>
you're reading...
Ortadoğu Haber Ajansı

Son dönemde de en fazla Ermeniler ve Yahudiler hakkında Nefret Söylemi üretildi

hedefguruplari

Bu dönemde de en fazla Ermeniler ve ardından, sırasıyla Yahudiler ile Hıristiyanlar hakkında nefret söylemi üretildi.

Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi araştırmasının 2013 yılı Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos aylarını kapsayan dört aylık döneminde ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan 81 köşe yazısı ve haberiçeriği tespit edildi. 2013 yılının ilk dört ayını oluşturan bu dönemde, önceki dönemlere kıyasla önemli bir düşüşten bahsedilebilir ama bu düşüş maalesef nefret söyleminde azalma olmasından kaynaklanmıyor. İncelenen dönemde yaşanan Gezi Olayları’ndan dolayı, nefret söylemi bu olaylara katılanlar gibi belirlenmesi zor bir gruba yönelmiş durumda. Nefret söylemi içeren yayınların sayısında yanıltıcı bir azalma görülmesinin bir diğer gerekçesi de özellikle de Kur’an’dan ayetlere dayanarak üretilen örtük nefret söyleminin hassasiyetle ele alınması oldu. Hedef grupların ortak özelliklerine baktığımızda, bu dönemde de sırasıyla etnik, dini ve milli kimliklerin nefret söylemine maruz kaldığını görmekteyiz. Etnik kökene dayalı olarak sekiz farklı grup, dini kökene bağlı olarak altı farklı grup, milli aidiyete bağlı olarak ise yedi farklı grup nefret söyleminin öznesi oldu. Bunların nefretsoylemi0508raporyanında, “Batı”, “etnik azınlıklar” gibi genel ifadelerin kullanımıyla da aslında etnik, milli ya da dini aidiyete dayalı olan ama bunun açıkça tanımlanmadığı bir nefret söyleminin üretildiği gözlendi. Sıralama değişse de nefret söylemine en çok maruz kalan gruplar genellikle değişiklik göstermemekte. Dolayısıyla, önceki dönemlerdekine benzer bir şekilde bu dönemde de en fazla Ermeniler ve ardından, sırasıyla Yahudiler ile Hıristiyanlar hakkında nefret söylemi üretildi. “Hıristiyan / düşman Batı” temasına 13 içerikte rastlanırken, içeriklerde aslî ya da ikincil unsur olarak en sık hedef gösterilen diğer gruplar Kürtler (5 içerik), İngilizler (5 içerik) ve Rumlar (4 içerik) oldu. Bu dönemde, ulusal, etnik, dinsel gruplar dışında, kurumlar nefret söylemine daha az maruz kaldı, BDP üzerinden yürütülen bir nefret söylemiyse varlığını göstermeye devam etti.
Başka örneklerde de rastladığımız üzere, “Vekil kimliğindeki militanlar”, “PKK’nın siyasal yeminsizleri” gibi ifadelerle bu konuda da üstü örtülü, imaya dayanan, isim zikredilmeyen bir söylem gözlendi. Yine yukarıda belirtildiği üzere, özellikle Gezi Olayları’na destek üzerinden, kamuoyunda ön planda olan kimi isimleri hedef göstermeye dayalı, nefret üreten bir söylem de ön plana çıktı. Nefret söylemi içeren haberlerde karşılaşılan iki ağırlıklı konu “Kürt açılımı” ya da “Çözüm Süreci” olarak ifade edilen dönemle ilgili değerlendirmeler ve Gezi Olayları oldu. Tek bir olay etrafında, gevşek bir yapı içinde bir araya gelen insanlara yönelik bu genelleştirici söylem dikkat çekerken Kürtlere yönelik nefret söyleminde “iyi Kürtler / kötü Kürtler” ikilemine “Çeşitli Doğu illerinde yaşayan halklar” gibi hedef belirsizleştirici ama tam da bundan dolayı daha tehlikeli bir ifadenin eklendiği de görüldü. “Gayrimüslim”, “Batılı” gibi genel nitelemeler yanında tam aksine “Suriyeli mülteciler” gibi son derece belirgin gruplar da nefret söylemine maruz kaldı. İstatistiğe dâhil edilmemekle birlikte bu dönemin en dikkat çekici yaklaşımlarından biri de Kur’an üzerinden üretilen nefret söylemi oldu.
Tercümesinde farklı kelimeler kullanılabilmekle birlikte Maide Suresi’nin 51. ayeti,Yahudi ve Hıristiyanlara yönelik düşmanlığı desteklemek için kullanıldı.
>>“Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler), Yahudi ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirinin dostlarıdır. Ve sizden kim onlara dönerse (onları dost edinirse) artık o, mutlaka onlardandır. Muhakkak ki Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez.” <<
Ayetin düşmanlık içermeyen farklı yorumları bulunmasına karşın bunlar belirtilmeyerek Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilen Kur’an’ın, nefret söylemini meşrulaştırmak amacıyla kullanıldığı görüldü.
Özellikle köşe yazılarındarastlanan bu yaklaşım, basının manipülatif özelliğini ne kadar tehlikeli alanlara taşıyabileceğinigöstermesi açısından önem kazanmakta. Dini unsurlar kullanarak nefret söylemi üretilmesi derinlemesine tartışma gerektiren bir konu olduğu için, eğer alıntı yapan kişi kendi ifadeleriyle nefret söylemi üretmiyorsa, böylesi yazılar istatistik dışında bırakıldı.
Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi araştırması

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Gülmen ve Özakça'nın avukatları tutuklandı 21 Eylül 2017
  • TIR motosiklete çarpıp kaçtı: 2 ölü 21 Eylül 2017
  • Cemevi bahçesinde ölüme tazminat 20 Eylül 2017
  • Küçükçekmece'de vahşet: Kalbine bıçak saplayıp dövmüşler 20 Eylül 2017
  • ABD'den IKBY'ye sert uyarı: Referandumun bedeli olur 20 Eylül 2017
  • "ABD’nin, Kürt planında üçüncü aşama" 20 Eylül 2017
  • Japonya Başbakanı Abe: Kuzey Kore tüm insanlık için tehdit 20 Eylül 2017

Stats