>
you're reading...
Makale

Türk Hamas’ı: Siyasal islamdan kurtulmanın yolu; Demokrasi

diren_geziErol Özkoray 9 Haziran 2013 | 2002’den beri değişen hiçbir şey yok aslında: Recep Tayyip Erdoğan aynı islâmcı, partisi AKP de islâmcı bir parti. Ama nasıl görmek istenirse öyle görünür her şey… Mazlum olduğu için, ezildiği için ve ortada da herhangi başka bir seçenek olmadığı için bazı aydınlar, ceberrut devlete karşı bu adam ve partisinin bir çözüm olduğunu sandılar, bunlardan bir demokrasi beklentisi içine girdiler ve yanıldılar. İslâmcılara karşı olanlar da -örneğin TSK ve onun temsilcisi CHP- ceberrut devletin ve statükonun temsilcileri oldukları için, bu işbirlikçi aydınlar siyasi konumlandırmalarının doğru olduğuna inandılar. Erdoğan ve AKP de bunları kullandı. Halbuki doğru siyasi tavır, ceberrut devletten kurtulmak için, 12 Eylül’le birlikte kurulan Sinsi Totaliter Rejim’le hesaplaşarak, hem militarizme, hem de islâmcılara karşı çıkmaktan, gerçek demokrasinin kurulması için entelektüel ve siyasi faaliyette bulunmaktan geçiyordu. Bu yanılgı topluma çok pahalıya patladı, 10 yılda islâmcılar kendi otoriter rejimlerini kurdular, haki militarist rejimden yeşil faşizme geçtiler ve tek adam diktatörlüğüne giden yola dolu dizgin girdiler. Buna “dur!” diyen de ayaklanan halk oldu. Başkaldırı durumu halen sürüyor ve bu süreç devam ediyor. Bu isyanın sonunda Türkiyeliler demokratik devrimi gerçekleştirerek sonunda gerçek ve çağdaş demokrasi ile tanışacaklar.
Erdoğan bu beklentilerle hiçbir ilgisi olmayan ve kendisinden demokrasi beklenebilecek en yanlış kişiydi. Burada 10-11 yılın bir bilançosunu yapmanın, içinde yaşadığımız kalkışma ortamında fazla bir anlamı da yok, çünkü zaten herkes bu durumu anlayıp çözdüğü için ayaklanmış durumda. İnsanlara bildikleri birşeyi anlatmak, inanılmaz direnişi göstererek yaşamlarını yitirenlerin de olduğu ve çok fazla yaralı veren halkımıza saygısızlık olur. O görevi yazılarımızla, AKP’nin seçimleri kazandığı 2002’den beri zaten her aşamada yapmıştık. Ama insanların, başlarına neyin geldiğini, hangi tür belaya çattıklarını anlamaları için ne yazık ki bu 10-11 yılı yaşamaları gerekti. Yine de eğer yarın ayaklansalardı çok geç olacaktı, onun için tam zamanında oldu diyerek halkımıza da haksızlık yapmayalım. Çünkü sonuç olarak ellerini taşın altına koydular, özgürlükler ve demokrasi için bedel ödediler. Bu yurttaşlarımızın, başımızın üstünde yerleri var.
minettarizYalnız şunu belirtmeden geçemeyeceğim: Erdoğan bu 10-11 yıl içinde ne söylediyse yanlıştı, hatalıydı, yalandı, sinsice idi, takiye idi. Yani ben bugüne kadar söylediği her şeyin, ama her şeyin bu denli yanlış olduğu başka bir siyasetçi görmedim. Tarihten sadece bir örnek verebilirim: Hitler. O Nazi’nin de söylediği her şey yanlıştı ve bunun sonucu olarak kendi ülkesi ile birlikte bütün insanlığı felakete sürükledi. Diğer taraftan, söylediği her şey yanlış olan birinin zaten bilançosunu yapmaya da değmez.
Bu dönemde kendimiz açısıdan çok önemli bir konu atlandı. Siyaset bilimine göre, laikliğe karşı olan bir kişi, parti ve ideolojinin değil demokrasiyi kurmak, demokrasi düşmanı olması meselesi. Eğer Türkler ve Türkiyeliler bu bilimsel veriyi baştan bilselerdi işler bu noktaya gelmezdi; daha en başından takke düşer kel görünürdü. Tabii bunu kimler yapacak? Partiler, parti liderleri, parti sözcüleri, kamuoyu önderleri, basın, medya ve aydınlar. Partiler çapsız olunca, medya zaten iktidarlara hizmet için çalışınca, aydınlar da yanılınca bu bilgi topluma yansıtılamadı. Bu adam da “ileri demokrasi” gibi yalan bir söylemle fiilen yeşil faşizmini kurdu. Çapsız medya mensupları ve partilerin çok yetersiz olan sözcüleri, üstelik “ileri demokrasi” tanımlamasını kullanarak, bunun üzerinden ironik yazılar yazarak ve demeçler vererek, DEMOKRASİ kavramının içini boşalttılar.
Günümüzde demokrasi ile laiklik arasında doğrudan bir bağ vardır. Özetle “Laiklik=Demokrasi”. Demokrasi bağlamında laiklik, çoğulculuğu garanti eden bir kamu alanı, hoşgörü ve özgür düşüncenin güvencesidir. Yani laikliğe saldıranlar demokrasiyi hedef almış olurlar. Artık laikliği sağlam temellere oturtmak isteniyorsa, ileri bir demokrasi gerekiyor. Laiklik demokrasiyi garanti edemiyor, ama tam tersi geçerli. Yani demokrasi laikliğin teminatıdır. Devlet işin içinde olduğu için bizde dejenere olmuş bir formülü bile geçerli olsa, laikliğe düşman olan bir lider ve partisinin, aynı zamanda bir demokrasi düşmanı da olduğu bu durumda çok açıktır. Yani böyle bir parti iktidara geldiğinde “icraatına bir bakalım” denemez. Ne olduğu, ne olacağı, ne yapacağı ezbere bilinir. Nitekim de öyle oldu. İslâmcılık ve laiklik -dolayısı ile demokrasi- su ile ateş gibidir. Birlikte kesinlikle var olamazlar. İslâm cemaatçi bir din olduğu için ve toplumun tümünü organize etme misyonuna sahip olduğundan, buradan siyasette gidilecek noktalar bellidir: Diktatörlük, otoritarizm ve totalitarizm. İşte, Türkiye bu tuzağa düştü ve sonunda karşımızda acilen kurtulmamız gereken bir bela olarak bu diktatör ortaya çıktı.
Şimdi yapılacak şey belli: Siyasi islâmdan ve bu diktatörden kurtulmak için demokrasiye geçmek. Bunun çok acil olması gerekiyor. Gerçekleşmesinin de yolu yeni bir siyasi örgütlenmeden ve partiden geçiyor. Gerçek demokrasiye geçişle birlikte, cumhuriyet de demokratik olacak (bugüne kadar olduğu gibi otoriter değil) ve gerçek laikliğe geçilerek bu da garantiye alınacak. Bu noktada siyasi örgütlenmenin acilen yapılması, kadroların ve toplum projesinin ortaya çıkması gerekiyor. Eğer bunlar zamanında gerçekleşmezse, aynı 2001 yılında Arjantin iflasında görmüş olduğumuz gibi, iktidardan gönderilen dinozor siyasetçiler, bir süre sonra yine eski yerlerine geri dönerler. Bu büyük başkaldırının meyvelerini toplayıp, demokrasiye geçebilmemiz için, bütün demokratik aktörlerin kollarını hemen sıvamaları şart. Özetle halkımızın “yeter artık, çek git!” demesi yetmiyor, yerine neyi koyacağımızı bilmemiz ve yerine ne konacaksa (yeni bir parti) onun da halka projesini anlatması için zamana ihtiyacı olduğunu unutmamamız gerekiyor.
Erol Özkoray 9 Haziran 2013
1953 yilinda Istanbul’da dogdu. Galasaray Lisesi’nin ardindan Paris’te egitimini yapti (Siyasal bilgiler ve sosyoloji). Gazetecilige 1979 yilinda basladi. Agence-France-Presse (AFP) ve Ispanyol El Païs gazetesinin Türkiye temsilcisi oldu. 1990 yilinda ENA Iletisim, ardindan da Bogaziçi Iletisim Grubu’nu kurarak kamu iletisimi alaninda uzmanlasti ve siyasi iletisim kampanyalari gerçeklestirdi. Yunanistan Disisleri Bakani Georges Papandreu’nun siyasi iletisim danismanligini yapti (2001-2004). Idea Poltika dergisini çikardi (1998-2002). Türkiye’nin demokratiklesmesi için ugras verdi ve bu süreçte TSK ile Dogan Grubu ile mücadele etti. TSK’nin açtigi bütün davalari kazandi. Ilk kitabi “Totaliter Türkiye Çiftligi” 2006’da, 2. kitabi “Ordu ne ise yarar?” 2007’de Belge yayinlarindan çikti. 2010’da “Sürekli Darbe Rejimi” adli eseri Fransa’da yayinlandi (“Le Putsch Permanent”). Ayni eser 2011’de ABD’de çikti: “The Permenant Putsch”.

Reklamlar

Tartışma

6 thoughts on “Türk Hamas’ı: Siyasal islamdan kurtulmanın yolu; Demokrasi

  1. Salom sevgili Hayim ve Baba,
    Katkilariniz için tesekkurler. Ancak bu benim tek yazim degil. 1998 yilindan beri yani 14 yildir bu ulkenin siyasetiyle ugrasiyorum, çalisiyorum, kitap yayinliyorum, mucadele ediyorum ve elimi tasin altina koyuyorum. Yani benim isim politologluk. Onun için sizlere tavsiyem kitaplarimi okulmaniz: Totaliter Türkiye Çiftligi, Ordu ne ise yarar? ve 5. Cumhuriyet. Ayrica fransizca ya da ingilizce olarak Surekli darbe rejimi adli kitabimi da okuyabilirsiniz. Kafanizi kurcalayan sorularin yanitlarini bu kitaplarda bulacaksiniz.
    Toda Raba.
    Erol Özkoray

    Posted by Erol Özkoray | 11 Haziran 2013, 12:11 pm
  2. Sayın yazar..Arzu edilirse eğer,Siyasal islamdan kurtulmanın yolunu bir ara yazarım.Ancak İslam ülkelerinde bunun demokrasi ile mümkün olamayacağını da üzülerek belirtirim.

    Saygı ile.

    Posted by Shlomo Hayim | 10 Haziran 2013, 6:12 pm
  3. SAYIN OZKORAY : YAZIM HORS SUJET DEGIL ! SIZ BU MESELE DEMOKRASI ILE HALLEDILIR DIYORSUNUZ ! BEN ISE ILERI DEMOKRASILERI MISAL GOSTEREREK ORADA BU ISI NASIL HALLETMISLER DIYORUM ! ILERI DEMOKRASILERDE GAZETECILER DEDEKTIF GIBI CALISARAK POLITIKACILARIN YOLSUZLUKLARINI BIR BIR ORTAYA CIKARIRLAR ! KIMSENIN DE AKLINA BUNLARI HAPSETMEK GELMEZUMUMIYETLE BU YOLSUZLUKLAR POLITIKACILARIN SERVETLERINDE GORULEN ANORMAL ARTISTAN ANLASILIR ! ISRAILDE YENI BIR OTOMOBIL ALDIGINIZDA SIZE SORULAN ILK SORU BUNU HANGI PARA KAYNAGINIZDAN ALMISSINIZ ? SAYET ERDOGANIN SERVETINI VEYA OGLUNUN GEMICIKLERINI HANGI KAYNAKTAN ALDIGINI SORMAMAK ICIN BIR KANUN CIKARILIYORSA VE HERKES BUNU SUKUNETLE KARSILIYORSA BU MESELE DEMOKRASI ILE HALLEDILMEZ ! SAYIN TEMIZEL BIR ARA BU NERDEN BULDUN KANUNUNU CIKARMAK ISTEMISTI ! NEREDE ISE ADAMI LINC EDECEKLERDI ! DOLAYISIYLA KIMSE ELINI TASIN ALTINA SOKMAK ISTEMEDIGINDEN BU YILAN HIKAYESI SURUP GIDER VE CEREMESINI BORDRO MAHKUMLARI ISCILER VE NELER DONDUGUNU ANLAYAMAYAN CAHIL HALK CEKER ! SAYGILAR !

    Posted by AZNOTON BABA | 10 Haziran 2013, 5:45 pm
  4. Shalom sayın Özkoray.İsrael’den yazıyorum.Ebedi başkentimiz Jerusalem’den.Kısmen eleştiriyi,kısmen de kutlanmayı hak eden yazınızı üst üste bir kaç kez okudum..Yazınızı bir kaç kez okumamın sebebi,öncelikle “Hors sujet” (qui c’est juste) olmamak için,bilahare de türkçenin ana dilim olmaması sebebi ile doğru yerde,yanlış söylemlerde bulunmamak için…

    Dedikten sonra sayın yazar,Türk halkının oyları (!) ile bir beden büyük ceketleri,beyaz çorapları,kellerini kapatmak için ensedeki bir tutam saçı alınlarına gelinceye dek yapıştıran,Çanakkale savaşını yeşil sarıklılar kazandı diyerek bir boşluk anında iktidara gelen bazı çarpık insanların Gobbels yetenekleri sebebi ile lider ilan ettikleri Tayyip Erdoğan hakkında yazdıklarınızın tüm reddiyelere kapalı olduğunu belirtmek isterim.

    2002’den beri değişen bir şey yok şeklindeki söyleminiz biraz eleştiriye açık gibi.1938’ten bu yana tek bir siyasetçi yetiştiremeyen bir sistemi göz ardı etmiş olmanız eleştiri kapısını açmanıza sebeb olmuştur.Kabul ederseniz,gelin islamcı iktidar ve liderini monopolize etmeden kısa süreliğine derin dondurucuda bekletelim ve totalizmi kırcal damarlarına kadar yaşayan bir halkı toplumsal istihbarat yöntemi ile inceleyelim öncelikle.

    Bu halk nerede kuyruk görse girer.Kuyruk yağlı ise,eve,akrabalarına, komşularına haber uçurur,evdeki yatalak ninesini bile sırtlar kuyruğa sokar.Kuyruk sırasının satıldığını siz başka bir ülkeden duydunuz mu sayın yazar?-Önemli olan 10-15 Lira değildir.Verilenin “Bedava” olmasıdır.Tek 1 Lira dahi verseniz durum aynı olurdu. İzdiham toplumun huyudur,düzen, organizasyon hak getire.Sıraya girmeye çalışan tekerlekli sandalye sahibini bile ezer bu tipler.. Ve,bu imaj tesadüfi olmayıp,kişinin kendi seçimidir.

    Ve sayın yazar,daracık çapı ve minnacık beyni ile geometri yasalarına meydan okurcasına ,ilimsizlik ve bilgisizlikten doğan bir cehalet,haki renk militarist rejimin bir anlık hatası ile devre dışı bırakılması sonucu,insandan nasıl koyun üretildiğinin göstergesi olarak görevlendirildiler.
    Okumaktan nefret edilen bir ülkede bazı şeyleri anlamak mümkün olmuyor maalesef.Sizin de belirttiğiniz üzere,ceberrut devletten kurtulmak yerine,yeni inşa edilen yeşil renkli ceberrut devletin sunduğu nimetler tercih edilmiştir.Siyasi partiler dahil olmak üzere,kimseler işin özüne inmemişler kendilerine sunulan pastadan pay alma yarışına girmişlerdir.

    ABD gibi bir süper gücü dahi kandırmayı başarmış bir islamcı iktidarın kasaba kültürü ile yetişmiş,kimlerin yazdığı dahi belli olmayan tarih kitaplarının yalanları ve günümüz gerçekleri arasında debelenip duran,diziler karşısında çekirdek çıtlatarak boş bir hayatın dümen suyunda yaşayanları kandırması dünyanın en kolay işi olarak olsa gerek diye düşünenler aldanmadı.

    İman ile ırkçılığın ve bölücülüğün dansını sergileyenler,kafası dumura uğramış,taliban ruhunu benimsemiş liderlerinin kendini Viyana Hofburg sarayının balkonunda hissederek verdiği vaazları ağızları bir karış dinleyerek ülkede radyasyon olmasa dahi,radyasyonu aratmayacak bir sistemi hayata geçirmek üzere kolları sıvamışlardır.Nedir bu sistem?

    Bu sistemin adı “Gerilimler” dir.Öylesine gerilimler yaratılır ki,evine ekmek götürmekten bir başka derdi olmayanlar öylesine bezdirilir ki,bitsin artık şu yılan hikayesi de nasıl biterse bitsin sendromu devreye girer ki,herkes rahatına kavuşsun.Dikkat ederseniz sayın yazar,toplumun içinde bulunduğu bu durum bir yerde Stockholm sendorumunun öğelerini taşıyordur toplumun alışması bağlamında.Ama heyhat,gerilimin biri sonuçlandırılırken diğerlerinin tohumu saçılır ve islamcı rejimlerin devamlılığı bir yandan böyle sağlanır,bir diğer yandan da gerilimi yaratanlar kendilerinin yarattıkları sorunlara demokrasi kılıfı altında kendileri çare bulmalarının klasik bir yöntem olup bunu yaparken de insan hak ve özgürlükleri adına fedakarlık yaptıkları konusunda bol bol etkileyici salçalı laflar etmeye dikkat ederler.Tabii ki burada ülkenizin medeni ülkelerden bir farkı çıkıyor ortaya.Bu fark elinde mikrofonla bu bahse konu maymunluğu icra edenler değil,onlara bu fırsatı veren halktır.Kendini hayal dünyasında yaşayan Osmanlı padişahları gibi gören aziz halkınızdır sayın yazar.Siz de bilirsiniz ki,bu konuda ülkenizin tarihi bayağı bereketlidir.

    Erdoğan ile Hitler’i özdeşleştirmeniz tartışılmaz.Aynen katılıyorum.Elinde imkan olsa,Hitler’i sollayacak girişimlerde bulunabileceği de tartışılmaz.Ancak,Erdoğan da aynen Hitler gibi çok büyük bir yanlışa imza attı.Kibir ve yenilmezlik sendromu diktatörlerin genlerinde vardır.Aynen korkunun olduğu gibi.Asla geri adım atmazlar.Dediğim dedik,astığım astık yaşamlarını diri tutan oluşumlardır.Bu oluşumlar ellerinden alındığı takdirde yok olmaya giden patika yolda hata üstüne hata yaparlar.Hitler’in 2013 versiyonu Erdoğan misali.

    O hata ne idi?-Her toplumun kendine göre değerleri,dokunulmazlıkları ve kırmızı çizgilerle çizilmiş sınırları vardır.Hele ki bu toplum orantısız bir zekanın olmazsa olmazı bilgilerle donatılmış ise.Teknolojinin nimetlerinden,uluslararası arenadaki oluşumları izleyerek faydalandıkları ve günümüz iletişim çağına yakışır bir şekilde internet denizinin ne denli büyük olduğunu keşfetmelerini körüklemiştir diktatörlüğünü ilan etmeye hazırlanan Erdoğan.Bir diğer deyimle,son atımlık barutunu ayağına sıkmıştır.

    Belirttiğiniz üzere,şimdilerde yapılacak şey siyasi islamdan ve Hitler’den kurtulmak için demokrasiye geçmek.Ancak bir sorun var.İslam ve demokrasi birbirine uyum sağlamakta zorlanır.Tüm bu oluşumları sadık bir okuyucusu olduğum gerek Daniel Pipes’in blogunda,gerek Patrick Cockburn’un yazılarında ve gerekse ülkemdeki büyüklerim ve hocalarımla haftalık sohbetlerimde beklediğimi de belirtmiş olayım arada.

    Gerçekçi analizinizi cesaretle kaleme aldığınız için şahsınızı kutlar,diktatöre “Yeter artık” diye ayağa kalkan cesur yüreklerin ve vatanseverlerin yollarının açık,zorluklarının kolay olması dileğimle..

    En vous disant encore une fois shalom Monsieur Özkoray veuillez accepter mes salutations distinguées..A bientot.

    Posted by Shlomo Hayim | 10 Haziran 2013, 3:37 pm
  5. Sayin Aznoton Baba’ya yazinin yazarindan cevap:
    Cevabinizin yazi ile hiçbir ilgisi yok. Konu disi yani “hors sujet” siniz!

    Posted by Erol Özkoray | 10 Haziran 2013, 7:08 am
  6. ILERI DEMOKRASILERDE BIR KERE MALIYE SON DERECE ONEMLI OLUP HERKES VERGISINI TAM OLARAK VERIR ! YANI NEREDEN BULDUN KANUNU VARDIR ! VERGI KACIRANI AGIR CEZALAR BEKLER ! DOLAYISIYLA BUHUSUSU BILEN KURNAZ ERDOGAN SIZIN SERVETINIZIN MENSEINI SORMIYACAGIM DIYE BIR KANUN CIKARIP, KENDISININ TEKRAR TEKRAR SECILMESININ YOLUNU ACMISTIR ! VERGI VERMEK IYI BIR VATANDAS OLMAK DEMEKTIR ! KABAHATI YALNIZ ERDOGANDA ARAMIYALIM ! HERKES BU SUCA ISTIRAK ETMISTIR ! ILERIKI SECIMI YINE ERDOGAN KAZANACAK CUNKU TURKIYEDE SU ANDA BORDRO MAHKUMLARI VE ISCILER HARIC KIMSE DOGRU DURUST VERGI VERMEK ISTEMIYOR ! GERISI HEP LAF-I GUZAFTIR !

    Posted by AZNOTON BABA | 10 Haziran 2013, 12:47 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika Beşiktaş transfer haberleri 26 Temmuz... Fikret Orman transferleri açıkladı 26 Temmuz 2017
  • Trump'ın sağlık reformuna engel 26 Temmuz 2017
  • Ankara'da korkunç olay: Genç adamı boş araziye götürüp öldürdüler, kız arkadaşını kaçırdılar 26 Temmuz 2017
  • Ankara'nın göbeğinde sokak ortasında infaz 26 Temmuz 2017
  • Başbakan ve yardımcılarının görev dağılımı Resmi Gazete'de yayımlandı 26 Temmuz 2017
  • Gözler Diyanet İşleri Başkanlığı'nda, Mehmet Görmez'in yerine kim gelecek? 26 Temmuz 2017
  • Ünlü işadamı 81 yaşında hayatını kaybetti 26 Temmuz 2017

Stats