>
you're reading...
Anadolu Ajansı, Ortadoğu Haber Ajansı

Bakımsızlık sonucu “Yıkılışından Yeniden Doğuşuna Edirne Büyük Sinagogu” Fotoğraf Sergisi

edirnesinagoguUzun yıllar bakımsızlıktan harabe haline dönüşen, “Yıkılışından Yeniden Doğuşuna Edirne Büyük Sinagogu” fotoğraf sergisi, Anadolu Ajansı’nın bildirdiğine göre, sinagog yanındaki Vakıf Kültür ve Sanat Evi’nde açıldı. Vakıflar Edirne Bölge Müdürü Osman Güneren, açılışta yaptığı konuşmada, “Türk Musevi toplumuyla kentte pek çok kültür ve sanat faaliyeti yaptıklarını” hatırlattı.
Güneren, fotoğrafların sergiden öte bir arşiv ve belgeleme çalışması şeklinde olduğunu ifade etti. Türk Yahudi Toplumu eski Başkanı Silvyo Ovadya da serginin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yapmış olduğu önemli çalışmaları gözler önüne sermesi açısından çok önemli olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar ile mimar fotoğraf sanatçısı Rubi Asa’nın 52 fotoğrafının yer aldığı serginin açılışını, Vakıflar Edirne Bölge Müdürü Osman Güneren, Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Ovadya ve Asa gerçekleştirdi. Sergi, 1 ay süreyle açık kalacak. Edirne’de harabe haline dönüşen ve tek duvarı kalan, Türkiye’nin en büyük sinagogunda 2010 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları dört yıl sürdü. 1903 yılında meydana gelen büyük Edirne yangınında ibadet ve dini merasimlerin yapıldığı Edirne sinagogları tahrip oldu. İbadethaneleri yok olan Yahudiler için dönemin hükümdarı tarafından çıkartılan fermanla, 1906 yılında Avrupa’nın ikinci büyük sinagogu inşa edildi. Ancak sonraki yıllarda savaşlar ve “Trakya Olayları” olarak anılan “etnik temizleme” pogromları sonrasında Edirne’deki Yahudiler göç etmeye başladı. Yahudi cemaatinin şehirden ayrılmasından sonra Büyük Sinagog kaderine terk edildi. Yıllarca kaderine terk edilen ve önemli bölümü harabeye dönüşen Büyük Sinagog’un yeniden restore edilmesi için Vakıflar Genel Müdürlüğünün başlattığı restorasyon çalışması bugün gurur konusu oldu.
Vakıflar Haftası nedeniyle 2014’te, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, Sinagogun çok ince ve özellikli bir yapı olduğunu vurgulamıştı:
Özellikli bir işçilik yapıldı. Ciddi kalem işleri var. Zemin döşemeleri çok özellikli olacak. Burayı yapmak önemli ancak verilecek fonksiyon çok daha önemli. Fonksiyon verilirken, Musevi cemaatinin de görüşleri alınmak suretiyle edirnesinaEdirne için faydalı bir fonksiyon verme niyetindeyiz” diye konuşmuş ve bütün Musevi cemaatine hitap edilmesi için bu büyüklükte inşa edildiğini ifade etmiş, bu sinagogun Avrupa’da örneklerinin çok az olduğunu dile getirmişti,
Vakıflar Genel Müdürlüğü, restorasyon kapsamında, sadece ön duvarı ulaşan sinagogun kar birikmeleri ve bakımsızlıktan çöken çatısı ile içerisini temizledi, çelik konstrüksiyonunu yaparak çatısını kapattı. Aslına uygun inşa edilen sinagogun iç ve dışına sıva uygulandı, binada 2 bin metrekare kalem işi uygulaması yapıldı. Ayrıca idari bina ve müştemilat binasının da çatı ve sıva işleri tamamlandı. Sinagogun eski haline getirilmesi için 4 yıl yürütülen çalışmalar çerçevesinde 5 milyon 750 bin lira harcandı.
Maftirimin (Yahudi dini müziği) doğduğu yer olarak da bilinen, mimari estetik açısından önemli dini mabetler arasında sayılan Büyük Sinagog, Fransız mimar France Depre tarafından Viyana Sinagogu örnek alınarak inşa edilmişti. abidevi girişin iki yanında yer alan simetrik kuleleri ile Kaleiçi semtindeki en görkemli yapı özelliğini taşıyor. Bazikal planlı yapıda özellikle orta kısmın üst örtüsü olarak kullanılan aynalı çapraz tonoz adeta bir gök kubbe gibi bezemeye sahip.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Edirne Sinagogu açılışında İshak İbrahimzadeh: “Kader birliği yapmış bizler zamanla ayrıştırıldık, ötekileştirildik…”

Türk Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh Edirne Büyük Sinagogu’nun restorasyonuna katkı sağlayan ve çalışan herkese teşekkür etti. Sinagog’un inşasının Abdülhamit Han tarafından yaptırıldığını anlatan İbrahimzadeh, “Kader birliği yapmış bizler zamanla ayrıştırıldık, ötekileştirildik. Dün haber ajanslarımızın haber başlıklarında gördüğümüz kadarıyla ‘hoşgörü yeniden inşa edildi’ başlığını attılar” diye konuştu. İbrahimzadeh, bazen devlete bağlı bazı kurumlarda dahi itham ve bir … Okumaya devam et

İshak İbrahimzadeh: Vali Bey farkında mı? 1934 “Trakya Olayları” olmasaydı bugün Edirne Sinagogu ve Cemaati yerli yerinde yaşardı…

Edirne Valisi Dursun Şahin’nin Edirne Büyük Sinagog’unda ibadet ve dini vecibelerin yerine getirilmesini yasaklayan skandal kararını Twitter’da yorumlayan Yahudi Cemaati önderi İshak İbrahimzadeh’nin twitleri Taraf gazetesinde: “Vali bey farkında mı? 1934 Trakya olayları ve dar bölge azınlık vakfı kanunu olmasaydı bugün Edirne sinagogumuz cemaatinin hizmetinde olurdu. Vali bey farkında mısınız? Hassasiyet gösterilerek korumaya çalışılan mezarlıklar yıllarca ranta … Okumaya devam et

Sicilinde sinagog kapatmak, tiyatro oyunu yasaklamak uygulamaları bulunan Edirne Valisi Dursun Şahin’den yeni taşkınlıklar

İsrail’e kızıp Edirne Büyük Sinagogu’nu Musevi yurttaşlara kapatma kararı ilan eden Edirne Valisi Dursun Şahin, Mayıs ayında Can Yücel’in şiirlerinden uyarlanan ‘Can’ adlı tiyatro oyununun gösterimini, metni uygun görmeyerek yasakladıktan sonra şimdide yeni bir ilke imza attı. Edirne’de Yunanistan ile sınırı oluşturan ve her yıl taşkınlarla gündeme gelen Meriç Nehri’nin yatağına dolan kumlar, temizliğin ardından geçtiğimiz günlerde kamyonlarla … Okumaya devam et

Tartışma

Bakımsızlık sonucu “Yıkılışından Yeniden Doğuşuna Edirne Büyük Sinagogu” Fotoğraf Sergisi” için bir yanıt

  1. Annemin ve babamın aileleri Edirnelidir. Büyükbabam İshak Efendi sınır ordularının ekmek, yağ ve et müteahhidi idi, bu hizmetlerinden dolayı Mecidiye nişanı ile taltif edilmişti. Fırını ve evi hâlâ Edirne’dedir. Filistin cephesinde Osmanlı ordusunda savaşan babam sık sık Edirne^den bahsederken Selimiye Câmiinin muhteşem güzelliğinden de bahsetmeyi eksik etmezdi. Yedek subaylığımı, Lüleburgaz’da, 241.ci Piyade alayında yaptım. Ben de kendimi Trakyalı ve Edirneli sayarım. Anladığıma göre hiç bir Edirneli Yahudi, Bulgarların şehri zaptetmesini kabul edememiştir. Yahudiler Edirne’de, Türklerin Anadolu’ya girmesinden çok daha evvel yaşamıştır.
    Bu sevmemezlik, çekememezlik nedir yâni? Trakya olaylarının esbâb-ı mûcibesi aptalca bir zorbalıktan başka nedir? Trakya, Türkiyenin eşsiz bir parçasıdır. Orada kalsaydık her bakımdan çok iyi olurdu. Kısmet olmadı. İspanya, Portekiz geri dönün diyor. Edirne’ye dönün diyen var mı? Aslında böyle olmalıydı!

    Posted by İshak Haskiya | 6 Mart 2019, 7:06 pm

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RSS Hertür Kültür

  • Hayvanseverlere yeni yıl müjdesi: İşte detaylar 17 Kasım 2019
  • 12 bin yıllık gölün tıpasını böyle çektiler: O iş insanlarının kimliği ortaya çıktı 17 Kasım 2019
  • İstanbul'da korkutan çatı yangını 17 Kasım 2019
  • Karar 14 Aralık'ta verilecek 17 Kasım 2019
  • 403 sayfalık skandal gün yüzüne çıktı: Asla merhamet gösterilmesin 17 Kasım 2019
  • Tek kelimeyle vicdansızlık! Yavru köpekleri çuvala koyup lağım çukuruna attılar 17 Kasım 2019
  • Lastiği patlayan minibüs devrildi 17 Kasım 2019

Stats

%d blogcu bunu beğendi: