>
you're reading...
Vatan

Şalom’da “Yavuz Sultan Selim ve Yahudiler” makalesiyle Sami Aji, Erdoğan’a Kıyak mı Geçmek İstedi?

3_koprude_yeni_tartismaVatan gazetesi muhabiri Mert İnan Türkiye’deki Şalom Gazetesi’nde Sami Aji imzasıyla yayınlanan ‘Yavuz Sultan Selim ve Yahudiler’ başlıklı yazıda, padişahtan övgüyle söz edilirken cemaatin önde gelen üyeleri ‘Bu yazı bizi bağlamaz’ görüşünde diye bildiriyor. Türk Yahudileri tarihi onusunda uzman isim Rıfat Bali “Türkiye Yahudileri’nin Yavuz’la ilgili Y harfinin dışında bilgisi yoktur” diyor. Yavuz Sultan Selim ve Yahudiler makalesiyle Şalom’da Sami Aji Erdoğan’a Kıyak mı Geçmek İstedi? Vatan gazetesinini haberi:
İstanbul Boğazı’na yapılacak 3.köprüye “Yavuz Sultan Selim” adının verilmesiyle başlayan tartışmalara bir yenisi eklendi. Yahudi Cemaati’nin yayın organı Şalom Gazetesi’nde Sami Aji imzasıyla yayınlanan “Yavuz Sultan Selim ve Yahudiler 1465-1520” başlıklı makalede; Sultan Selim’in Yahudiler için hayati rolüne dikkat çekilerek;
salom03072013_2Sultan, tahta geçer geçmez, babasının hekimi olan Josef Amon’u saray hekimbaşısı olarak atadı. Hemen ardından, başta mali işler olmak üzere, muhtelif devlet işlerinin başına İspanya ve Portekiz’den gelen Yahudi uzmanları getirdi. Ölümünden neredeyse 500 yıl sonra gündeme gelmek şansını veya belki şansızlığını yakalayan Osmanlı Devleti’nin en yavuz sultanına, başka bir açıdan bakmaya sizi davet ediyorum” ifadelerine yer verildi.
– Sami Aji (Şalom yazarı)1500 yıl boyunca İsrail topraklarına giremeyen Yahudiler’in anayurtlarına girişine Yavuz izin vermiştir. Çaldıran, Mercidabık ve Ridaniye savaşlarında silah kullanımında Yahudiler’in önemli rolü var. Bu savaşlardan sonra Yahudiler, İsrail topraklarına yeniden yerleşmeye başladı. Sultan Selim’de çok güçlü bir adalet duygusu hakim. Mısır ve Suriye fethi olmasa, Yahudiler’e ‘buyrun topraklarınıza yerleşebilirsiniz’ diyen olmayacaktı.”
– Rıfat Bali (Musevi Tarih Uzmanı): “Yazının Türkiye Yahudi Cemaati’ni temsil kabiliyeti bulunmuyor. Tamamen yazarın kendi görüşlerini bağlayan bir makale olarak görüyorum. Türkiye Yahudileri’nin Yavuz’la ilgili Y harfinin dışında bilgisi yoktur. Sıradan bir insanın fikir atfetmesini önemsemem. Makalenin Şalom Gazetesi’nde yayınlanmış olması da ortalama Türk Yahudileri’nin görüşünü bağlamaz.
– Silvyo Ovadya (Türk Yahudi Cemaati eski Başkanı) “Tarihsel süreçte Türkiye topraklarında Yahudi varlığı her zaman süregeldi. Bizans döneminde İstanbul’da Yahudiler’de yaşıyordu. Osmangazi ve Orhangazi Bursa’yı alınca kente Yahudileri yerleştiriyor. Sarayda hekimlerin büyük kısmı Yahudilerden oluştuğunu görüyoruz. Görev alan Yahudiler’in büyük kısmı Almanya, Avusturya İtalya’dan gelenler oluşturdu. Türkiye Yahudileri’nin Yavuz’la ilgili çok kayda değer bir ilişkisi yok. ”

Tartışma

Şalom’da “Yavuz Sultan Selim ve Yahudiler” makalesiyle Sami Aji, Erdoğan’a Kıyak mı Geçmek İstedi?’ için 20 yanıt

  1. Uslup çirkinleşiyor,hakaret üst düzeyde seyrediyor.Rüzgar tersten esmeye başladı gibi.Mezkur patalojik kişiliklerin tezahürü klinik vaka ötesi ihanet içeriyor.El ele yürümesi gereken dindaşını dahi ensesinden vuracak oranda sapıklık diz boyu.Tipik,pasif-agresif kişilik bozukluğu.Bir türlü anlaşılmadıklarına ve değer görmediklerine inanmak.İlişkilerde kararsızlık,katılmadıkları görüşlere saldırganca hakaretle karşı koyma.Odak otorite figürleri.Okuduklarının hoşnutsuzluğunu provokasyon yolu ile otoriter figürlere saldırmak gibi.Enteresan olan,bu figürler ile irtibatta da olmak isterler.

    Site kalitesini düşürme çabaları,sitenin sunduğu makalelerde düşüncelerini açıklayan kişi ve kurumlara çirkin söylemlerle hakaret edildiği sürece yazışma sağlıklı yürümez.Yetişkinliğin rüştünü ispatlaması,hakaret,küfür değil mantıktır.Cahilin mücadelesi aklı once kendi cehaletini yenerse mücadeledir.Aksi takdirde,tek noktaya odaklanmış kişiliği böylesi akıl ve mantıkla site tarafından sunulan yazı,makaleler,analizler ve yorumlar yer bitirir,mantık denen şeyi yok eder.Hakarete devam edilirse eğer,o zaman ….izm’i yaşam biçimi edinmiş,salt o anlayıştan beslenen odaklarla aynı kefeye koymak gerekir düşeni diye düşünülmesine hiç bir güç mani olamaz.

    Kalk borusu çalma yöntemi,öğrenme ve gerçekleri kabullenme bozukluğunun göstergesi olup,dinleme,konuşma,okuma,yazma,akıl yürütme ile insan olabilme yeteneklerinin kazanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren heterojen bozukluğun tedavi yeri burası değildir.

    Merhametli anıma denk gelmiş,usulü usulunca,hafifinden bir cevap yazmış idim.Neden kısa kestiğimi “Allah’tan ümit kesilmez” diye düşünerek,çakozlar sanmıştım.Ümitsiz vakaların bile,arasıra lafı alıştıkları yerden değil,Allah merhameti akılları ile anladıkları söylenmişti bir zamanlar şahsıma. Muhteremde durum biraz vahim galiba.

    Muhibbi ruhunu ihtizaza getiren istiyakları ıskalarsak eğer,elbet vardır dilde hafif,mizanda ağır yazan muhteremin bir bildiği.Anlaşılan ya sabır diyen editörü imtihana çekmek istemiştir keyfi.

    Bizi bizden iyi bilen asırlık bir deryaya,bir naistikbal şakirt olaraktan bekletme edepsizliği yapmadan,karınca kararınca brifing değerinde bir terbiye dersi vermem elzem olmuştur.Böyleleri çoktur.Elde sineklikle dolaşmaktan çok daha önemli şeyler de var hayatta.

    Hakaret sosuna batılmış çirkin düşünsel yalpalama sergileyen,insanlarla ilişkilerin imrenesi taraflarından bi haber,sırtı geleceğe dönük bir yaşam tarzını benimseyenler ve en önemlisi sidik yarışı yaparcasına yorum savaşı yapmaya çalışanlar için endişelenmeye gerek yoktur.Tarihin mezarlıkları böylesi sahte kahramanlarla doludur.

    “Bu da gelir,bu da geçer” demiş idi Sabahattin Ali.

    Edeple gelen,lutuf bulur.

    Posted by Shlomo Hayim | 8 Temmuz 2013, 2:57 pm
    • Sn Shlomo Haim,
      B eni gazetesinin Turkiyede Yahudilerin yegane arkadasklari olan ALEVILERE m kim oldugum, uslubum, kufurbaz oldugum, hakaret ettigim mevzuu bahis degil ki ! Bahis mevzuu olan Salom gazetesinin Yahudileri seven grup olan ALEVILERE karsi sunnileri tutusudur
      Tabii ki buna hic bir cevap vermediniz cunku o kadar cahgilsiniz ki ya bir yalakasiniz zilan yazinin iocerigine degil yazan kisinin sahsina yuklenmektesiniz . Co zavalli birisiniz Bay Shalom !

      Posted by Erroll Gelardin | 8 Temmuz 2013, 4:32 pm
      • İmla hataları ile dolu yazınız maalesef okunamıyor.Herhalde türkçe karakterlerle yazıldığı içindir.

        Cahillik ve zavallılık suçlaması gezegenin her ülkesinde hakarettir.

        Kompleks Dna’lara işlemiş,inkar ve yalan yaşam biçimi olmuş.-Yaşam kabullenmek olduğundan,ahmak konumuna düşmemek için yeterli insan sukut eder.Hemoroid kremini neresine sürdüğü de merak konusu.Tereyağ niyetine yenirse eğer kızarmış ekmeğe sürülerek,beynin bağırsaklarında “peristaltik refleks” e sebebiyet verir.Zeka reflekslerini de sıfırlar.Görüldüğü üzere.

        İnkar edilen hakaretler sinsilesine gelince:

        “Hakaret illetini, hak ettigi lisan ile tedavi edilmesi gerektigine inananlardanım…Anadan doğma hakarete meyli olanı tanıstirdığımız bu deva da, hastanın edebini tedavi etmekle beraber, marazlı ruhiyesine çare olunmuyor nedense”.

        Her köyün bir delisi vardır derler.

        Varsın bir adet de sitenin olsun.

        Edeple gelen,lutuf bulur.

        Edeple gelmeyenin kaderi,kervan ile kervan gölgesinde aylak aylak dolaşan it’in ezeli ve ebedi makus kaderi ile aynıdır.

        “Actions speak louder than words”.-Selametle.

        Selam ve dua ile Ya Sahip.

        Posted by Shlomo Hayim | 8 Temmuz 2013, 4:56 pm
  2. Istanbulda yasiyan Yahudilerin buyuk kismi yalaka ve kic yalayicidirlar !! gelelim Yavuz sulan selime
    Turkiyede 25 milyon alevi vardir. Bunlarin cogu modern insanlardir ve cogu okumus kisilerdir . Alevilerin cok cok buyuk bir kismi Israeli ve yahudileri dusman gormez. !
    Simdi ne yaptiniz ? Sunnileri Alevilere tercihle kendi ayaginiza kursun siktiniz ! O kadar yanlizca gunluk rahatinizla mesgulsunuz ki , sizlere dusman olan Sunnileri arkadas olan alevilere tercih ettiniz . Bundan daha buyuk bir cahilloik olurmu ? eger cehalet degilse o zaman kic yalaciligi ve yalakaliktir yaptiginiz ! Kendinizden utanin biraz ! Bana catmakla isiniz bitmis olmaz ! sevmiyebilir hatta nefret edebilirsiniz benden ayiptir soylemesi cok S…m de ! ama suratiniza hyakikatleri benden baskasi da soylemez ! hade bakalim nereye varacak manyakliginiz !

    Posted by Erroll Gelardin | 8 Temmuz 2013, 11:43 am
  3. Aşağıda gösterdiğim gibi, Yahudilerin Osmanlı İmparatorluğunun yükselme devrinin silah üretiminde önemli bir payı var. Bu payı hem Selim Hanın seferlerinde hem de Kanuni Sultan Süleyman Hanın seferlerinde bulmaktayız.
    Yahudiler Yavuzun y sini bilmezler’ demeden evvel Türklerin yahudilerin y sini bilip bilmediğini düşünelim!

    La Méditerranée des Juifs, Exode et enracinements :
    Paul Balta – Catherine Dana – Régine Cohen :

    Page 120

    Les cahiers de Confluences :
    extrait

    « …..n´a pas longtemsps bannis et déchassés d´Espagne et Portugal, lesquels au grand détriment et dommage de la Chrétientë ont appris aux Turcs plusieurs inventions, artifices et machines de guerre comme à faire artillerie, arquebuses, poudre à canon, boulets at autres armes »

    L´histoire Générale de l´Artillerie par Jean-Baptiste Brunet, Volume 1

    L´artuillerie Ottomane

    Extrait :

    « Le sultan des mameluks sortit du Caire avec des masses de cavalerie, et vint attaquer les Turcs dans la plaine de Dabiek.Sélim avait répandu sur tout son front 500 pièces d´artillerie protégées par des lignes de chariots enchainés. Les mameluks n´avaint pas un seul canon ; ils furent promptement dispersés. »

    Battle of Chaldiran

    The Ottomans deployed heavy artillery and thousands of Janissaries equipped with gunpowder weapons behind a barrier of carts. The Safavids used cavalry to engage the Ottoman forces. The Safavids attacked the Ottoman wings in an effort to avoid the Ottoman artillery positioned at the center. However, the Ottoman artillery was highly maneuverable and the Safavids suffered disastrous losses. The advanced Ottoman weaponry was the deciding factor of the battle as the Safavid forces, who only had traditional weaponry, were decimated. The Safavids also suffered from poor planning and ill-disciplined troops unlike the Ottomans.

    Why dıd Solıman the Magnıfıcent wın all these vıctorıes?

    “, the Turkish army of this period had a technological advantage over its enemies.Suleiman made sure the Janissaries were equipped with the latest firearms, and his artillery had the latest cannon.Combined with their training,this made them more effective in battle than their enemies.”

    Posted by Isaac Haskiya | 8 Temmuz 2013, 10:04 am
  4. Ayrica:

    – Cristóbal de Villalón’s pseudonymous sixteenth-century Viaje de Turquia, the author explains that the Turkish artillery corps had no masters to teach them (particularly how to mount pieces on carriages) until the Jews were thrown out of Spain. They showed them how, as well as how to fire muskets, to make forts and trenches, and whatever devices and strategies there are in war,……

    -Giovanni Soranzo (doge of Venice, r. 1312–28) is said to have prevented the expulsion of the Jews from Venice in 1571 on the grounds that Jewish refugees from Spain had taught the Turks how to make cannons, cannonballs, and other armaments…..

    – Among the Jewish emigres from Spain were those proficient in munitions. This expertise was particularly attractive to the Turks, and Sultan Beyezid II issued a special invitation for the Sephardim to settle in his dominion. He issued firmans to ensure the protection of the “talented Sephardim” against the Inquisition. The sultan is quoted as saying that he “considered Ferdinand of Spain a fool” for pursuing a policy of expulsion which, first of all, “impoverished his own kingdom while enriching the sultan’s,” and secondly, “allowed such vital secrets as munitions-making and the technology of artillery manufacture to escape from Spain to its enemies.”

    – Three and a half centuries earlier, Pierre Belon reported at first-hand that the Sephardim established, among other basic industries, iron-working shops in Salonica and Constantinople. The Sephardim produced the first wheeled gun-carriages for the army of Sulaiman the Magnificent, artillery which secured his military successes.
    Ferdnand Braudel, notes that among the Jewish industries on the Bosporus were manufactories just south of Galata, on the Golden Horn opposite Constantinople “where they make powder and artillery.”

    – “In 1573,” Braudel notes, “Venice was preparing to drive out her Jews… At this point Soranzo arrived from Constantinople, where he had held the office of Bailo. According to a Jewish chronicler, he addressed the Council of Ten in the following terms: ‘What pernicious act is this, to expel the Jews? Do you not know what it may cost you in years to come? Who gave the Turk his strength and where else would he have found the skilled craftsmen to make the cannon, bows, shot, swords, shields and bucklers which enable him to measure himself against other powers, if not among the Jews who were expelled by the Kings of Spain?” An earlier French description of Constantinople (about 1550) had already noted as much.”

    – Jews were also munitions makers for the Medicis. That Jews were in demand for that expertise in the vicinity of Casale is evidenced by the manuscript found in theGeniza.

    http://www.jrank.org
    http://www.hebrewhistory.info/Casale Geniza

    Posted by Isaac Haskiya | 7 Temmuz 2013, 8:54 am
  5. Sayin E.Gelardin ! SAMI AJI nin sansizligi BU enteresan makalenin yanlis zamanda nesredilmesi olmustur ! Ben kendisini tanirim ! POLITIKA ile uzaktan yakindan BIR alakasi yoktur ! Sadece 3cu Bogaz Koprusune bu isim verilecegi icin YAVUZ SELIM’in tarihte Yahudiler icin ne kadar onemli oldugunu tarihi vesikalarla anlatan bir belgesel yazidir !

    Posted by DAVID KOHEN | 6 Temmuz 2013, 10:57 am
    • Yavuz’un Mısır seferinin başarılı bir şekilde sonuçlanması, Yahudi tarihinde bir dönüm noktası oluşturmuştur. Nitekim,
      Osmanlı yönetimi, Filistin Yahudi toplumunun siyasal ve sosyal yaşamını olumlu bir şekilde etkilemiştir. İber Yarımadası’ndan kovulan Yahudilerin Osmanlı ülkesine açık ellerle kabul edilmekte olmalarına bağlı haberler, daha Memlûkler devrinde, bu topluma ulaşmıştı. Osmanlı yönetimi, Memlûklerin baskı yönetiminden bunalmakta olan bu toplum tarafından, sevinç ve yenilenen ümitlerle karşılandı. Bunun temelinde, İber göçmenlerinin Filistin’e de yerleşmeleri ile Filistin Yahudi yerleşimi için rahat ve parlak bir dönemin başlamakta olduğu inancı yatmakta idi.
      Filistin Yahudileri için dört yüzyıl devam edecek olan yeni bir dönem başlamıştı. 17. yy.ın ikinci yarısında yaşamış olan Mısırlı tarihçi Sambari, Sultan Selim’in Anadolu ve Mısır’ı fethi ile ülkede sulh devrinin başlayacağının dinsel yorumlarda malûm olduğunu belirtmiştir.
      Filistin’in Osmanlı yönetimine geçmesi ile beraber, bu ülkeye Yahudi göçü başladı. İlk göçmenler Türkiye’ye yerleşmiş İber Yarımadası’ndan kovulan Yahudilerdi. Bu göç Filistin’in Yahudi toplumunun ilerlemesinde ve kök salmasında önemli bir hamle oluşturdu. Bu göç dalgalar halinde zaman zaman güçlenerek, iki ilâ üç nesli içerdi ve 16. yy.ın sonlarına kadar devam ederek, Kuzey Afrika, İtalya ve Aşkenaz Yahudilerini de içerdi. Göçmenlerin bilgi, mesleki yetenek ve iktisadi güçlerine bağlı olarak, düşünce, sanayi, ticaret, tarım ve balıkçılık alanlarında yeni gelişmeler kaydedildi.
      Buarada, Safed şehrinde Orta Doğu’nun ilk İbrani matbaası kuruldu. Din ve gizemcilik bilgilerinin eğitildiği kurumlar sayesinde Filistin, Yahudi dünyasının önemli bir ruhani merkezine dönüştü.
      Buarada cemaatin iç yönetiminin kural ve yapısında da önemli gelişmeler açığa çıktı. Memlûkler devrinde adet oldugu gibi, cemaat yönetimi Memlûkler tarafından tayin edilen ulular yerine – İspanya’da alışagelinen yapıya uygun – nispeten demokratik olarak seçilen kurullara devredildi. Eğitim ve hayır kurumlarının yanısıra, cemaat içi yasaları ve yargı düzeni, bu anlayışa dayanarak tespit edildi.

      Osmanlı yönetimi ile MS I. Yy.ılın ikinci yarısında Roma Senatosunun almış olduğu, Yahudilerin Filistin’den sürgün edilme kararı ve geriye dönüş yasağı, fiilen son bulmuştur.
      Hernekadar, Osmanlı yönetimi Yahudilerin Filistin’e göçünü teşvik etmemişse de, genelde bu göçe müdahale etmemiş ve Yahudilerin ülkenin arzu ettikleri bölgelerine yerleşmelerine karışmamıştır. Özellikle, Filistin’in fethi sırasında ve bunu takiben hüküm sürmüş üç padişahın – Selim I, Kanuni ve Selim II – devirleri sırasında, bu durum en bariz şekli ile belirlenmiştir. Bu üç hükümdar ayni zamanda da, Yahudi cemaatlerinin iç işlerini tam bir serbesti içerisinde yürütmelerine olanak tanımıştır.

      Posted by Gad Nassi | 6 Temmuz 2013, 11:46 am
  6. “Tophanedeki Ispanyol yahudileri” isimli ladino dilindeki yazim yakinda Istanbulda yayinlanacaktir. Osmanli Imparatorlugunda atesli silahlar imalatina Ispanyol yahudilerinin de katildigini gosteren kaynaklar:

    1- Wikipedia,” Jews envolved in the firearm production of the Ottoman Empire “:
    “One of the greatest advancements in Ottoman fire arms came in the reign of Beyazid II who improved the design of field artillery pieces and many other firearms ranging from muskets to ‘tufeks’. To add to this the 16th century brought the latest technical advancements in gun making to the Ottomans; in the form of Jews fleeing from the Spanish Inquisition.

    2- Pdf: Artillery Trade of the Ottoman Empire- Ayduz

    3- http://www.geschichteingchronogie.com
    “The war between the Ottomans and the Mamluks commenced in 1516; the Ottomans were victorious due to their superior use of firearms, which the exiled Jews taught them to manufacture, their good organization, their strict discipline, and to a certain extent, the treachery of important Mamluks.”

    Ispanya yahudileri bilhassa Girnata savasinda, Hiristiyanlarin Araplara karsi kullandigi uzun namlulu toplarin ve kisa namlulu, buyuk capta havan toplarinin nasil uretildigini yerinde gormus ve tanimislardir.

    Posted by Isaac Haskiya | 6 Temmuz 2013, 10:09 am
  7. Yahudilerinin cogunun kaninda vardir ! bu yazi da bir kic yalama yazisindan ote midir ?

    Posted by Erroll Gelardin | 6 Temmuz 2013, 9:28 am
    • itiraf etmem gerekir ki,her ne kadar Türk yahudilerinden hoşnut olmasam da,”Kıç yalama” söylemi hiç de hoş olmamış.Yazıyı beğenmezseniz,okumayı yarıda keser,gülüp geçerseniz.Bilgiye bilgi ile cevap verilir sayın Gelardin.Hakaret ve aşağılama ile değil.Yıllar önce benzer hakareti şahsıma da yapmıştınız.Verdiğim cevap da ağır olduğundan üzüldüğünüzü duymuş idim.

      Ancak can çıkar,huy çıkmaz söylemine güzel bir örnek olduğunuzu belirtmezsem bir yerim şişecek.

      Arada sayın Haskiya’ya da paylaştığı ve sunduğu bilgilerden dolayı teşekkür ederim.Öğrenmenin sonu yoktur derler.Size bir bilgi borcum var sayın Haskiya.

      Gerek Osmanlı,gerekse Türk kimliğinin inşasında yahudilerin katkıları nedense Türk tarih kitaplarında yer bulmamıştır.Hoş,belgelerle ispatlasanız dahi kabul görmeyeceği içindir belki de.Kimbilir?

      Herkese hayırlı ve güzel bir hafta dilerim.

      Posted by Shlomo Hayim | 7 Temmuz 2013, 9:58 am
      • yazi maalesef okunamiyor. herhalde turkce krakterlerle yazildigi icindir. Her ne hal ise ben her zaman yazdigimin ve soylediklerimin arkasindayim ! HAVRAYA GITMIYENLERI AHIRA BAGLIYAMAZSINIZ ESEKLERE AYIP olur diyen bir hergeleyi Hahambasi yapanlardan baska ne beklenebilirki !

        Posted by Erroll Gelardin | 7 Temmuz 2013, 10:35 am
      • Estağfurullah Sayın Hayim! İltifâtınıza teşekkürler.
        Lise ve lise sonrası öğretmenliğinden emekliye geçtikten sonra, 2001 senesinden beri askerî tarih, strateji ve taktik konularını muhtelif kaynaklardan arayıp tetkik etmekteyim.
        Vardığım netice şu: silâh-tâlim- cephe gözetme-cephede mevzi alma-oynak manevra kâbiliyeti-ikmâl-muhtelif silahların koordinasyonu (piyade/zırh/topçu/helikopter/hava/deniz kuvvetlerinin beraber çalışması) gibi mefhumların devamlı hazırlanması gâyet önemli ama en önemlisi askerin, rütbesi ne olursa olsun, hem mantıklı, hem girişken, hem de kararlı olmasıdır. Tarih boyunda böyle olmuştur, istikbâlde de böyle olacaktır.
        Bugüne bugün yaşadığımız dünyada bu hazırlığı olmayan devletlerin geleceği karamsardır.
        Selâmlar.

        Posted by Isaac Haskiya | 8 Temmuz 2013, 10:46 am
  8. Ben az Turkce biliyor ! Onun icin AKP vekiller icin Ingilizce poem yazdim :

    This is to the breezes
    Which blows upon the treeses
    And the girl’s skirts upon their kneeses
    As the AKP lawmakers seeses
    As does it pleases
    And they get venereal diseases !!!

    Posted by Mark. Frankestein | 6 Temmuz 2013, 9:21 am
  9. SALOM Gazetesine Internetten girip MAKALENIN altinda Sami Aji nin 8 kaynakca gosterdigini gordum ! Bu husustaki goruslerini BIR ARASTIRMACI YAZAR olan RIFAT BALI den taleb ediyorum !

    Posted by David Kohen | 6 Temmuz 2013, 1:05 am
    • Yavuz Sultan Selim’in Suriye-Filistin-Mısır seferi ile ilgili makale kanımca, 3. Boğaz köprüsüne bu padişahın isminin verilmesi konusunun gündeme oturması ile ilgilidir. Yoksa, yaranma içgüdüsüne bağlı değildir.
      Diğer taraftan, bu sefere yol açan en önemli neden, Memlukların Osmanlı ile savaş halinde olan İran ile işbirliğine girişmiş olmalarıdır.
      Osmanlı ordusu zaferini, İspanya yahudilerinin Osmanlıya getirmiş oldukları atesli silah sanayiine, bu arada da savaş meydanında kullanılan hafif toplara borçludur. Yoksa, Moğolların Orta ve Yakın Doğu ve Kuzey Afrika’ya yayılmalarını önlemiş olan ve tarihin seyrini değiştirmiş kilit bir savaşın galibi olan, Memluk ordusunu yenmesi hethalde mümkün olmazdı. Nıtekim, Memluk sultanının bu hususu Yavuz’a hatırlatması ayni anda hayatına mal olmuştur. Ayni nedenle, Mısır halkı savaşı takiben kendi yahudilerini kıyıma uğratmıştır.
      Yahudilerin Osmanlıya bu katkıları, nedense Türkiye tarihçileri arasıda yeterince ıfade edilmemiştir.

      Posted by Gad Nassi | 6 Temmuz 2013, 6:57 am
  10. Bahsi GECEN yaziyi ben de okudum ! BU bilgileri acaba NEREDE bulmus ? Zannedersem BIR kaynakca gostermiyor ! Sayin Rifat Bali hep kaynakca gosterdiginden ONUN dedigi DAHA gecerlidir !

    Posted by David Kohen | 6 Temmuz 2013, 12:48 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Karar 14 Aralık'ta verilecek 17 Kasım 2019
  • 403 sayfalık skandal gün yüzüne çıktı: Asla merhamet gösterilmesin 17 Kasım 2019
  • Tek kelimeyle vicdansızlık! Yavru köpekleri çuvala koyup lağım çukuruna attılar 17 Kasım 2019
  • Lastiği patlayan minibüs devrildi 17 Kasım 2019
  • Mersin’de Frida’nın hayatına büyük ilgi 17 Kasım 2019
  • Irak’ta dini lider çağrı yaptı, 4 kentte tatil ilan edildi 17 Kasım 2019
  • Japon otomotiv devinden radikal karar! 450 bin aracını geri çağırıyor 17 Kasım 2019

Stats

%d blogcu bunu beğendi: