>
you're reading...
Radikal

Yahudi ve Komünist düşmanlığı nedeniyle Türkiye’deki Hitler hayranlığı

aysehur2016-01-03Ayşe Hür, Radikal’de yayımlanan “İslamcıların ve sağ muhafazakarların Hitler sevdası” başlıklı uzun makalesinde Türkiye’deki Hitler hayranlığına ve‘kafayı Yahudi ile bozan’ yazarlara eğiliyor. Alıntılar:
“[…] Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı en çok etkileyen kişilerden ‘üstad’ Necip Fazıl’ın ‘kafayı Yahudi ile bozan’ yazarların başında geldiğini biliyoruz. Necip Fazıl’ın Büyük Doğu mecmuasının 1947’den itibaren değişmez konularından birisi “Yahudinin Cihan Hakimiyeti Ülküsü”ydü. 1949-1951 arasındaki Büyük Doğu’ların neredeye tamamında Yahudi-Mason karşıtı yazılar vardı. Bu yazılardaki temaları 201601021931_ayc59ee225 Ekim 1967 tarihli Büyük Doğu’da yayımlanan “Dünyayı Yahudi güdüyor!” makalesindeki şöyle özetlemişti: “Kanuni’ye hulûlden başlayarak Türk alçalma tarihini başlatan, Yahudi…” “Tanzimat isimli felâket çığırının açıcısı, Yahudi…” “İttihat ve Terakki kuklalariyle Abdülhamid Hân’ı sırf tahtından al aşağı ederek koca İmparatorluğun tasfiye masasına yatırıcısı, Yahudi…” “Türk millî ıstırap ve inkisarının büyük ümitlerle başa geçirdiği, sâf ve temiz Anadolu çocuğu kabul ettiği, İslâm köylü Süleyman Demirel bile.. onun [Yahudi’nin] güdüm havası içindedir. 
Şimdi de yazarın hüküm cümlesini okuyalım: “Onu korkutan tek mâna İslâmiyet olmuş, korkutan şahıslar da İkinci Abdülhamid ve Hitler’den ibaret kalmıştır.”
Necip Fazıl’a göre, “Hitler sadece gözü kara, deli mizaçlı bir hesapsız olduğu için 201601021928_ayc59ee1muvaffak olamamış”tı.  Bu cümlenin her bir kelimesi zihniyet analizi açısından bir hazine ancak yerimiz dar. Bu yüzden hızla ilerleyelim. Necip Fazıl, yine 1960’lı yıllarda tarihin tüm ünlü figürlerini ‘sahte kahraman’ ilan ettiği Sahte Kahramanlar başlıklı konferanslarından birinde ise balans ayarı yaptı: “Elimizde Faşizma ve Nazizma kaldı.. Ve milliyetçilik… Biri eski Roma nizam ve karakterinde (Faşizm), öbürü üstün ve hakim ırk gayesi etrafında (Nasyonal Sosyalizm)… Tam komünizma ve liberalizma reaksiyonu halinde çifte reaksiyon, sağa ve sola reaksiyon, bir davranış… Ve Batının kendisine yeni bir ruh arama hamlesi… Bu hem libralizmaya ve demokrasyaya, hem komünizmaya zık… Almanya’da filozof (Haydeger) ve (Rozenberg)de, İtalya’da bazı fikircilerde ve daha ziyade (Mussolini)de fikir temeli arayan bu dava bir ideoloji olmaktan öteye bir psikoloji… Hüküm verilmiştir. Bunların ideoloji olma haysiyeti yoktur. Komünizmin var da bunların yok… (…) Ve bizim buradaki karakulaklar -karakulak diye arslanın arkasından giden, leş yiyen çakallara filan derler- (Hitler) rejimini tuttular. Eğer (Hitler) dünyaya hakim olaydı, bize Haymana Ovasını sulama vazifesini verecekti (!)…” Necip Fazıl ne demek istemektedir? Yaptığı benzetmeler, kapalı, imalı cümleler, ünlemler, Hitler hakkındaki fikirlerinin değiştiğini mi göstermektedir? Doğrusu bu eşyanın tabiatına aykırı…(Neden böyle düşündüğümü şu yazımı okuyanlar anlayacaktır:  Okumak için tıklayın)
[…] Bediüzzaman Efsanesi ve Saidi Nursi Gerçeği (Patika Yayınları 2015) adlı önemli kitabın yazarı Emrah Cilasun’dan öğrendiğime göre, İkinci Dünya Savaşı başladığında Kastamonu’da mecburi ikamette olan, 1943-1944’te Denizli Hapishanesi’nde yatan ve savaşın sonunu Emirdağ’da karşılayan Said-i Nursi, “Milli Şef’in 1941’den 1944’e kadar İkinci Dünya Savaşı’nda izlediği politikayla Nursî’nin aynı yıllarda aldığı pozisyon arasında muazzam benzerlikler söz konusuydu. Bugüne değin üzerinde durulmamış olan bu konuya biraz daha yakından bakıldığında, kuşkusuz ‘Milli Şef’ reel politik kaygılar ve çıkarlardan hareketle, Said Nursî ise ideolojik nedenlerden ötürü pozisyon almışlardı. Ancak her iki pozisyonda neticede Nazi Almanya’sının yanına düşmekteydi.[…] Bu ve başka konularda Said-i Nursi’nin tavrını merak edenler, Emrah Cilasun’un Bediüzzaman Efsanesi ve Saidi Nursi Gerçeği (Patika Yayınları 2015) kitabını mutlaka okumalı… Bu kadar yazdım ama 1908-1966 arasında yayımlanan İslamcı Eşref Edip Fergan’ın Sebilürreşad dergisinde ve 1964 sonrasında İslamcı yönü ağır basan milliyetçiliğin yayın organı Yeniden Milli Mücadele dergisinde yayımlanan, Yahudilik, Masonluk, Komünizm dolayımı ile Nazizm ve Faşizm temalı yazıları veya konuyla dolaylı yoldan da ilgisi olan Filistinlilerin efsanevi lideri Kudüs Müftüsü Hacı Emin El Hüseyni’nin ve Bosnalı Müslümanların ‘Bilge Kralı’ Aliya İzzetbegoviç’in Hitler ve Mussolini ile ilişkilerine değinmeye fırsat olmadı.[…]”
“Ayşe Hür -“İslamcıların ve sağ muhafazakarların Hitler sevdası”

Reklamlar

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • DEAŞ 13 yaşındaki çocuğu intihar saldırısı için eğitmiş 17 Ekim 2017
  • San Antonio Spurs, Aldridge'in sözleşmesini yeniledi 17 Ekim 2017
  • Antalyaspor ile seremoniye çıkmak 200 lira 17 Ekim 2017
  • Yüzleşme cinayeti sanığına 25 yıl hapis 17 Ekim 2017
  • Facebook’ta yemek siparişi verebiliyorsunuz 17 Ekim 2017
  • KYK burs başvurusu: e-Devlet giriş sayfası üzerinden yapılanlar 17 Ekim 2017
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok" 17 Ekim 2017

Stats