>
you're reading...
Şalom

Şalom Manşetine bakılırsa artık Yahudiler için Görünen Türkiye Kılavuz İstemez

şalom4062014Türkiye’de, özellikle medyada karşılaşılan nefret söylemini araştıran Uluslararası Hrant Dink Vakfı Eylül-Aralık 2013 raporu çarpıcı veriler içeriyor. 2013’ün son döneminde nefret söylemi içeren içerik sayısında azımsanamayacak bir artışın olduğu tespit edildi. İncelenen yazılar arasında ele alınan konular çeşitlilik gösterse de; yılbaşı sebebiyle muhafazakâr basında çıkan ve Hıristiyanları hedef alan haberler, nefret suçu yasa tasarısının gündeme gelmesiyle tasarıyı eleştiren yazılar gibi unsurlar, bu artışta etken oldu. Önceki dönemlerle benzer bir şekilde en fazla Ermeniler, Yahudiler ve Hıristiyanlar nefret söyleminin hedefi oldu. Rita Ender, Hrant Dink Vakfı’ndan Nuran Ağan ve Zeynep Arslan ile Eylül-Aralık 2013 dönemine ait bulguları ve bunların satır aralarını, Şalom için konuştu.
Gazete röportajı manşetinden büyük puntolarla verdiğine göre, artık Yahudiler için Görünen Türkiye Kılavuz İstemez.
Alıntılar:
“[…] Nuran Ağan ve Zeynep Arslan yorumladı. Ağan ve Arslan, son dönem raporlarının ortak noktasını ‘nefret söyleminin haberlere kıyasla köşe yazılarında daha fazla olması’ olarak gösterdi. Ağan ve Arslan, Yahudilere yönelik nefret söyleminin ise genellikle İsrail kaynaklı olduğunu, İsrail Devleti ile ilgili eleştirel haberlerin Yahudi kimliği temel alınarak yapıldığını belirtti. Dernek yetkilileri, her dönemde nefret söyleminin hedefinde özellikle gayrimüslimlerin bulunduğunu, hangi grubun birinci sırada yer aldığının ise siyasi gündemle alakalı olduğunu vurguladı.[…] Raporda şu ifade yer alıyor: “Hedef gruplara göre kategorilerin dağılımına baktığımızda, Yahudilere yönelik nefret söylemine son dönemlerden farklı olarak Abartma / Yükleme / Çarpıtma’nın hâkim olduğu gözlemlendi (33 içerik)”
– Nefret söylemlerindeki bu dönemsel farklılıkları nasıl değerlendiriyorsunuz? Son dönemde Yahudilere yönelik nefret söyleminde ‘Abartma / Yükleme / Çarpıtma’ sizce neden hâkim oldu?
Bu kategoriler, vakıf olarak yürüttüğümüz çalışmada daha anlaşılır hale gelmesi ve analiz etmeyi kolaylaştırmak için belirlediğimiz başlıklardır. Abartma / Yükleme / Çarpıtma dışında ‘Küfür / Hakaret / Aşağılama, Düşmanlık / Savaş söylemi, Simgeleştirme’ kategorilerimiz de var.
Kategorilerin yoğunlukları, genellikle politik gündeme bağlı olarak değişebiliyor. Örneğin Gezi olaylarının olduğu ve özellikle ‘Yahudi lobisi’, ‘dış mihrak’ gibi siyasi söylemlerin yoğunlukta olduğu Mayıs-Ağustos 2013 döneminde, yazılı basında Yahudilere yönelik nefret söylemlerinin Düşmanlık / Savaş söylemi kategorisinde de en az Abartma / Yükleme / Çarpıtma kadar fazla olduğunu tespit etmiştik.
Son rapor olan Eylül-Aralık 2013 döneminde ise tek bir politik gündeme ve olaya bağlı olarak bu durumun ortaya çıktığını söylemek zor. Ancak Abartma / Yükleme / Çarpıtma kategorisinde belirlenen haberlerin özellikle İsrail ile ilgili haberlerde tüm Yahudileri hedef alan bir dilin benimsenmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz.
– Bu konuda, benimsenen dilde değişmeyen, kendini tekrarlayan klişeler neler?
Yazılı basında en çok rastladığımız içeriklerden biri, daha önce de altını çizdiğimiz gibi, İsrail Devleti ile ilgili eleştirel haberlerin Yahudi kimliğini temel alarak yapılıyor olması. İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarına referansla özellikle Türkiye’de yaşayan Yahudileri de sorumlu tutan, düşmanlaştıran bir dil hakim olabiliyor ve bu durum da toplumlar arasındaki kutuplaşmayı arttırıcı bir etkiye neden oluyor. Sıkça rastladığımız bir diğer içerik de İsrail Devleti’nin Mescid-i Aksa’ya zorla girdiği bilgisini veren ve özellikle başlıklarda, yaşanan durumu Yahudi kimliği ile tanımlayan ve açıklayan haberler.[…]” Şalom
P240405P24, geçen ay 4 Mayıs tarihli Editoryalinde; “Türkiye’nin “özgür basını” olarak Batılılarla konuşun ki, “Yahudi asıllı” birinin başkanlığındaki bir kuruluşun raporuna filan inanmasınlar maazallah“, ara başlığı atmıştı. Konu Freedom House’un Türkiye’yi, basını “özgür olmayan ülke” olarak gösteren son raporuydu. Alıntılar: “[…] Türkiye’de basının hâlâ özgür olduğuna inananlardansanız, bu sonuca varılmasını eleştirebilirsiniz; ya da puan vererek endeks oluşturan kuruluşun metodolojisini hatalı, bazı bulgularını eksik veya fazla diye değerlendirebilirsiniz. Ama Star gazetesi gibi, “Sahibinin raporu” diye manşet atıp, altına da “ABD’nin çıkarlarına ters gelen ülkelere yönelik son derece acımasız raporlar hazırlayan Freedom House’un ana finansörleri Soros ve İsrail Lobisi çıktı” diye yazarak, kuruluşun başkanını “Yahudi asıllı” diye tanıtarak, özünde kişilik katliamı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı olan bir karalama kampanyasına girmeniz, iki sonuç verir ancak.
Biri, sesli bir komedi: “Özgürlük kızartması”na eş bir kahkaha vesilesi yaratmışsınızdır.
İkincisi, sessiz bir itiraf: Görev “karalamacılık” olunca, nefret söylemi mubahtır sizin için; tıynetinizi ifşa eder manşetiniz. “Soros dersin, İsrail dersin, Yahudi asıllı dersin, karalarsın, bizim okur nasıl olsa cahil anlamaz, raporun ‘kötü’ bir şey olduğu zihnine nakşolur, biter gider” diye özetlenebilecek bir insana ve özelde de okura saygısızlık itirafı eşlik eder o manşete.
Aynı Freedom House raporunda, ABD’ye verilen basın özgürlüğü notunun son on yıldaki en büyük düşüşü kaydetmesi ve bunun gerekçesi olarak da, Edward Snowden’ın sızdırdığı, Ulusal Güvenlik Ajansı’na (NSA) ait gizli bilgilerin ABD’de yayınlanmasını önleme çabasının gösterilmesi sizi ilgilendirmez; Star gibi bir gazeteyseniz, bunu okurunuzdan saklamayı kendinize reva görürsünüz.
Freedom House’un, Londra’nın da hiç işine gelmeyen bu sızıntıların yayınlanmasını zorlaştırdığı için Britanya’nın notunu kırmış olmasını, Mısır’daki diktatörlüğün de aynı raporda büyük bir tokat yemiş olmasını okurunuzla paylaşmazsınız.
Okurunuzun, sandığınız kadar aptal ve cahil olmadığını hiç düşünmüyor musunuz? […]
Geçenlerde, Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Etyen Mahçupyan, Mustafa Karaalioğlu (hepsi “âkil insan”) gibi meslektaşlarımızdan oluşan bir grup Washington’da SETA Vakfı’nın düzenlediği bir konferansta konuşma yapmış. Orada ne söylediklerini, burada kaleme aldıkları köşe yazılarından tahmin edebiliriz. Bilinen fikirlerini ifade etmişlerdir; ifadeye saygımız sonsuz.
Hükümet yanlısı SETA Vakfı, AK Parti hükümetinde eleştirecek fazla bir şey bulamadığı yazılarından anlaşılan bu grubu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın da konuşma yaptığı bir konferansa çağırmış. Maksat açık: Amerikalılara “Türkiye’nin gerçeklerini” anlatmak.
İyi fikir. Anlaşılan hükümet, bir eliyle, “Almanya İmamı” diye, “Yahudi asıllı patronun İsrail lobisinden para alan örgüt” gibi zırvalarla, Türkiye’deki gidişatı eleştiren Batılıları karalarken, diğer eliyle “Bakın biz size işin gerçeğini anlatalım, Türkiye uzaktan göründüğü gibi değil” kabilinden bir Batı’yı ikna çabası içine de girmiş.
İlkini nasıl ayıplayıp gülüyorsak, ikincisini destekliyoruz. Anlatın bakalım, kolay gelsin. Türkiye’nin “özgür basını” olarak Batılılarla konuşun ki, “Yahudi asıllı” birinin başkanlığındaki bir kuruluşun raporuna filan inanmasınlar maazallah.
Yalnız, Washington’dan yazılan haberlere bakılırsa, SETA Vakfı’nın konferansını dinlemeye Amerikan yönetiminden ve Kongresi’nden kimse gelmemiş. Belki “görünen Türkiye kılavuz istemez” diye düşünmüşlerdir. Sandığınız kadar aptal değillerdir belki de kim bilir.” Platform24
şalom4062014
trafiksuçu

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika... Trump elçiyi değiştiriyor 20 Temmuz 2017
  • Ormanda hint keneviri tarlası bulundu 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray'da Sinan Gümüş ile yollar ayrılıyor 20 Temmuz 2017
  • CHP'li vekillerden Adalet Bakanı Gül'e, 'Nuriye ve Semih' mektubu  20 Temmuz 2017
  • Son dakika... Meclis İç Tüzük Değişiklik Teklifi komisyonda kabul edildi 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray taraftarı yönetimi istifaya davet etti 20 Temmuz 2017
  • Son dakika: Fenerbahçe'nin rakibi Sturm Graz oldu 20 Temmuz 2017

Stats