkanı Bülent Yıldırım’ın Türk yetkililer tarafından, İHH ya yapılan yardımları kullanarak El Kaide’ye kaynak sağlama iddiasıyla sorgulandığını size hatırlatmak isterim.
Hadi bütün bunları bir yana bırakalım. Size söylemek istediğim, ülkenizi boykot edip Türkiye’ye gelmeyen birçok İsrailli’nin aksine ben ülkenizi ziyarete devam ediyorum. Türk halkını, şehirlerinizi ve yemeklerinizi çok severim. Bir ayranla yenilen börek ve Adana kebabı en sevdiğim yemekler arasındadır. Ve itiraf edeyim, İsrail’in uzun zaman Türkiye’den aldığı desteği de unutmuş değilim. Hala hükümetinizin İsrail politikası için benden özür dileyen Türk arkadaşlarım var.
Sayın Davutoğlu. Siz ve başbakanınız ne derseniz deyin eninde sonunda halk liderlerinden daha zeki ve daha anlayışlıdır. Turizm ve iş ilişkilerinden daha derin temelleri olan uzun süreli dostluklar bir gecede silinmez. Bu, benim ülkem için de geçerlidir.
Bu mektubu size Münih güvenlik konferansından bir gün önce yazıyorum. Umarım savaş çığırtkanlığına devam etmezsiniz. Bir şeye daha değinmek istiyorum: Konferansta Ehud Barak ile karşılaşır mısınız bilmiyorum. 1999 da başbakandı ve bu sıfatla kırmızı kurdeleyi keserek ülkenizde yapılan karavan kampının açılışını yaptı. Umarım kendisine teşekkür ettiniz. Karşılığında da umarım kendisi size geçen sene Carmel dağlarındaki yangında yaptığınız yardıma teşekkür etti.
Farkında bile olmadan, ilişkilerimizi düzeltmek için güzel bir başlangıç olur ve bir zamanlar olduğumuz gibi tekrar dost olabiliriz.
“Dear Minister Davutoglu, Please Don’t Stir Up War” By: : Shlomi Eldar for Al-Monitor 5.02.2013

Reklamlar

Tartışma

2 thoughts on “OrtaDoğu: Sayın Davutoğlu, etrafı karıştırıp savaşa yol açabilecek demeçleri nasıl verebiliyor ?

  1. Şlomi Eldar kibarca, diplomatça yazmış. Doğru yazmış. Dobra dobra tarafını ben söyliyeyim.
    Davutoğlu, kendi milletine uzun zamandan beri gaddarca muamele eden Asada nasihât mı veriyor, yoksa suâl mı açıyor?

    Suriye başkanının yaptığı büyük yanlışlar mâlum. Birincisinin ve en büyüğünün hangi olduğunu tekrâr etmeye bile lüzum yok. İkincisi de, râkiplerinin eline geçmesin diye, İsrailin düşmanı olan Hezbullaha, silâh devşirmek çabası oldu. Büyük bir kısmının yüksek teknolojili, aralarında kimyevi silahlar bulunacağı ihtimâli olan, uçaksavar ve tanksavar misillerin devşirme hazırlığını İsrail neden eli kolu bağlı imiş gibi kabul etsin? Bu silahların kullanılma eğitimini yapan merkezin faaliyetini neden durdurmasın? Bilhassa eğitim verenlerin İsrail düşmanı İranlıların olduğunu ve bu eğitimi alanların kim olduğunu bildikten sonra? Bu faaliyet, İsrail ile hâlâ barış anlaşması olmayan – yâni devâmen harp halinde olan – Suriyede, kaynak nehir olmadan evvel, nasıl durdurulabilirdi? İsrailin görüşüne göre neden durdurulmasın? Kararın İsrailde tehlikenin ölçülmesinden sonra alındığına şüphe olmasın.
    .
    Davutoğlunun aslında, iki sene evvel. diplomasiyi bir kenara alıp, Asada ‘Dur be, serseri herif, deli mi oldun ulan?’ demesi lâzımdı Demedi! Ama İsraile neden bir çakıl atmadın diye soruyor şimdi! Atmadı lafı da yanlış, ATAMADI demek daha doğru olur, çünkü iki eli kendi milletini öldürmekle meşguldu! Hani iki elim kanda denildiği gibi!

    Posted by Isaac Haskiya | 7 Şubat 2013, 8:54 am
  2. BIR DEVLET ADAMI NORMAL OLARAK SAVAS KELIMESINI KOLAYCA AGZINA ALMAZ ! SAVAS BUTUN MUSIBETLERIN EN KOTUSUDUR ! BIR GUNLUK SAVAS MASRAFI BIR MILYAR DOLARDAN BASLAR ! NETICEDE MILLET SEFALETE SURUKLENIR ! RTE ASKERLIGINI KANTIN ISLETMEKLE YAPMISTIR ! EL BOMBASI ATMA TALIMINDE BOMBA ACABA ELIMDE PATLAR MI KORKUSU GECIRMEMISTIR ! AYRICA IKI OGLU DA ASKER KACAGI OLUP ASKERLIGE OLAN NEFRETINI SANLI TURK ORDUSUNUN GUZIDE KOMUTANLARINI SILIVRI HAPISHANESINDE CURUTMEKLE GOSTERMISTIR ! DAVUTOGLU DA DIPLOMATIK KABILIYETINI ANCAK KUCUCUK SURIYE ILE SAVAS TEHLIKESI BELIRDIGINDE NATOYA YALVAR YAKAR PATRIOT FUZELERI GONDERILMESI ICIN GOSTEREBILMISTIR ! BUNLAR KABILIYETSIZLIKLERINI ORTMEK ICIN SAF TURK MILLETINI ALDATMAK UZERE HEP ISRAIL KOZUNU KULLANIRLAR ! FAKAT MILLET ARTIK UYANMIS HANYA ILE KONYANIN NEREDE OLDUGUNU OGRENMISTIR ! PEK YAKINDA IKISININ FOYASI MEYDANA CIKACAK! ANCAK GITTIKCE BOZULAN EKONOMIK DURUM YUZUNDEN OLAN MASUM TURK HALKINA OLACAKTIR !

    Posted by IZZET KAGARIN | 7 Şubat 2013, 12:27 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

Stats