>
you're reading...
Ajans, Duvar

Garo Paylan’ın parmak bastığı Türkiye’nin “Soykırım Sorunu” Türk Yahudi Toplumunu da Etkiledi

page_34aradiginiz-o-meshur-belge-garo-paylanin-tutanaktan-sildiginiz-beyanindaki-o-asil-boslukta34_893687733HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın TBMM’deki konuşmasına karşı birleşen linç cephesi Türkiye’nin Soykırım Sorununu sorguluyor. Karin Karakaşlı  Gazeteduvar.com’da yayınlanan yazısında Garo Paylan’nın linç edilircesine saldırılara uğramasının nedenlerine açıklık getiriyor: […]” Paylan, Anayasa değişikliği teklifinin 11. maddesinin görüşmelerinde söz alırken daha önce sekteye uğrayan anayasaları ve tek adamlık süreçlerin bilançosunu anlatıyordu tane tane. “1913-1923 yıllarında Ermeniler, Süryaniler, Rumlar ve Yahudiler kaybedildi. Büyük katliam ve soykırımlarla bu topraklardan ya sürüldüler ya mübadelelere uğradılar” diyordu.[…] İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın konuşması yanlış garopaylan1yorumlanarak Türk Musevi Toplumu başkanı İshak İbrahimzadeh’nin bir Tweet’inde yankılandı: “Sn @GaroPaylan ın adımızı da kullanarak genelleştirdiği iddialarında yaşanmışlarımızı “soykırım, katliam” olarak adlandırmasını red ediyoruz“. Ardından Eli Haligua; “esas önemli nokta, maddi hatadan ziyade bir azınlık grubu temsilcisinin hedef gösterilmesi. Gözden kaçırmamak lazım” şeklinde İbrahimzadeh’nin Tweet’ini yanıtladı. Kısa bir seri mesaj gidiş gelişinden sonra anafikirde ualaşmaya varıldı. Sezar’ın hakkı Sezara’a, Garo’nun hakkı Garo’ya varıldı.
Duvar gazetesinde Karin Karakaşlı, ırkçı/milliyetçi/nefretçi söyleme ve “cezaya” hedef olanGaro Paykan’a karşı girişilen linçlemenin analizini satırlarında doğrulukla ayıklıyor:
“[…] Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın’ın Paylan’a “Hâl ve hareketlerinize dikkat edin” seslenişini unutmayın. Elbet bu tehdidin ‘yoksa’ boyutunu da. Her konuda birbirine giren meclisin birden yekpâre bir bütün haline gelişini, bağırış çağırışları, Paylan’ın konuşamaz hale getirilişini, ortak kınamayı, üç birleşime katılmama cezasını ve bütün konuşmanın tutanaktan çıkarılışını da.Önce konuşmasını tamamlasın Garo Paylan: “Bir zamanlar yüzde 40’tık, bugün binde 1’iz. Herhalde başımıza bir iş geldi ki… Ben adına soykırım diyorum, siz ne derseniz deyin. Adını hep beraber koyalım ve yolumuza devam edelim. Ermeni halkı başına ne geldiğini çok iyi biliyor. Atamın, dedemin başına ne geldiğini çok iyi biliyorum. Gelin, adını siz koyun, hep beraber yüzleşelim. Artık biz yok hükmündeyiz, binde bire düşmüş durumdayız.”
Arada yaşananları da hele anlatsın bir: “Açıklamamadan sonra AKP’li vekiller bağırmaya başladılar ve sonra ara verildi yaklaşık 1 buçuk saat. Orada MHP ve AKP vekilleri baş başa verdiler. Bakanlara gitmiş, kriz haline getirilmiş bu durum. MHP, ‘Garo Paylan’a ceza erilmezse anayasa teklifinde desteğimizi çekeceğiz’ demiş. Şu anda AKP, MHP’ye muhtaç olduğu için resti göremedi ve 3 birleşimlik ceza aldım. En kötüsü de şuydu, AKP, CHP ve MHP de soykırım kelimesini kullanamayacağıma dair zelil açıklamalar yaptılar. Mahalle baskısı da diyebilirim, vekiller alkış kıyamet destek verdiler. Linç ortamı vardı. Ceza verildikten sonra arkadaşlarla meclisi terk ettik.”[…]
Şimdi o meclis tutanağında böyle bir yaşanmışlık yok. Zira sadece soykırım kelimesine değil, konuşmanın ve lincin kendisine dair bir satır da yok. Yok yani. Böyle bir şey hiç olmadı. Meclis tutanakları dün sabaha karşı Meclis’te hiç öyle bir olay yaşanmamış gibi… Başkan Vekili “Bu milleti yaralayıcı ifadeler kullanamazsınız” diyordu kürsüden. Herhalde Garo Paylan yabancı ve küstah bir konuktu nezdinde. Ya da katliam ve soykırımın kendisinden daha yaralayıcı bir şeydi bundan bahsedilmesi. Daha az utanç vericiydi Paylan’ı bir halkı aşağılamış gösterme ve hedef haline getirme gayretkeşliği.
Demek ki neymiş? Anayasa değişir tarih değişmezmiş. Gecenin devlet dersi şuymuş: Gelecek bedenini, ruhunu taciz ettiğiniz Kürt çocukları, geçmiş susturmaya yeltendiğiniz Ermeni vekil. Ne geçiyor ne geliyor.
Yıllardır haykırıp duruldu ya, “hani belge, hani belge” diye. Aradığınız o meşhur belge, Garo Paylan’ın tutanaktan kazıdığınız konuşmasında, kaydına tahammül edemediğiniz o beyanın yerindeki asil boşluktadır.
Biz susalım, boşluk konuşsun.”  Duvar / Karin Karakaşlı, Pazartesi 16 Ocak 2016
Karakaşlı “Soykırım İnkârcılığının” anafikriinin anafikrini böyle serdi görmezlkten gelmeye çemeleyen kem gözlere.
haligua

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Flickr Photos

Squirrel in the undergrowth D50_9462.jpg

Peek

Selsey Life Boat Station

Diğer Fotoğraflar

RSS Hertür Kültür

  • Son dakika... Polonya'da terör alarmı 28 Haziran 2017
  • Kanada’da DEAŞ tehdidi 28 Haziran 2017
  • Ford 400 bin aracını geri çağırıyor 28 Haziran 2017
  • Dereye giren genç kayboldu 28 Haziran 2017
  • İpek Soylu çiftlerde ikinci tura yükseldi 28 Haziran 2017
  • Ordu'da 'Adalet Yürüyüşü' kazası 28 Haziran 2017
  • "Sabri Sarıoğlu'nu imza için bekliyoruz" 28 Haziran 2017

Stats