>
you're reading...
HasTürk TV

AkP’nin İpoteklediği Türk Yahudi Cemaati Müslüman Ülkelerde Yaşamını Sürdürebilen Ender Cemaatlerden Biri

slate2Ariane Bonzon / Slate.fr 06.08.2013 tercüme HasTurktv | Bir zamanlar AkP İktidarı ve Yahudi Cemaatinin çıkarları çatışmıyordu. Bugün durum değişik; Tutucu İslam’ın “Yahudi Lobisi”sözleri endişelendiriyor.
Hahambaşı endişeli. Genellikle olayları abartan birisi değildir. Fakat Başbakan yardımcısı Beşir Atalay Haziran ayında Türkiyeyi sarsan protestoların arkasında “Yahudi Lobisi” olduğunu açıklayınca Hahambaşı İzak Haleva böyle bir “genelleştirmenin doğuracağı sonuçlar”ın kötü olacağına dair bir bildiri yayınlamak zorunda kaldı. Tipik bir alttan alma ve dikkatli bir bildiri ama herşeye rağmen yayınlandı. Bu bile çok nadir.
İstanbul cemaatinden 25 yaşındaki Nisim (aslı adı değil) Artık gerçeği saklayamayız. Hükümetin şamar oğlanı olduk. Başbakan faiz lobisinden, Ankara belediye başkanı Yahudi lobisi oyunundan bahsederken Beşir Atalay bunların bir mertebe üzerine çıktı” diyor.Başbakan yardımcısı önce bunları söylemediğini iddia etti, fakat demecin videosu gösterildiğinde özürü kabahatinden büyük oldu” diyor .”Beşir Atalay söylediğini düzeltmek için bütün Yahudileri değil sadece zenginleri kastettiğini söyledi“.
Türk Yahudi Cemaati Müslüman ülkelerde yaşamını sürdürebilen ender cemaatlerden biri ve en önemlisi. İstanbul doğumlu Fransız tarihçi Nora Şeni’ye göre “II Dünya savaşında Türkiyenin Almanyadan kaçmak isteyen bir grup entelektüeli ülkeye kabul ettiği doğrudur. Fakat bunun yanında Avrupada yaşayan birçok Türk Yahudisini vatandaşlıktan çıkartmış (bu onların ölüm kamplarına gönderilmelerine yol açmıştır) ve sınırlarını Yahudilere kapatmıştır” diyor.
nora_seniNora Şeni bu konuya hakim: Kendi ailesinden Selanikte yaşayan ve Türkiyeye kaçmak isteyen 34 Yahudi sınırdan çevrilmiş, Treblinkaya gönderilerek orada öldürülmüşler.
1948 den sonra Türkiyede yaşayan 82,000 Yahudinin yarısı kadarı İsraile göç etti. Türkiye de 1949 da İsraili tanıyan ilk Müslüman ülke oldu. Yarım asır kadar ilişkiler fena değildi, hatta 1990 larda mükemmediler: NATO nun önemli bir gücü olan Türk ordusunu sayesinde.
Türk Yahudileri de bu stratejik yakınlıktan fayda gördüler. 1955 teki (6 7 Eylül) azınlıklara karşı hareketten zarar görmelerine rağmen, Ermeni veya Rumlara göre genellikle daha fazla kollandılar. Bin kadarının İzmirde, gerisinin çoğunluğu İstanbulda yaşayan cemaatin genellikle hali vakti yerinde: Genellikle tüccar, yönetici ve endüstriciler. Nüfus kağıtlarında din hanesinde “Yahudi” yazar (diğer dinler de yazılır). 1923 Lozan antlaşması müslüman olmayan Türklere kamu sektöründe çalışma hakkı tanısa da kamu sektöründe Yargı, ordu, diplomasi gibi birçok yüksek mevki Yahudilere kapalıdır. Yahudi bir bakan veya milletvekili yoktur. Güvenlik konusunda kendi işini kurmakta olan Nesim “İş hayatı ,sanat veya üniversite haricinde bir gencin burada geleceği yok. Belli bir zaman sonra önünün kesileceğini bilir” diyor.
davos-erdoganAkP’nin iktidara gelişine zaten şüpheyle bakan Türk Yahudileri için 2003 saldırıları “ülkeyi terket” işareti oldu
Günümüzde sayısı 17,000 olan cemaatte 2002 2012 arası 8,000 kişilik bir azalma oldu. Bu da sadece ölümlerle açıklanamaz. Ayrılanlar da çok. “Yahudi olduğu için” öldürülen dişçi Yahya Yasef ve aynı ölümcül 2003 senesinin Kasım ayında iki İstanbul sinagoguna – Neve Şalom ve Bet İsrael – yapılan saldırılar sonucun onlarca kişi hayatını kaybetti. Sinagoglara yapılan daha önceki saldırıların aksine, bu saldırıları yapanların biri davos14El Kaideye yakın bir Suriyeli fakat diğerleri Türktü. AkP nin iktidara gelişine zaten şüpheyle bakan birçoğu için bu saldırılar ülkeyi terketme işaretini verdi.
AkP yöneticilerinin çoğu temeli antisemit olan Milli Görüş kaynaklı. Milli Görüş üzerine araştırmalar yapan ve”Üç dünya arasında Türkiye “adlı kitabın yazarı Nora Seni “Başlangıctan beri AkP Milli Görüşten ayrıldığını belirtti. Bazı AKP yöneticileri İsrail ile Yahudiler arasında bir ayrım yapsa bile, bunu oy tabanları hiçbir zaman benimsemedi” diyor.
Buna rağmen Türk Yahudilerinin AkP ye karşı şüpheci tutumu yumuşuyor. AkP nin programında Şeriyat yok ve Türkiyede layiklik garanti” diyorlar. Erdoğan hükümeti tarafından uygulanan ultra liberal ekonomiye de karşı değiller. Amerika ve Avrupaya ihracat artıyor, ülkeye daha fazla turist geliyor ve politik istikrar beraberinde bir nebze demokrasi de getiriyor. Ve nihayet, hükümet, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Anayasa Mahkemesinin karşı çıkmasına rağmen CHP nin iktidar olduğu zamanlar el konulan cemaat müklerini de geri vermeye başladı.
İstanbul yahudisi genç girişimci, Jerusalem Post ‘ta yazan İgal Acıman “2002 de AkP’ye oy vermeyen birçok Yahudi 2007 de oylarını bu partiye verdiler” diyor. Bu destek bir Fransız yetkilisini çok şaşırtmıştı. Akademisyen Soli Özel’in söylediklerini duyan bu yetkili bana “O Yahudi. AkP yi nasıl destekleyebilir” diye sormuştu.
Başbakan tarafından üretilen İsrail karşıtı bir retorik
Türk hükümetinin Amerikan Yahudi kuruluşlarının Kongrede Ermeni Soykırım tasarılarının kabul edilmemesi için Türk Yahudilerine ihtiyaçları var. Bu kuruluşlar da Unesco daki Holokost hakkında doğru bilgiler yayınlama amacıyla kurulmuş Aladin projesinde, ve Yahudi – Müslüman ilişkilerinde Türkiyenin desteğini beklemekte.”
Fakat 2009 dan beri bu ortak çıkarlara ters düşen bir şekilde AKP, dış politikasının eksenlerinden bir haline gelen, Başbakan tarafından üretilen İsrail karşıtı bir retoriğe başladı.
AkP’nin İsraille ilişkileri bozması
Bu retorik, 2009 daki Dökme Kurşun operasyonundan sonra Davosta Simon Peres’e artık meşhur “One minute” çıkışıyla başladı.
Bu “One minute” aslında bir başarısızlığın itirafıydı: Türkiye başbakanı Suriye ile İsrail arasında hayal ettiği arabulucu rolünde sınıfta kalmıştı. İsraili Avrupayı veya Amerikayı, Hamas’ın meşru bir muhatap olduğuna ikna edememişti. Bunun sonucunda tornistan yapıp Tel Avive sert çıkarak Arap halklarının kahramanı oldu. Türkiyedeki strateji uzmanları,ülkenin Osmanlıdan pek iyi hatıraları olmayan Arap ülkelerinde sözü geçer bir aktör olabilmesi için, Filistin yanlısı ve İsrail karşıtı bir tutum içinde olmsı gerektiğini düşündüler.
İkinci dönemeç ise 9 Türk vatandaşının öldüğü ve Türkiye ile İsrailin ilişkilerinin kopma derecesine geldiği Mavi Marmara olayıydı. Bütün bir ay binlerce protestocu İstanbuldaki İsrail konsolosluğunun önünde, bazen antisemit sloganlar atarak gösterilerde bulundular.
Hahambaşılık ta kendisinin bir şeyler söylemek zorunda olduğunu hissetti, bildirisinde: “Basınımızdan aldığımız ilk haberlere göre, yapılan müdahalede ölü ve yaralıların olduğu hususu, bu üzüntümüzü fazlasıyla arttırmaktadır. Söz konusu girişimin bu şekilde durdurulmasının ülkemizde yarattığı tepkiye katılıyor ve kamuoyumuzla üzüntümüzü paylaşıyoruz“, beyanı yaptı.
Türk tarihçi Rıfat Bali “Mavi Marmara, Türk halkı ve basınının siyonizme karşı gelen bir Yahudinin iyi bir Yahudi, siyonist bir Yahudinin de kötü bir Yahudi olarak gördüklerini bir kere daha ispat etti” diyor.
2010 dan beri ise AkP şefleri artık sadece İsraile ve İsrailin Filistin politikalarına karşı değil, dil sürçmesi veya “kontrollü derapaj” şeklinde Yahudi lobisi ve Yahudi diyasporasına karşı da konuşuyorlar.
İçeride veya dışarıda hassas bir durumda – hoşlarına gitmeyen Arap ayaklanmaları, İranla yüzleşme, Irakla gerginlik, Suriyedeki çıkmaz, büyük şehirlerde AKP karşıtı gösteriler – AkP hükümetinin tepkisi ya doğrudan İsraile çatmak ya da kabahati “Yahudi lobisi komplosu” na yüklemek oluyor. Böylece hem dikkatleri başka bir yere çekmiş oluyor hem de Türkiye içinde ve Arap dünyasındaki popülaritesini arttırıyor. Fakat bu tehlikeli bir karışım.
“En kötü tarafı da liberal, solcu entelektüellerin bile hükümetin Yahudi komplosu laflarına karşı bir tavır koymamaları” diyor elli yaşlarındaki Raşel (aslı adı değil). “Müslüman arkadaşlarımın bu konuya dikkatlerini çektiğimde, evet ama bak İsrail de neler yapıyor diyorlar“.
Türk Yahudileri bu gidişatın farkında. Ceplerinde her zaman ABD, İspanya, İtalya veya İsraile geçerli bir vizeleri var..Fakat buna rağmen tehlikeyi küçümseyenler de çok. Nora Seni ye göre Türkler Holokostu yaşamadılar. Totaliter rejimlerin belirtileri olan birçok olaya çok duyarlı değiller
Ariane Bonzon / Ariane Bonzon uluslararası ilişkiler uzmanı bir yazar. İstanbul, Yeruşalayim ve Johannesburg da yaşamış. Son kitabı Ahmet İnsel ve Michel Marian ile “Ermeni Tabusu üzerine sohbet”

Reklamlar

Tartışma

One thought on “AkP’nin İpoteklediği Türk Yahudi Cemaati Müslüman Ülkelerde Yaşamını Sürdürebilen Ender Cemaatlerden Biri

  1. Yillarca acin gozunuzu terkedin Turkiyeyi diye yaziyorum

    Posted by Erroll Gelardin | 11 Ağustos 2013, 11:57 am

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika... Trump elçiyi değiştiriyor 20 Temmuz 2017
  • Ormanda hint keneviri tarlası bulundu 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray'da Sinan Gümüş ile yollar ayrılıyor 20 Temmuz 2017
  • CHP'li vekillerden Adalet Bakanı Gül'e, 'Nuriye ve Semih' mektubu  20 Temmuz 2017
  • Son dakika... Meclis İç Tüzük Değişiklik Teklifi komisyonda kabul edildi 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray taraftarı yönetimi istifaya davet etti 20 Temmuz 2017
  • Son dakika: Fenerbahçe'nin rakibi Sturm Graz oldu 20 Temmuz 2017

Stats