>
you're reading...
Ortadoğu Haber Ajansı

Türkiye’nin ve Türk Yahudilerinin tepesindeki terör tehditi karşısında müstakbel Cumhur reisi Erdoğan’nın Sorumluluk Sınırları

isiderdoganKadri Gürsel “İçimizdeki cihatçılar makalesinde: “24 Mayıs’ta Brüksel’deki Yahudi Müzesi’ne silahlı saldırı düzenleyerek dört kişiyi öldüren 29 yaşındaki Cezayir asıllı Fransa vatandaşı Mehdi Nemmouche’un 2013’te Suriye’de Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saflarında savaşmış bir “uluslararası cihatçı” olduğunun ortaya çıkması, Türkiye’yi hiç mi ilgilendirmez?“, diye sorguluyor, ve ekliyor: “[…] Suriye’de savaştıktan sonra ülkelerine dönen ve dönecek olan cihatçılar, Türkiye’ninkini değil de sadece Batı ülkelerinin güvenliğini mi tehdit etmektedirler? Türkiye’yi yönetenler ve Türk medyası açısından erdoISIDbu soruların cevabı “evet” olmalı. Yoksa tavırları bir devekuşununkini andırmazdı.
Ülkeyi yönetenler, cihatçıların Suriye’ye gidiş gelişlerine karşı sınırlarda önlem almaya dış baskılar neticesinde zorlanmasalar, sanırsınız ki Türkiye’nin benzer bir güvenlik tehdidi meselesi yoktur. Oysa tehdit kapımızda değil, içimizde.
Konvansiyonel medya yazmıyor, haber vermiyor ama iyi ki bir açık istihbarat kaynağı olarak sosyal medya var. Google’a girip “Suriye-şehit-mücahitler” şeklinde üç Türkçe kelimeden ibaret bir arama yapıldığında elde edilecek sonuçlar, kasten buharlaştırılmış sınırlardan Suriye’ye girip çıkan cihatçıların Avrupa’dan gelenlerden ibaret olmadığını gösterir. Misal, Suriye’ye savaşmaya gidip orada öldürülen “Türkiyeliler” ile ilgili YouTube’a yüklenmiş tek bir videoda 29 “şehit mücahidin” ismini saydım. Sosyal medyadaki ipuçlarından yola çıkarak şu an Türkiye’den çok sayıda, belki de yüzlerce kişinin IŞİD ve diğer cihatçı örgütlerin saflarında savaşmak için Suriye’de bulunduğunu varsaymak mümkündür. Bu trendin 2011’den beri sürdüğü göz önüne alınırsa, rejime karşı savaşmak üzere Türkiye’den Suriye’ye gidip sonra dönen gönüllü sayısının pekala binlerle ifade edilebileceğini de kabul etmek gerekir. El Kaide ve benzeri örgütlerin safında savaşmış ve kan dökmüş bu insanların Türkiye’de söz konusu bağlarını muhafaza ederek yaşamaları, ulusal güvenliğe tehdittir.[…]” Kadri Gürsel “İçimizdeki cihatçılar”
Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) saflarında savaşan Avrupalı cihatçılar
bfmTV2JihadistJohn Rosenthal, Transatlantik güvenliği üzerine yazan ve Avrupa’da yaşayan bir gazeteci ve siyasi analist. Nisan ayında Al-Monitor’da tercümesi yayımlanan yazısında konuya ışık tutuyor:
Paris-Match dergisi ile Fransız BFM Tv haber kanalı tarafından aşağı yukarı aynı zamanda yayımlanan görüntülerin, kamyonetin sürücüsü Ebu Ömer adını kullanan Belçikalı cihatçının cep telefonuna kaydettiği bir dizi videodan alındığı söylendi. Ebu Ömer, görüntülerin menşeini Facebook sayfasında teyit etti ve bunların “Suriyeli bir mürtet tarafından çalınıp Fransız gazetecilere satıldığını” iddia etti.
Fransız medyasına göre videodaki ölüler, IŞİD’in sivillerle IŞİD’li olmayan isyancıları öldürdüğü bir katliamın kurbanları. Ebu Şehit ile Ebu Ömer ise ölülerin tümünün muharip kişiler olduğu konusunda ısrarlı. Ancak kamyonetin sürüklediği hemen hemen tüm cesetlerin üzerinde sivil kıyafetler görülüyor. Ebu Ömer’in cep telefonunda kayıtlı bir başka görüntünün katliamın hemen sonrasını gösterdiği anlaşılıyor. Bakınız BMF haberinin 2.35’nci dakikası ile 3.35’nci dakikası arasındaki bölüm. Bu görüntüdeki ölülerin çoğunun sivil olduğu anlaşılıyor, ancak birinin üzerindeki montta askeri armalar görülüyor. BFM, bunun Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) amblemi olduğunu söylüyor. Fakat bu arma aslında cihatçı bayrağının geleneksel siyah-beyaz sembolünü taşıyor. Üzerindeki Arapça yazıda da tekbir ve kelime-i şehadet, yani “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur ve Muhammed onun elçisidir.” ibaresi yer alıyor. Bu ayrıntı, IŞİD’in kuzey Suriye’deki hasımlarının da cihatçılar olduğunu bir daha göstermiş oluyor, her ne kadar bazı cihatçılar taktik gereği ÖSO kisvesini kullanmak istese de.
bfmTVJihadistFransız ve Belçikalı cihatçılar, Hraytan’dan çıktıktan sonra Türkiye sınırındaki Azaz kasabasına çekildi. Ebu Ömer’le arkadaşları Azaz’da da 14 Şubat’ta bir “kelle alma” videosu çekmiş. (Görmek için yandaki fotoğtafı tıklayın) Bu videoda militanların, IŞİD’in rutin olarak baş kestiği söylenen bir meydanda dört kesik başın önünde gülerek durduğu öne sürülüyor. Fransızca konuşan bir cihatçının daha sonra Facebook sayfasına koyduğu fotoğrafta ise dört kesik baş, üzerinde “Azaz Belediyesi” yazan bir anıtın dibinde, başsız bir bedenin etrafına dizilmiş hâlde görünüyor. Cihatçı, sevinçle şu yorumu yazmış: “Azaz’a ulaştığımızda kardeşlerimiz o kadar mutlu oldu ki bizim için biraz Özgür Suriye Ordusu ve PKK doğradı.” Fotoğraf, başka yerlerde de yayımlandı. Kurbanlardan ikisinin ergenlik çağında olduğu açıkça belli oluyor.
Mustafa K. / Facebook / EnthauptungAzaz’da “kelle alma” görüntüsü çeken bir tek Fransızca konuşan cihatçılar değil. İnternette ortaya çıkan bir diğer fotoğrafta, Mustafa K. (Bkz. Foto) adındaki Almanya uyruklu cihatçı, aynı anıtın önünde poz veriyor ve elinde kesik başlardan biri olduğu anlaşılıyor. Sol tarafında ise küçük bir erkek çocuğu görülüyor. Fotoğraf, sonradan Müslümanlığı seçen Alman cihatçı Philip Bergner’in Facebook sayfasında yayımlandı. Sayfa şu an yayında değil ama fotoğrafın ekran görüntüsü, Selefi karşıtı bir Alman blog olan Pierre Vogel und seine Welt isimli sayfada hâlen duruyor.
Basında çıkan haberlere göre, Fransız ve Belçikalı arkadaşları gibi Bergner ile Mustafa K. da IŞİD saflarında yer alıyor. Bergner, fotoğrafı Facebook sayfasına koyunca yorum yazanlardan biri ona fotoğrafı kaldırmasını söyleyip şöyle demiş: “Dışarıdakiler, bunların (öldürülenlerin) kadınlara tecavüz ettiğini, çocuk öldürdüğünü, insanlara işkence ettiğini bilmiyor.” Bergner’in soğukkanlı cevabı, sadece IŞİD’in değil, örgüte katılan Avrupalıların da ne denli fanatik olduğunu ortaya koyuyor: “Onlar, tecavüz yüzünden falan değil her şeyden önce kâfir oldukları için öldürüldü.”
Mustafa K. da Bergner de Almanya’nın batısındaki Dinslaken kasabasının Lohberg mahallesinden. Alman devlet televizyonu WDR’ye göre, Lohberg’ten en az yedi genç adam cihat için Suriye’ye gitmiş ve orada Lohberg Tugayı denen birliği oluşturmuş. Daha önce radikal İslam yuvası olarak bilinmeyen küçük bir mahalleden bile bu kadar cihatçının çıkması, Alman istihbaratının Almanya’dan Suriye’ye cihada gidenleri yaklaşık 300 gibi nispeten düşük bir sayıda tahmin etmesini kuşkulu hâle getiriyor.[…]”
IŞİD‘in Türk Militanları
Mustafa_K.WDR radyosunda çalışan gazeteci Elmas Topçu VivaHiba’da yayımlanan yazısında, IŞİD’in Türk militanlarının yarattığı tehdite dikkatleri çekiyor:
“[…] Almanya’dan Suriye ve Irak’a gidenler “selefi“ diye nitelenen gruptan. Sayıları Almanya’da 5.500 olarak tahmin ediliyor. Selefi kavramı Almanya’da Türkiye’den farklı olarak, radikal sünni terör faaliyetleri yürüten en keskin grup için kullanılan tanımlama. Onlarca dernekleri var. Türkiye’deki selefiler gibi onlar da genelde youtube ve facebook üzerinden faaliyet yürütüp, internet siteleri aracılığıyla propaganda yapıp, üye topluyorlar. Aralarında çok sayıda Türkiye kökenli var. Geçen yılın sonunda, Suriye’de eğitim alıp, savaştıktan sonra Türkiye üzerinden geri dönen ve kısa süre sonra tutuklanan 20 yasındaki Mustafa B.‘den, Hamburg’dan gidip Suriye’de hayatını kaybeden 25 yasındaki Gökhan C. ile vaktinde Khedira ve Boateng ile Alman genç milli takımında da oynayan Burak Karan‘a…Ya da 3 ay önce Azaz’da bir heykelin önünde elindeki kesik bir baş ile ayağının kenarında bedeninden ayrılmış ikinci bir insan kafası ve sağ tarafında başsız bir gövde önünde gülümseyerek kameralara poz veren IŞİD üyesi, Dinslaken doğumlu Mustafa K.[…] Anayasayı Koruma teşkilatı, IŞİD’e giden 320 gençten 100’ünün geri döndüğünü açıkladı. Merkezi Berlin’de bulunan Bilim ve Siyaset Vakfı Uzmanlarından Guido Steinberg, IŞİD’in Batı’dan giden militanlar üzerinden savaşı Avrupa’ya taşıyacağını ileri sürüyor. Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı da onunla aynı görüşte. Teşkilat, IŞİD saflarında eğitim alıp, propaganda yapmak, maddi destek sağlamak ve yeni üye kazanmak amacıyla geri gelen 100 cihadistin büyük tehlike arzettiği görüşünde. Son raporunda, radikal islamcı ve şiddet eğilimli grupların üye sayısındaki artışa da dikkat çekiyor. Rapora göre Almanya’da El Kaide ve türevi örgütler ile Ensar El İslam ve Özbekistan İslami Hareketi’nin üye sayıları gizli örgütlenmeleri nedeniyle bilinemiyor. Selefi grupların üye sayısı ise 5.500 olarak tahmin ediliyor. Hizb Allah’ın 950, HAMAS (Harakat al-Müqawama al-İslamıya) üyesi 300, Kuzey Kafkasya Ayrılıkçı Örgütü NKSP‘nin 250, Türkiye Hizbullahi‘nin 350, Müslüman Kardeşler‘in 1.300 ve Milli Görüş’ün ise 31 bin üyesi olduğu bilgisi yer alıyor. Kesin kategoriye konulamayan, diğer eğilimlerle birlikte Almanya’daki islamcı ve radikal islamcı potansiyel 43.190 olarak veriliyor. Bunlar arasında kaçının IŞİD’in ilan ettiği ve müslümanlığı tekeline alan hilafet devletine destek verdiği veya vereceği henüz bilinmiyor, ancak internette başlatılan „1 milyar Müslüman IŞİD‘e destek veriyor“ kampanyasının Almanya’da gördüğü ilgiye bakıldığında, rakamın az olmayacağı kesin. Alman istihbarat uzmanları artan radikal islamcı tehdit nedeniyle Türkiye’ye öfkeli. İstisnasız bütün haberlerde Türkiye’nin şimdiye kadar izlediği tutum sert biçimde eleştiriliyor ve radikal islamcılara yönelik politikası “Terörist Turizmi“ diye niteleniyor. Focus dergisine konuşan ve adının verilmesini istemeyen üst düzey bir Anayasayı Koruma Teşkilatı mensubu, bu iddiasına Suriye’de savaşırken yaralanan Berlinli tanınmış selefi militanlardan Denis Cuspert’in Türkiye’de bir hastanede tedavi edilip, savaşa geri dönmesini örnek veriyor. Aynı kişi, cihadistlere katılmak üzere yola çıkanların çoğunun Türkiye üzerinden gittiği ve yine Türkiye üzerinden de döndüğünü tespit ettiklerini belirtiyor. Ve Türkiye’nin nasıl bir tehlikeyle karşı karşı olduğunu henüz kavramadığını ileri sürüyor. Uzmanlara göre radikal islamcı terör eskisine göre daha tehlikeli, çünkü artık örgütsel değil, bireysel hareket eden militanlarla karşı karşıya dünya. Boston‘da, Bonn‘da veya Brüksel’de görüldüğü gibi…” ( Elmas Topçu VivaHiba)

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika... Trump elçiyi değiştiriyor 20 Temmuz 2017
  • Ormanda hint keneviri tarlası bulundu 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray'da Sinan Gümüş ile yollar ayrılıyor 20 Temmuz 2017
  • CHP'li vekillerden Adalet Bakanı Gül'e, 'Nuriye ve Semih' mektubu  20 Temmuz 2017
  • Son dakika... Meclis İç Tüzük Değişiklik Teklifi komisyonda kabul edildi 20 Temmuz 2017
  • Galatasaray taraftarı yönetimi istifaya davet etti 20 Temmuz 2017
  • Son dakika: Fenerbahçe'nin rakibi Sturm Graz oldu 20 Temmuz 2017

Stats