>
you're reading...
Agos

Alberto Modiano: “Türk Yahudilerinin geleceğini düşündüğümde hissettiğim duygunun adı panik”…

Modiano1Fotoğrafçı Alberto Modiano’nun Gözlem Yayınları’nda çıkan ‘Zaman ve Mekân İçinde Musevilik’ kitabı ve aynı adla açılan sergileri, Türkiye Yahudi toplumunun sosyal ve dinî hayatına ilişkin içerden tanıklıklarla çok değerli bir görevi yerine getiriyor. Bir fotoğrafçı olarak bu çalışmanın belgesel önemini konuşmak ve mensubu olduğu cemaatin yaşamını sergilemenin ne anlama geldiğini anlamak için AGOS gazetesinden Berge Arabian, Alberto Modiano ile konuştu. Alıntılar:
“[…] Siz Yahudi cemaatinin bir parçasısınız. İçinizde ayrı bir cemaate aidiyet hissi her zaman güçlü oldu mu?
Şunu söyleyebilirim; ben, Yunanların [Rumların], Ermenilerin, Musevilerin ve Müslümanların olduğu bir lisede okudum ve onlar benim için arkadaşın ötesinde kardeş gibiydiler. Artık hepimiz büyüdük, buluştuğumuz zaman birbirimize “Nasılsın kardeşim?” diye sesleniriz. Dinî bayramlarımızda karşılıklı olarak birbirimizi arayıp kutlarız. Öte yandan Yahudi kimliğimden ötürü askerlik benim için çok zor, çok kötü geçen bir süreç oldu. Bu anlamda kimliğe atfedilenlerin olumlu, olumsuz farklı yüzleri var.
İbrahimzadeh1Türkiye’deki Yahudi cemaati giderek küçülüyor. Cemaatin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bunu düşündüğümde hissettiğim duygunun adı panik. Türkiye’de cemaat olarak Türkçe konuşuyoruz. Oysa bizim büyüklerimiz Ladino konuşuyorlardı. Bizim de Ladino ile büyüyeceğimiz gibi bir hayalleri vardı, ama gerçek çok farklı. Örneğin, UNESCO Ladinoyu tehlike altındaki dillerden biri olarak ilan etti. Ladino kullanımı zamanla sona erebilir. Tamam, sinagoglarımız var, bir hastanemiz ve bir okulumuz var. Ama insanlar yoksa, gelecek nesiller ne olacak? Bu çalışmada, 55 farklı Musevi geleneğini kapsayan 4 ana kategori ile ilgilenmem gerekti. Her şeyi ele almayı kabul ettim ve işler yolunda gitti. Yahudiliğin dinî kısmı tamamlandığı için çok mutluyum.
[…] Kütüphanemi Adana’ya vermemin sonrasında arkeolog arkadaşım Emine Çaykırı, neden bir belgesel yapmadığımı sordu. İstiklal Caddesi’ndeki müzisyenlerle ilgili bir belgesel yapmayı planlıyordum. Bunu ona söylediğimde “Lütfen benimle dalga geçme. Sen Yahudi’sin ve biz Musevilik’le ilgili daha çok şey bilmek istiyoruz, bunu başarabilirsin!” dedi. Ben de “Neden olmasın” diye düşündüm.[…] Baskı öncesi Ara Güler kitabımı gördü ve “Ne iyi! Bizim cemaatimizde Türkiye Ermenilerine dair bu kadar iyi bir kitap yapan kimse yok” dedi. Bu benim için büyük bir onur. Gelecek nesiller için iyi bir şey yaptığımı düşünüyorum, çünkü cemaatimiz gittikçe küçülüyor. Projeye başladığım zaman Türkiye’de 33 bin Musevi vardı, şu an ise yalnızca 14 bin-15 bin Yahudi, var. Yeni nesillerde cemaatler arası evlilikler artıyor ve giderek daha fazla Yahudi Türkiye’yi terk ederek İsrail’e ve başka ülkelere gidiyor. 10 yıl içinde belki de çok daha küçük bir cemaat olacağız. Bu yüzden gelecek için bir iz bıraktığımı düşünüyorum.[…]
[…] Öncelikle, belirtmek isterim ki ben dindar biri değilim, ama dinimi kendi başıma yaşarım, evde kendim için dualarımı okurum. Her bayramda, Pesah ve Roş Aşana’da, masada ailecek hep birlikte olmaya çalışırız, çünkü biz küçük bir cemaatiz ve bence, bu bayramlar vesilesiyle aile olarak daha sık bir araya gelmek bizi daha güçlü kılıyor. Dinimizle ilgili çok fazla kitap okuyordum. Bar Mitzvah seremonisinden ve Tora eğitimimden beri, İbranice okuyor ve yazıyordum. Ama zamanla unuttum. Bu proje aracılığıyla bilmediğim çok şey olduğunu gördüm ve yeni şeyler öğrendim.[…] İstanbul’daki Musevi ailelerin sosyal hayatlarını ve bazı Yahudi şahsiyetleri içeren yeni bir projeye başlamak üzereyim. İzmir’e de gideceğim. Bu projede Yahudi cemaatinden sanatçıların yanında, özel koleksiyoncular da olacak. Aynı zamanda, Türkiye’de ilk olarak Yahudi kadınların başlattığı mesleklerle ilgili bir diziye de yer verilecek. Mesela tanışıp fotoğrafını çektiğim bale öğretmeni bir kadın var, üç nesildir nineden toruna kadınları yetiştiriyor. Bu çok önemli. Yeni projede multimedya filmler de olacak. Eskiden, Los Paşaros Sefaradis isminde Ladino şarkıları söyleyen bir müzik grubu vardı. Bu grubun üyelerinden birisinin dairesinde çok büyük bir müzikal enstrüman koleksiyonu var. O dairede de fotoğraf çekeceğim, çok ilginç olacak. Bir de İstiklal Caddesi’nde Kelebek Korse Evi var, biliyorsunuz dükkânını kapatmak zorunda. Onun fotoğraflarını çekmeyi planlıyorum. 2-3 yıl içinde bu projeyi bitirip üçüncü projeme başlayacağım. Bu projem ise İstanbul’u terk eden ve şu an örneğin İsrail veya Hollanda’da yaşamakta olan Yahudilerle ilgili olacak.[…] AGOS gazetesinden Berge Arabian
salom4062014
nefretsucu_AKPmitingi

Reklamlar

Tartışma

One thought on “Alberto Modiano: “Türk Yahudilerinin geleceğini düşündüğümde hissettiğim duygunun adı panik”…

  1. ne kadar cabuk \turkiyeyi terkederlerse o kadar cabuk hurriyete kavusacaklardir.

    Posted by Eroll Gelardin | 28 Aralık 2014, 4:05 pm

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

Stats