>
you're reading...
Ajans

Özgür Mumcu: Filistin için “Neredesin sen ey İslam dünyası yüreğin parçalanmıyor mu?” diye çıkışmak kolaydı…

radikalİslamÖzgür Mumcu, Cumhuriyet gazetesinde “Hacivat’la Karagöz” başlıklı makalesinde “Müslümanlara ağabeylik yaptığını zannederken yanı başında bir katliamı seyreylemek” dramına eğiliyor ve ekliyor: “Filistin için “Neredesin sen ey İslam dünyası senin canın yanmıyor mu? Senin yüreğin parçalanmıyor mu?” diye çıkışmak kolaydı. Hakikatin sert sınavıyla karşılaşınca, bir katliam karşısında gözüne fener tutulmuş tavşan gibi kalakalmak ise elbette hesapta yoktu.” Alıntılar:
“[…] Hiçbir şey yapılmazsa Kobani’nin düşmesi ve şehirde kalan iki bine yakın insanın katledilmesi ihtimali var. Halihazırda devam eden iç çatışmanın iyice alevlenmesi de mümkün.
Capture d’écran 2014-07-20 à 14.33.54CHP’nin önerdiği gibi Kobani’yle sınırlı bir askeri harekât yapılırsa, şehir savaşının riskleri göz ardı edilemez. Kobani kurtarılsa dahi ülke içinde IŞİD’in misillemelerde bulunması herhalde öngörülebilir bir felaket.
Diğer Kürt kantonlarından ve Kuzey Irak’tan gelecek yardımların Türkiye üzerinden bir koridorla Kobani’ye ulaştırılması da konuşulan bir seçenek. En akla yatkını bu gözükmekle beraber yine IŞİD’in ülke içini karıştırması söz konusu olabilir. İktidarın IŞİD’den farksız gördüklerine ülke içinden koridor açmasını beklemek de bilmem ne kadar gerçekçi.
Şayet Kobani IŞİD’in eline geçer ve bir katliam gerçekleşirse, dünya yüzlerce metre ötesindeki bir şehir kılıçtan geçirilirken tanklarıyla bunu izleyen bir Türkiye imajı görecek.
O vakit yalnızlık değerli de olmayacak.
Şam’a gidip Emevi Camii’nde namaz kılmayı hayal ederken sınırının dibinde İslam devleti bulmak.
Myanmar’daki, Arakan’daki Müslümanlara ağabeylik yaptığını zannederken yanı başında bir katliamı seyreylemek.
Filistin için “Neredesin sen ey İslam dünyası senin canın yanmıyor mu? Senin yüreğin parçalanmıyor mu?” diye çıkışmak kolaydı. Hakikatin sert sınavıyla karşılaşınca, bir katliam karşısında gözüne fener tutulmuş tavşan gibi kalakalmak ise elbette hesapta yoktu.
Kobani’de bir insanlık faciasını önlemeyi Esad’a saldırılması şartına bağladılar.
Değerlerini, şereflerini, insanlıklarını ve çaplarını gözlerimizin önüne serdiler.
Suriye siyasetini eleştirenlere Baasçı demek kolaydı.
Sınırı bulanıklaştırmayın diyenleri Ortadoğu’dan anlamamakla suçlamak rahattı.
Her muhalife destek vermeyin, yardımın kime gideceği belli olmaz diye uyaranları İslam düşmanı ilan etmek sorunsuzdu.

Açılımı açık ve hızlı yürütmezseniz beklentiyle gerginlik artar ve bir yerde patlar diyenlere “barış düşmanı” diye saldırmak güzeldi.
Şimdi memleketi ateşe attınız. Gurur duyun.[…]” Makalenin tamamını Cumhuriyet’te okumak için tıklayın

Reklamlar

Tartışma

Yorumlar kapatıldı.

RSS Hertür Kültür

  • Hareket halindeki otomobil alev alev yandı 17 Aralık 2018
  • Süper Lig puan durumu 17 Aralık 2018
  • Fenerbahçe 2-2 Erzurumspor / Maç Özeti 17 Aralık 2018
  • Tekirdağ'da 2 kişi FETÖ'den tutuklandı 17 Aralık 2018
  • Eşarbı makineye takıldı, ölümden döndü 17 Aralık 2018
  • Konya'daki uyuşturucu operasyonunda 7 tutuklama 17 Aralık 2018
  • ABD'de "İsrail yanlısı sözleşmeyi" imzalamayınca işinden oldu 17 Aralık 2018

Stats

Reklamlar