>
you're reading...
OHA, Ortadoğu Haber Ajansı

Maydanek Ölüm Kampında “Nazi Selamı” Veren Türk Öğrenciler: “Şaka Yaptık”! Deyince…

tvn24polonya09102013Sabah gazetesinde Engin Ardıç; 14 Ekim tarihli makalesinde “[Ölüm Kamplarında] elini kaldırıp Nazi selamı veren densiz görmedik. “Dazlaklar” bile buna kolay kolay cesaret edemezler […]. Lakin bizim oğlanlar yapmışlar”, diyor ve ekliyor;. Mehmet ile Mesut… Lublin’den kalkıp Maydanek kampını gezmeye gitmişler, “hoşluk olsun diye” ellerini kaldırıp resim çektirmişler, bu yetmiyormuş gibi bir de “Heil Hitler” çekmişler… Kampı gezmekte olan İsrailli bir grup öğrenci de varmış ortalıkta, bunları ihbar etmişler tabii, hemen gözaltı… O İsrailli gençler ellerinde Hazret-i Davut yıldızlı bayraklarla gezerler ve dedelerinin, ninelerinin ruhlarına mum yakarlar, taş koyarlar… Bu kamplarda aynı zamanda ibadet edilir.”
Yaşadıklarını Vatan Gazetesi’ne anlatan gençlerden Mehmet A., amaçlarının “şaka yapmak” olduğunu söyledi:
Majdanek Nazi Kampı’nı ziyaret amaçlı geziye gittik. Biraz gezdikten sonra arkadaşım 2-3 defa Hitler selamını şaka olarak yaptı. Ayrıca ben de bir defa yaptım. Ama bunun Polonya’da suç olarak sayıldığını bilmiyorduk. Orada bu hareketi yaparken kötü niyetle yapmadık amacımız anı olsun diye esprili birkaç fotoğraf çekmekti. Hareketi yaptıktan sonra polisler geldi ve karakola götürdüler bizi. Bir arkadaşımız pasaportlarımızı ve Erasmus belgelerimizi getirdi ama yalnız pasaportlarımızı aldılar. İşimizin en fazla yarın biteceğini söylediler.”
Engin Ardıç, “Bizim oğlanlar ‘gırgır olsun diye yaptık, yasak olduğunu bilmiyorduk‘ diyorlar.[…], sen “Erasmus değişim projesine” yani talebe mübadelesi programına yazılıp Lublin Üniversitesi’ne gitmiş adamsın, bileceksin.Ya da üniversite öğrencisi olduğundan utanacaksın”, diye vurguluyor.
Türkolog tarihçi Corry Guttstadt, Türkiye, Yahudiler ve Holokost kitabının yazarı ve konunun üstadı. “1930 – 40’lı yıllar, Türk milliyetçiliğinin ırkçılığa kaydığı bir dönemdir, diyor ve: “Sizce Türkiye’de, İsrail’in politikalarına karşı olmakla anti-Semit olmak arasındaki eşik hangi durumlarda geçiliyor?” sorusuna şu yanıtı veriyor:
“Gazze savaşı, Dökme Kurşun Harekâtı veya Mavi Marmara gibi olaylarda hemen hemen bütün Türkiye basınında bu oldu. Sağdan sola İslamcıdan ulusalcıya sayısız örnek vermek mümkün. Bir protesto mitinginde taşınan ‘Hitler haklıymış. Yahudiler her ülkede aynı, onlar insan olmaz’ pankartı bunun en korkunç örneğidir” şekinde vurguluyor ve şunları ekliyor:
“Türkiye devleti, Kürtlere karşı veya Aleviler, Ermeniler gibi başka gruplara uyguladığı politikadan ötürü defalarca çeşitli uluslararası kurum ve platformlarda eleştirildi ve eleştiriliyor. Ama hiçbir yabancı siyaset adamı bir Türkiye temsilcisine ‘Siz öldürmeyi iyi biliyorsunuz’ demedi ve demez de. ’Gazze Şeridi büyük bir toplama kampıdır’, veya ‘İsrail’in Nazi yöntemleri uyguluyor’ gibi ibareler Türkiye’de hemen hemen her kesimden duyulabilir. Böyle suçlamalar hem Nazi zulmünü ve soykırımı inanılmaz biçimde banalize ediyor hem de İsrail’in meşruluğunu hedef alıyor, çünkü Holokost İsrail‘in kuruluş sebeplerinin biridir. İsrail devletinin politikalarını bütün Yahudilere, özellikle de Türkiye’deki Yahudilere mal etmek kabul edilemez.[…] Türk ulus devleti, Ermenileri katlederek, Rumları kovarak kurulmuştur. Bunu en sert şekilde eleştirenler bile, Türkiye’nin ortadan kaldırılmasını talep etmez. İkinci kıstas: Siyonizmi bir ulusal ideoloji olarak değil, dünya hâkimiyetini amaçlayan bir plan olarak algılamak. Uluslar, ortaya çıkınca kendi var olma haklarını belirlemek ve ötekilerden ayırmak için genelikle birtakım muğlak, dine, kültüre veya ortak tarih gibi öğelere dayanarak bir ulusal ideoloji geliştiriyorlar. Bu bütün ulusal ideolojiler için geçerlidir. Türk ulusal ideolojisi ‘Siyonizm’den ne daha makul ne de daha abestir.

Türkiye’deki Yahudi cemaatinin tüm bunlara suskun kalmasının sebebi korku mu? Araştırmalarda halkın yüzde 70’inin Yahudileri komşu olarak istemediği ortaya çıkıyorsa ve politikacılar da onları ikide bir ‘500 yıl önce ülkeye gelen misafir’ olarak adlandırırıyorsa ve bunu ifade ederken aslında onlardan minnettar olmalarının beklendiği mesajını vermek istiyorsa… Zaten, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan ve nüfusunun 120 bin ile 150 bin arasında olduğu tahmin edilen Yahudilerin çoğunluğu bugün Türkiye’yi terk etti. Bugün 20 binden az Yahudi yaşıyor Türkiye’de. Türk Müslüman nüfusu aynı sürede 13 milyondan 78 milyona çıktı. Bence sorgulanması gereken, Türkiye’nin demokratlarının her yana sinmiş ağır anti-Semitizm karşısında neden o kadar suskun ve kayıtsız kaldığıdır. Anti-Semitizm Yahudilerin sorunu değildir, toplumun tamamının sorunudur.
İslamcılar tamam da, ulusalcı cephenin de bu konuda pek parlak olduğu söylenemez değil mi?
Tabii ki. Bugün Türkiye’nin siyasi kariyerine, antisemit bir tiyatro örgütlenmesiyle başlamış bir başbakanı var. Karşı tarafta ‘laik-milliyetçi’ yani ulusalcı denilen çevrelerin de en fazla kullandıkları motif yine ‘anti- Semit komplo’ teorileri. İslamcılar Osmanlı ve Abdülhamid’i deviren Jöntürklerin arkasında, Türk milliyetçileri Kürtlerin arkasında ve Kürtler de kendilerini ezen Kemalistlerin arkasında Yahudileri gösterir. Konu böyle vahim olmasaydı bu absürd komplo teorilerine gülünebilirdi.

Anti – Semitizmin aydın kesimde de görmezden gelindiğini düşünüyor musunuz? Aynen öyle. Tehlikeli olan, sadece anti – Semitizmin yaygın olması değil. Asıl endişe verici olgu, kimsenin bu sorunu fark etmemesi, karşı çıkmaması. Aydınların kulakları anti – Semitizmi duymuyor. Başka topluluklara yönelik saldırılara en azından muhalif kesim tepki gösterir. Hrant Dink’in öldürülmesi, Sivas ve Maraş katliamları demokrat kesimin belleğinde, oysa sinagoglara yapılan vahim saldırılar unutulmuş gibi. Anti-Semitizm konusunda Türkiye toplumunda herhangi bir duyarlılık yok. […] Türk ‘ırkının’ üstünlüğü iddiaları, ‘nüfus mühendisliği’, gayri Türk nüfusa yapılan tehditler, Türk tarih tezi, güneş – dil teorisi… Nazi Almanyası’ndan kaçarak Türkiye’ye gelen Yahudilere gelince… Bu kişiler, Nazilerin iktidara gelmesinden sonra Yahudi veya muhalif oldukları için işlerinden kovulan bilim insanları, uzmanlar ve sanatçılardı. Türkiye bu insanları, üniversite reformu ve ülkenin kalkındırılmasında belli alanlarda uzmanlara ihtiyaç duyduğu için kabul etti. Sayıları da çok düşüktü. Eş, çocuk ve akrabaları ile toplam 550-600 kişi eder. Ayrıca sayılarını tam olarak bilmediğimiz yaklaşık 300 Yahudi de, mülteci olarak gelip, çocuk bakıcılığı gibi geçici işlerde geçimlerini sağlamaya çalışmıştır. Almanya’dan kaçan toplam 400 bin Yahudi göz önüne alındığında, Türkiye’ye gelen kişi, bu sayının yalnızca ‘binde biri’nden biraz fazladır. Yahudilerin sığındıkları ülkelere ilişkin istatistiklere baktığımızda, Türkiye’nin bu istatistiklerde hiç yer almadığını görürüz. Türkiye’nin bu Yahudileri Almanya’dan kaçmak zorunda kaldıkları için kabul ettiği iddiası da aslında yanlıştır. Aksini söylemek daha doğru olur: Türkiye, uzmanlara ihtiyaç duyduğu için bu insanları Yahudi olmalarına rağmen ülkeye kabul etmiştir.
Bu bilim insanlarının çoğunun Yahudi olduğu Türkiye’de zaten pek söylenmemiştir. Kucak açmaktan öte fayda ilişkisi var diyorsunuz… Türk ulus devleti, Ermenileri katlederek, Rumları kovarak kurulmuştur. Bunu en sert şekilde eleştirenler bile, Türkiye’nin ortadan kaldırılmasını talep etmez. İkinci kıstas: Siyonizmi bir ulusal ideoloji olarak değil, dünya hâkimiyetini amaçlayan bir plan olarak algılamak. Uluslar, ortaya çıkınca kendi var olma haklarını belirlemek ve ötekilerden ayırmak için genelikle birtakım muğlak, dine, kültüre veya ortak tarih gibi öğelere dayanarak bir ulusal ideoloji geliştiriyorlar. Bu bütün ulusal ideolojiler için geçerlidir. Türk ulusal ideolojisi ‘Siyonizm’den ne daha makul ne de daha abestir.
Evet. Zaten 1937’den itibaren Türk makamları, ‘ünlü olmayan’ yani profesör veya uzman olarak çağrılmamış Yahudi mültecileri ülkeden kovmaya başlamış ve girişlerini engellemek için çeşitli tedbirler almıştır: Temmuz 1938’de Türkiye, Alman pasaportlarında din hanesi olmadığı için Türkiye’ye giriş yapmak isteyen birinin Yahudi olup olmadığını anlayamıyordu. Çözüm olarak Alman Başkonsolosluğu’ndan, Yahudilerin pasaportlarına ‘gizli bir işaret’ konulmasını istemişti. Ağustos 1938’de apaçık Yahudileri hedef alan 2/9498 No’lu gizli bir kararname çıkarıldı. Bu kararnameye göre kendi ülkelerinde kısıtlamalara tabi tutulan yabancı ülke Yahudilerinin ‘bugünkü dinleri ne olursa olsun’, Türkiye’ye girmeleri yasaklandı. Türkiye’de yaygın ama yanlış bir iddia, bu politikanın Nazi Almanyası’nın etkisi, hatta baskısının sonucu olarak gösterilmesidir. Bunun anokronik bir izahı şöyle: Türkiye’nin bu politikaya başladığı veya bunu yoğunlaştırdığı dönemde, yani 1937 – 1938’de Nazilerin politikası, henüz Yahudileri öldürmek değil, onları Almanya’dan kovmaktan ibaretti ve Yahudilerin Türkiye’ye ve başka ülkelere kaçmaları Nazilerin işine geliyordu. Dolayısıyla, Türkiye’nin sözünü ettiğimiz bu politikası kendi ‘öz’ politikasıydı.” Radikal | Ezgi Başaran / Yahudi düşmanlığını Türkiye’de hiç kimse umursamıyor

Reklamlar

Tartışma

6 thoughts on “Maydanek Ölüm Kampında “Nazi Selamı” Veren Türk Öğrenciler: “Şaka Yaptık”! Deyince…

  1. SABI DENILEN FACEBOOKTAKI PROFIL KADAR CIRKIN MAHLUK ! BENIM ISMIMI KULLANIP # NO COMMENT #MEALINDE BIR MAIL ATMISSIN ! BEN SANA SOYLIYEYIM ! SEN RTE DEN PARA ALIP BU REZILLIKLERI YAZMAN ICIN TUTULMUS BIR AJAN PROVOKATORSUN ! SENIN HAKKINDA BIR CEVABI YAKINDA SAYIN SHLOMO HAYIM VERECEK ! BU ARADA SANA TAVSIYEM ACILEN BIR RUH DOKTORUNA GORUN CUNKU CIDDI OLARAK BIR BUHRAN GECIRIYOR VE HER TARAFA BOK SACIYORSUN !

    Posted by AZNOTON BABA | 18 Ekim 2013, 3:33 am
  2. aferin o israil li gençlere ..aferin o israil kafilesindeki koruma görevlisine ..nazi selamı veren o iki kişiyi derhal polonya makamlarına şikayet etmişler…..vede tutuklatmışlar….Türk .gençler ne demiş şaka yaptık değil mi…..bakalım bu hassas konu nasıl sonuçlanacak…..şaka mı kaka mı bekleyelim…….. isterdim ki bodrumdaki hakaret konusu olan ırkçı kelimeleri..bayan kalderon da şikayet konusu yapsaydı….ama yapmayıp israil e döndü….kendi bilir……ama buradaki 2.5 liralık yaygaracılar boş durur mu maksat muhalefet olsun ver yansın Türkiye ye ver yansın erdoğan a ne alaka ise bodrumdaki suç işler .kabahat ankara nın dır….sonuç olarak HELAL OLSUN BU İSRAİL Lİ GENÇLERE HELAL OLSUN BU İSRAİLLİ KORUMA GÖREVLİSİNE VE HELAL OLSUN POLONYA MAKAMLARINA …………………………………………..

    Posted by Sabi | 17 Ekim 2013, 8:37 am
  3. Kısa bir zaman dilimi içinde OdaTv’de “Mavi Marmara” ile ilgili çarpıcı bir yazı yayınlanacak.

    Umarım editörümüz burada yayınlar.

    Posted by Shlomo Hayim | 15 Ekim 2013, 9:38 am
  4. Sevgili Ardıç’ın “Öğreneceksin Yavrum” başlıklı yazısını okudum.Sn.İ.Kagarin’nin satırlarına aynen katılıyorum.

    Yazık ki,Türkiye gibi bir bataklıkta Ardıç misali açan güllerin sayısı pek az.

    Posted by Shlomo Hayim | 15 Ekim 2013, 9:35 am
  5. Sayin ERGIN ARDIC sagolsun yine her zamanki oldugu gibi

    Yahudiler hakkinda tarafsiz ve sagduyulu bir makale yazmis ! Onu tebrik eder ve bu munasebetle onun ve aile fertlerinin Kurban Bayramini kutlar , Saglikli ve Mutlu gunler dilerim !

    Posted by IZZET KAGARIN | 14 Ekim 2013, 6:46 pm

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Flickr Photos

Selsey Life Boat Station

A Frouxeira...

My Heart Spills into Vestal Peak

Diğer Fotoğraflar

RSS Hertür Kültür

  • Edirne'de yunus ekibi kaza yaptı: 2 yaralı 27 Haziran 2017
  • 'Kız meselesi' kavgasında kan aktı 27 Haziran 2017
  • Tekirdağ'da trafik kazası: 10 yaralı 27 Haziran 2017
  • Elektrik akımına kapılan kişi öldü 27 Haziran 2017
  • Son dakika... PKK hedeflerine hava harekatı  27 Haziran 2017
  • Dünya genelinde araştırıldı: Trump ABD'ye güveni azalttı 27 Haziran 2017
  • Karasu'da ölü yunus balığı karaya vurdu 27 Haziran 2017

Stats